Belleğimden silinmiş değildir… Siyasal yaşamında “Sanayi ve Kooperatifler Bakanlığı” da vardı İsmet Kotak’ın… Yani diyeceğim o ki, bir zamanlar kooperatifleşme ve kooperatif hareket toplumumuzda öylesine önemseniyordu ki, kabinede adıyla anılan bakanlığı bile vardı… Ve bu bakanlığın başında kooperatifçilikte uzmanlaşmış bir figür vardı…
Kooperatifler bu dönemde ise Turizm, Kültür, Gençlik ve Çevre Bakanlığı’nın uhdesindeki bir başlık… Zaten Kooperatif bankacılığının içinden geliyordu İsmet Kotak… Bu işi ve alanı çok iyi bilen Mülkiyeli bir aydındı…
Eminim bugünlerin gelişmelerini görse herhalde çok farklı düşünürdü, artık İsrail hakkında, ama siyasetimizin ve düşünce dünyamızın iz bırakmış cefakârlarından İsmet Kotak, kooperatif hareket bağlamında gösterdiği o olağanüstü ve şaşırtıcı başarıdan dolayı bir İsrail hayranı idi…
Çok iyi incelediği oradaki kooperatif hareketin başarılarından örnekler verir ve bundan ilham almamız gerektiğini söylerdi…
***
Tarihi gerçektir… Göçmen Yahudiler, Filistin’de satın aldıkları topraklar üzerinde ilkin “Kibbutz” dedikleri kooperatifleşme gettolarını kurmuşlardı… Birer kooperatif kuruluşu olan bu “Kibbutz” örgütlenmesinden ve dayanışmasından yola çıkarak kısa sürede devletlerini kurmuşlar ve Birleşmiş Milletler’e bu kooperatifler devletini onaylatarak tanınmayı sağlamışlardı…
İsmet Kotak’ın “Kooperatiflerden gelen örgütlü güçle devlet dahi kurulabilirse, devletimizin temellerini atmakta olan bizler kendimize bunu neden örnek almayalım?” mealli açıklamaları olduğunu anımsarım…
***
Bir zamanlar halkımızı ada genelinde kooperatiflerden gelen güçle örgütlemeyi başaran ve arasından efsanevi kooperatifçi isimler çıkaran o kuşak göçüp giderken, kooperatif örgütlenmenin de nasıl hız kestiğine ve hatta çöküntüler yaşadığına üzüntüyle tanık olduk… Bu konudaki süreç hayal kırıcıdır… Gündemimizde dosyası halen kapanmamış üzücü kooperatif davaları var halen… Kooperatifler; kişilerin ekonomik, sosyal veya kültürel ihtiyaçlarını ortaklaşa, dayanışma içinde ve en az maliyetle karşılamak için kurdukları, demokratik yönetime dayalı, gönüllü ve tüzel kişiliğe sahip ekonomik kuruluşlardır. En az 7 ortakla kurulan bu yapılar, üyelerinin çıkarlarını korumayı hedefler…
***
Üye sayısı şu anda 1611 olan Dikmen Kooperatifi yeni bir yönetimle ve yeni bir dinamizmle yeni bir döneme girerken, yönetim kurulu üyeleri ile bir aydınlatma toplantısında buluştum…
Bu görüşmede elde ettiğim temel izlenim şu ki, 1 Nisan’dan itibaren görevi devralan Ergün Onalt başkanlığındaki yeni yönetim kurulu Dikmen Kooperatifi’ni dikkat çekici bir marka haline getirme uğraşında… Üreticilik konusunda da deneyimli emekli bürokrat Ergün Onalt, yatırımlarıyla ülkemize saygın damgasını vurmuş olan vizyoner Onalt Ailesi’nin mensubudur…
Dikmen’deki kooperatif harekete yönetim kurullarında yıllarca emek veren Ergün Onalt, yönetim kurulu üyesi arkadaşları Mehmet Mısırlıoğlu ve Hasan Soyutok’la birlikte çalışmaları hakkında bilgi verirken yanımızda Dikmen Kooperatif Bankası Müdürlüğüne yeni atanan 1996’dan beri bankacılıkta yoğun deneyim kazanmış ve muhtelif bankalarda çalışmış Feray Tilki de var… Kariyerinden gelen bir anlatımla, o da kooperatif bankacılığı konusundaki engin bilgisini seslendirdi..
***
Dikmen Kooperatif Bankası, artık bir kasabaya dönüşmüş olan Dikmen’deki tek bankadır… Fatura ve maaş ödemeleri dahil vermekte olduğu bankacılık hizmetleriyle müşteri ve üye sayısını gittikçe artırmaktadır…
Yönetim Kurulu Başkanı Ergün Onalt’ın verdiği bilgiye göre, kooperatif harekete inanmış ve bu harekete destek veren öyle üyeleri var ki, faiz bile talep etmeden birikimlerini bankaya yatırmaktadırlar… Kooperatifçi ruh bu olsa gerek…
Kooperatif’in giderek süpermarkete dönüşmekte olan bakkaliyesi de bankanın yanında… Her iki bina da kooperatife ait ve kira ödenmiyor… Marketi gezerken fiyat etiketlerini inceliyorum… Fiyatlar, diğerlerine rekabet edercesine makul… Ta Lefkoşa’dan ve civardan gelip orada alış veriş yapanlar var… Özellikle sebze ve meyve fiyatları cezbedici…
Son 3 dönemdir Dikmen Kooperatifi yönetim kurullarında seçimle görev üstlenen Ergün Onalt diyor ki; “Burada kullanım süresi bitmiş ya da bayat ürün yok… Ürün israfı da yok… Anlaşmamız gereği tedarikçimiz satılmayan sebze ve meyveleri her gün geri alır ve yerlerine tazelerini koyar… Bu sistemle fiyatlarımızı makul düzeyde tutabilmemiz de mümkün oluyor… Tüketici burada, bayatlayıp atılan ürünlerin faturasını da ödemez…”
1 Nisan’dan bu yana market cirolarının fark edilir şekilde yükselmekte olması, Ergün Onalt’ın memnuniyetle altını çizdiği bir diğer konu oluyor…
***
Onalt diyor ki: “Yönetime yeni gelen ve gönüllü olarak çalışan bir ekip olarak, kooperatifçi ruhla neler yapmamız gerektiğinin bilincindeyiz… Yapacağımız çalışmalar ve aydınlatmalarla bu ruhu kitlelere de aşılamak ve kooperatif harekete yeni ivmeler ve inançlı, güvenli üyeler kazandırmak öncelikli görevimizdir…
Bizim açımızdan bakıldığında, toplumsal refah kooperatifleşebilmededir… Kooperatifleri güven içinde ne kadar yaygınlaştırabilirsek, üretici ve tüketici dayanışması, refah ve ucuzluk da o kadar artar… Dikmen Kooperatifini bir marka haline getirebilirsek, ki o yoldayız, ülke kooperatifçiliğine de motivasyon, dinamizm ve güven kazandırabileceğimiz inancındayız…”
Ahmet Tolgay
Diğer Yazıları
Köşe Yazarı





Yorumlar kapalı.