Prof.Dr.Oğuz Karakartal

Sevilay Sadıkoğlu’nun şiirleri





   Sevilay Sadıkoğlu 1946 yılında Lefkoşa’da doğar. Öğrenimini dönemin tanınmış eğitim kurumlarında, Ayasofya, Selimiye ve Atatürk ilkokullarında, ortaöğretimini Lefkoşa Türk Kız Lisesi’nde alır. Lefkoşa, Haydarpaşa Ticaret Lisesi’nden mezun olur. 1993’ten bugüne kültür, sanat ve edebiyat konularında KIBRIS Gazetesi ile Kıbrıs FM ve Kıbrıs TV’de programlar hazırlar. Kıbrıs Türk Gazeteciler Birliği Üyesi olup Kıbrıs Balkanlar-Avrasya Türk Edebiyatları Vakfı KIBATEK’in kurucu üyesidir.

Eserleri

Yüreğimin Seyir Defteri (1993-2003)

   Sevilay Sadıkoğlu Kıbrıs’ın yetiştirdiği kadın şairelerden ve kültür insanlarından biridir. Yazdığı şiirlerinin bir kısmını Yüreğimin Seyir Defteri (1993-2013) adlı kitabında toplar. Eser adından da anlaşılacağı üzere, “özelden genele sevgi, aşk ve hayat” üzerine duygulanmalar yaşayan romantik bir ruh inceliğine sahiptir. Geçmişin değerlerini geleceğe aktarmak ve gelecek kuşakların kendi benliklerini, milli ve insani değerleri kaybetmeden yaşamasını arzu eden bir şairedir.

   283 sayfalık bir eser olan Yüreğimin Seyir Defteri’nde (1993-2013), Harid Fedai ve Bülent Fevzioğlu’nun takdim yazıları mevcuttur. Onlardan önce Sevilay Sadıkoğlu eserinin başına bir kaç ibare yazmıştır:

   “…ve yaşantım, bir tiyatro oyunu diyebilirim, şimdilerde dördüncü perdesini oynadığım… Çocukluğum, gençliğim, evlilik yıllarım ve yalnızlığım… İşte dört perdelik oyun.”

   Bu satırlardan okunacağı üzere Sadıkoğlu hayat ve kendi yaşantısı üzerine düşünür ve onu bir tiyatro oyununa benzetir. Bu tiyatro oyununda kendini son perdede sayar. Hassas ve duygulu insanların, şairlerin hayat bir tiyatro oyununa veya şiirleriyle anlattıkları o hayatı bir deftere benzetmesi karşılaşılan bir motiftir. Tevfik Fikret’in Haluk’un Defteri, Edip Cansever’in Şairin Seyir Defteri, Murathan Mungan’ın Solak Defterler ilk akla gelen şiir kitabı isimleridir.

   Yüreğimin Seyir Defteri’ne (1993-2013) bir sunuş yazan Kıbrıs Türk kültür ve edebiyat tarihçisi Harid Fedai, Sevilay Sadıkoğlu’nun yaşadığı üzüntüleri, neşeyi, yalnızlığı, içten bağlı olduğu Kıbrıs toprağı ve Lefkoşa’yla ilgili duygularını dizelere dökmek suretiyle ruhi rahatlama-catharsis yaşadığını ve eşinin ölümünden sonra içine düştüğü bunalımı şiir-sanat sayesinde attığını özetler:

“Yalnızlığın verdiği bunalım zaman zaman dayanılmaz olur. Ama iç sıkıntılarını dizelere dökerek rahatlamanın yolunu da öğrenmiştir artık.”

   Sevilay Sadıkoğlu’nun şiirlerinde baskın temleri şöyle sıralamak mümkündür:

I) Vatanî Duygular ve Kıbrıs

II) Geçmişe Özlem (Nostalji) ve Milli-Manevi Değerler

III) Aşk-Sevgi

IV) Aile ve Portre Şiirleri

   Sadıkoğlu’nun Yüreğimin Seyir Defteri’nde (1993-2013), vatani duyguları ve maziyi andığı, anlattığı şiirlerde tekrara düşmeden başarılı söyleyişleri yakaladığını söyleyebiliriz. Aşk-sevgi şiirleriyle aile bireylerini ve dostlarını işlediklerinde ise benzer edalar karşımıza çıkabilmektedir.

 “Vatansız Bırakma” isimli şiirinde her türlü sıkıntıya, aksiliğe rağmen vatansız kalmaktan korkan şaire:

   hiçbir şeyden korkmadım

   vatansız kalmaktan korktuğum kadar

diye seslenir. “Vatan Elden Gidiyor” adını taşıyan şiirde ise yine aynı fikir tekrar edilir. Bir takım yanlış uygulamalar, yönetim hataları insanları birbirinden soğutmuş veya birbirine karı tavır takınır hale getirmiştir. “Hepimiz kardeşiz” anlayışına sahip olan Sadıkoğlu, özellikle yeni kuşakları uyarır:

   çocuklar yapmayalım

   birlikten kuvvet doğar

   kendimize gelelim

   vatan elden gidiyor

    Lefkoşalı olan Sadıkoğlu, Kıbrıs Türk ağzında “şeher” olarak geçen “Lefkoşa” için “Doğduğum Şeher” başlıklı bir şiir yazar. Değişim, şehrin değişen yüzü, eski halini bilenlere hüzün ve gözyaşı verir:

   her gece yürüyorum şehrimin semalarında

   kuşbakışı seyrediyorum doğduğum evi

   tanıyamıyorum

   şeher yerle bir olmuş

   geri dönüş yok artık

elden bir şey gelmez

sadece

   sessizce ağlıyorum

   Zamanla Kıbrıs Türk insanının yaşantısı ile hayata bakış tarzında görülen değişmeler ve bazı değerlerin kaybı veya değişmesi, şaireyi şaşırtır. Oysa eski Kıbrıs’ta dostluk, dayanışma önemlidir, insanların gözü ve gönlü toktur. Şimdi yirmi birinci yüzyılın başında Kıbrıs çok değişmiştir:

   çok uzaktan geldim

   çok özlemiştim

   bıraktığım gibi sanmıştım seni

   ne yazık çok başka gördüm her şeyi

   beddualı mıydın bilmem Kıbrısım…

   Vatani konulu şiirler arasında, “Kıbrıslım” adlı şiirde Akdeniz coğrafyasına özgü bitki örtüsüyle Kıbrıs adasını betimleyen Sadıkoğlu, edebiyat-coğrafya ilişkisi bağlamında dizeler söyler:

   o bir yasemin çiçeğiydi

   buram buram Kıbrıs kokardı

   zeytin ağacıydı

   toprağa uzanan dallarından

   barış damlardı…

   limon bahçelerince bereketti Güzelyurt’ta

   Lefke’de hurma ağaçlarınca hür

   inanmış bir köylüydü Baf bağlarında

   Karpaz sahillerince güzeldi…

   Sevilay Sadıkoğlu’nun geçmişi ve ona duyulan özlemi anlattığı başarılı şiirleri vardır. “Bayram, Bir Bayram Sabahı, Çok Özledim, Oysa Bayramdı” bu tarz şiirlerindendir. Bunlarda modern çağ insanının, Kıbrıs Türklerinin maziye ait değerleri eskisi gibi yaşayamaması, bir başka ifadeyle değişim söz konusudur. Sadıkoğlu’nun “Eski Lefkoşa’da Nostaljik Bir Yolculuk” adlı şiiri değişen, ölen Lefkoşa’ya ve geleneklere yazılmış bir ağıttır. Arabasıyla Lefkoşa’nın sokaklarından geçerken Sadıkoğlu, “GarutsacıYanni, Pehlivan Ahmet Dayı, Yoğurtçu Şahuri” başta olmak üzere Lefkoşa’nın insanlarını, komşuları, esnafı özlemle hatırlar:

   bir zamanlar, İngiliz sömürge idâresinde

   bir İngiliz vâliyle yönetilen Kıbrıs adası

   şeherin Ayluka mahallesi vardı,

   bir de Yenicami

   ve o mahallede yaşayan Yanni’ler,

   usta Bavli’ler, bakkal Andrikko’lar

   Ahmet efendiler, Katina’lar, Ali dayılar

   Osmanlar, pehlivanlar, yoğurtçu Şahuriler

   ve daha niceleri bilmem şimdi nereler?…

   Şairlerin kullandığı şiir tarzlarından biri de sevdikleri için yazdıkları şiirler veya portre şiirlerdir. Sadıkoğlu’nun şiirleri arasında da bol miktarda bu tür şiir vardır. “Oğullarım, Erkek Evlat, Faysalıma, Meral, Kardeşim Yaşar Altay, Babama, Fidanım Yeşermeli, Annem, Anlat Bana Anne, En Sevdiğim İnsana ve Türkan” bunlardan bazılarıdır. “Annem” şiirinde bu kutsal varlığı kendi annesini sevgi dolu dizelerle anlatan Sadıkoğlu, merhum annesinin emeklerini anarken kendisinin de anne olunca annesinin değerini daha da fark ettiğini söyler:

   

   nasıl anlamam ki sevgini?

   ben de senin gibi anneyim çünkü…

   Yüreğimin Seyir Defteri (1993-2013)’nde sayıca fazla yer tutan şiirler aşk ve sevgi üzerine olanlardır. Sevilay Sadıkoğlu bir sevgi şairesidir aynı zamanda. Vatan, aile, çocuk, sevgili ve insan için hissedilen sevgi onun şiirlerinde dominanttır. O bir Kıbrıs Türk kadın şairi olarak kendi kucağını herkese açmıştır ve adada bir göçmen kuş değildir. “Hep Buralardayım” şiiri bu gerçeği ifade eder:

   bir göçmen kuş değilim ben

   hep buralardayım

   ve her aradığında beni

   yanı başında olacağım..

   korkma, kırılman sana

   ancak incindi yüreğim

   önemli değil

   bu da geçer bilirim…

   ben bir göçmen kuş değilim

   daldan dala konan kelebek hiç

   ne zaman istersen ara beni

   ben hep buralardayım…

                              

   Sevilay Sadıkoğlu’nun Yüreğimin Seyir Defteri (1993-2013)’nde, yukarıda örneklerini verdiğimiz temalara ait başka şiirleri mevcuttur. Bütün bunlardaki ortak noktalardan bir diğeri şairenin kullandığı dildir, Türkçe’dir. Sadıkoğlu’nun akıcı, yalın ve duru bir Türkçesi vardır. Kimi şairlerin duygularını anlatırken çektiği sözcük-dil kullanımı sıkıntısı Sadıkoğlu’nda asla yoktur.

Değerli dost, büyüğümüz, kalbi güzel insan Sevilay Sadıkoğlu’nun, ikinci şiir kitabını artık çıkarmasını kendisinden bekliyoruz.

Sevilay Sadıkoğlu’nun şiirleri
Yorum Yap

Yorumlar kapalı.