Türk düşmanı eli kanlı papaz Makarios’un babasının Türk olduğu iddialarını çok duydum ama, Grivas’ın babasının Türk olduğu iddiasını ilk defa duydum…
Bugünkü yazımda Makarios’un babasının Türk oluşu ile ilgili rivayetler, yarınki yazımda ise Grivas’ın babasının Türk olduğu iddiası üzerinde duracağım
Değirmenci Hacı Hoca’nın oğlu mu?
Makarios ile ilgili en yaygın iddialardan biri, onun Baf’ın Dağaşan (Vreça) köyünden değirmenci Hacı HOCA’NIN gayrı meşru oğlu olduğudur!
İddiaya göre, Baf’ın Dağaşan (Vreça) köyünün zenginlerinden olan Değirmenci Hacı Hoca ile değirmenine gelen yakındaki PANAYA adlı Rum köyünden Makarios’un annesi arasında bir ilişki yaşanmış ve bu ilişkiden 13 Ağustos 1913’de Mihail Hristodulu Muskos (Makarios) doğmuştur. (Makarios, 1950’de “ENOSİS VE YALNIZ ENOSİS” sloganı ile kilisenin başına geçince “3. MAKARİOS” adını aldı. 1949 yılında AKEL tarafından başlatılan ENOSİS PLEBİSİTİ yerine, kilise öncülüğünde 15 Ocak 1950 ENOSİS PLEBİSİTİ’ni organize etti. Rum Halkının yüzde 96’sı ENOSİS’e EVET dedi. Sonuç, 1954 yılında BM’ye taşınarak, adanın Yunanistan’a bağlanması” istendi.)
Teyzesi Müslüman olmuş
Rivayete göre, Makarios’un annesinin yolundan giden teyzesi de yine Dağaşan köyünden bir Türke aşık olmuş, onunla evlenerek Müslüman olmuş ve YENİ AYŞE adını almış…
Dağaşan yaşlılarının anlattığına göre, Makarios’un annesi ile Değirmenci Hacı Hoca’nın ilişkisine dair dedikodular bölge köylerinde yayılmış ve babasının kulağına kadar gitmiş…
Babası, Makarios’un büyüdükçe kendisine benzemediğini görünce, dedikoduların doğruluğuna inanmış ve intikam almak için kendisini aldatan eşini su kuyusuna atarak öldürmüş.. Kadının ailesi cinayet suçlamasıyla şikayetçi olunca adam tutuklanmış, yargılanmış ancak delil yetersizliğinden beraat etmiş…
Makarios’un babası beraat ettikten sonra, “Türkün çocuğu” olarak gördüğü oğlu ile ilgisini kesmiş, onu aç ve sefil bırakmış, en sonunda ise ondan kurtulmak için CİKKO (KİRKOS) MANASTIRI’NA yatılı olarak teslim etmiş…
Makarios’un bu manastırda büyüdüğü, Atina Üniversitesi ile ABD’de Boston Üniversitesi’nde ilahiyat okuduğu biliniyor. Heybeliada ruhban okulunda da bir süre okuduğu ve bu esnada Türkçe konuşmayı öğrendiği de rivayet edilir
Ali Ağa’nın oğlu mu?
Bir başka rivayete göre, Makarios, DAĞAŞAN KÖYÜ çiftlik ağalarından Ali Ağa’nın oğludur.
Ali Ağa, vatan haini Dr. İhsan Ali’nin babasıdır.
İddiaya göre, Makarios ve Dr. İhsan Ali birbirine aynı yumurta ikizi kadar çok benzemektedir ve çok iyi arkadaştırlar.
Rivayete göre, ALİ Ağa’nın sevgilisi olan Makarios’un annesi, genç yaşta ölünce, öksüz kalan Makarios, CİKKO(KİRKOS) MANASTIRI’NA teslim edilmiş ve orada bir Türk düşmanı olarak yetiştirilmiştir
Makarios bu nedenle 21 Aralık 1963 Kanlı Noel saldırılarını başlatınca, kardeşi olduğu iddia edilen Dr. İhsan Ali’yi Türk işleri özel danışmanı yapmış, Rum Bakanlar Kurulu toplantılarına almış, ona ölene kadar maaş bağlamış ve kendisini TMT’den korumak için 4 Rum polisinden oluşan bir özel koruma timi görevlendirmişti.
Esasen İhsan Ali de Rum saldırıları başlayınca, kuşatma altındaki Baf’ın Türk bölgesine geçmemiş, Rum bölgesinde Rumlar arasında, Rum polisi korumasında yaşamaya devam etmiştir.
Makarios, İhsan Ali’nin kardeşi oğlu Özdemir Özgür’ü de Rum Dışişleri Bakanlığı’na almış ve BM Daimi temsilciliği ile birçok ülkede Büyükelçi olarak görevlendirmiştir.
Mahmut Kırmızısakal mı kurtardı?
21 Ağustos 2018 tarihli Yenidüzen Gazetesi’nde Mert Özdağ’ın 86 yaşındaki Emine Yeşiltepe ile yaptığı söyleşide de, bu konuda anılar paylaşılmıştır.
Bugün Mevlevi köyünde yaşayan Emine Yeşiltepe, dedesi Mahmut Kırmızısakal’ın (Koçunoyenni) çocukluğunda öksüz kalan ve üvey annesi tarafından da istenmeyen, bu nedenle sefil bir yaşamı olan Makarios’a sahip çıktığını anlatmıştır.
Bir kardeşi Rumlar tarafından şehit edilen Emine Yeşiltepe, kendilerinin (Panaya ve Dağaşan köyleri yakınında karma nüfuslu) AKTEPE (Asproya) köyünde, Makarios’un kız kardeşi Kiriaku ile komşu olduklarını, kız kardeşi ile birlikte oynayıp, birlikte büyüdüklerini ve yıllar sonra 2012’de iki yaşlı kadın olarak buluştuklarını söylemiştir.
Makarios’un çoban olan babası ve amcası ile kendi dedesi Mahmut Kırmızısakal’ın arkadaş olduklarını belirten EMİNE Yeşiltepe, dedesinin bir gün, üvey annesi tarafından dövülen küçük Muskos’u dere yatağında ağlarken gördüğünü belirtmiş ve şunları anlatmıştı:
-“Dedem Makarios’un babasına ve üvey annesine ‘Mihaili’yi niye dövdünüz?’ diye sorunca üvey annesi, “al genni da ne istersen yap. Ben istemem genni” dedi. Bunun üzerine dedem onu Cikko Manastırı’na götürdü. Oradaki papazları tanırdı. Papazlara ‘bu çocuk öksüzdür, ben almasam dereler onu alacaktı. Bırakın kilisede kalsın, okursa okusun.’ dedi. Makarios’a da ‘Buradan kaçmaya, kalkma, dereler alıp götürür seni. Burada kal inşallah okun ve büyük adam olun’ dedi. Dedem her hafta gidip onu görür ve para da verirdi. Makarios, Cumhurbaşkanı olduktan sonra zaman zaman köyü PANAYA’ya giderdi. Dedem de PANAYA’ya yakın olan bizim köyden oraya gider, onu görüp konuşurdu. Makarios dedemi kalabalıkta görünce ‘açılın önce Mahmut gelsin yanıma. Çünkü o olmasaydı katil de olabilirdim, dere beni alabilirdi. Bu adamın sayesinde Cumhurbaşkanı oldum’ dermiş..”
Türk ziyaretçi
Rivayete göre, Makarios Başpiskopos iken, zaman zaman eşek sırtında Baf’tan gelen yaşlı bir Türk tarafından ziyaret edilmekteydi.
Bir iddiaya göre o yaşlı Türk, çocukluğunda kendisine sahip çıkan ve CİKKO MANASTIRI’NA yatılı olarak alınmasına yardımcı olan Mahmut Kırmızısakal idi.
İkinci iddiaya göre, gerçek babası olan değirmenci Hacı Hoca idi.
Üçüncü iddiaya göre ise Ali Ağa idi.
Belli ki Makarios, annesinin bir Türk ile olan ilişkisini, babasının Türk olma ihtimalini ve kendisine bir Türk’ün sahip çıkmasını hiç hazmedemedi!
Kiliselerde azılı bir Türk düşmanı olarak yetiştirildikten ve eline kilise/devlet gücü geçtikten sonra, hazımsızlığını Türklere ödetmek için adayı kana buladı.
Babasının veya kendini kurtaranın Türk olma ihtimalinin yarattığı psikolojik bunalımlar karşısında, kendisinin Türklükle hiçbir bağı olmadığını ve halis Yunan olduğunu kanıtlamak için binlerce Türkü katletmekten çekinmedi… Yattığı yerde hortlasın!





Yorumlar kapalı.