Ödül Muhtaroğlu

ABD’nin yeni İsrail-Filistin (Orta Doğu) barış planı





Geçtiğimiz gün ABD Başkanı Trump, Filistin-İsrail sorununa çözüm bulmak amacıyla hazırlanan 80 sayfalık planı açıkladı. Planı, İsrail kabul ederken, Filistin şiddetle reddetti.

CNN, BBC, NTV v.b uluslararası haber ajansları ve siteleri tarafından yayınlanan planın içeriğini ana hatları ile derleyip bugünkü yazımda sizlere aktarmaya çalışacağım.

Plan özetle, taraflar arasında yeni bir müzakere sürecinin başlatılması için bir yol haritası sunuyor ve dört yıl içinde bir Filistin devletinin kurulmasıyla bölgede iki devletli çözümün hayata geçirilmesini öneriyor.

Planda, hassas istekleri karşılanmayan Filistinlilere yönelik olarak şu temel göstergeler yer alıyor. Filistinlilerin sahip olduğu toprakların iki katına çıkarılması; ABD’nin Filistin başkentinde büyükelçilik açması; Mescid-i Aksa ve Harem-ül Şerif gibi kutsal yerlerin durumunun korunması; İsrail’in Filistinlilere verilecek yeni topraklarda dört yıl boyunca yerleşim yapmaması; tarafların bu süreçte müzakere etmesi ve Hamas’ın saldırılarına son vermesi öngörülüyor.

Orta Doğu barış planına göre, Kudüs’ün, İsrail’in “bölünmez” başkenti olarak kabul edileceği duyuruldu.

Plan, Filistin’e başkenti Kudüs’ün doğusunda bir bölgede yer alan bağımsız bir devlet öngörmekte ve anlaşmanın uygulanması halinde Filistinlilerin bugünkünden 2 kat daha fazla toprağa sahip olacağı belirtilmektedir.

Plan kapsamında İsrail’in gelecekte kurulacak Filistin devletinin koşullarını müzakere etmeye hazır olduğu ve amacın birer ulus devlet olarak İsrail ve Filistin devletlerinin tanınması olduğu vurgulandı.

Barış planına göre, Filistin’e, bağımsız bir devlet olabilmesinde gerekli koşulları yerine getirebilmesi amacıyla 4 yıllık bir süre öngörülmektedir. Bu kapsamda, Filistin ekonomisini canlandırmak amacıyla 50 milyar dolarlık bir ekonomik katkının da hayata geçirilmesi hedeflenmektedir.

Öte yandan, Mescid-i Aksa’nın statüsünün değişmeyeceği, İsrail’in bu bölgenin güvenliğini sağlamaya ve Müslümanların Mescid-i Aksa’daki ibadetlerini yapmasını temin etmeye devam edeceği de belirtildi.

Orta Doğu barış planı kapsamında öngörülen İsrail ve Filistin devletlerinin sınırlarını gösteren bir harita da paylaşıldı. Mevcut durumu “meşru sınırlar’’ olarak kabul eden haritaya göre, İsrail’in işgali altındaki 15 yerleşim yeri de İsrail toprağı olarak ifade edildi. Kudüs’ün İsrail’in başkenti olarak gösterildiği haritada, “gelecekteki Filistin devleti” ifadesiyle de başkenti Kudüs’ün doğusundaki bir bölge olarak belirlenen Filistin devletinin toprakları gösterildi.

ABD’nin planında, İsrailli ve Filistinli hiç kimsenin yerinden edilmeyeceği ve böylece yaklaşık 6 milyonu bulan Filistinli mültecilerin geri dönüş hakkının daolmayacağı görülüyor.

İsrail’in 1967’de ele geçirdiği Batı Şeria’da 250’ye yakın israil yerleşim birimi bulunuyor. Bu yerlerde ikamet eden 400 binden fazla israilli yerleşimci, Batı Şeria’da yaşayan Filistinliler için büyük sıkıntı yaratıyor.

Ancak, planda Filistinlilerin sahip oldukları topraklar iki katına çıkarılsa da, İsrail’in Doğu Kudüs’ü ve Batı Şeria’nın yaklaşık yüzde 30’unu ilhakının önü açılıyor. Filistinlere kurulacak devlet için verilecek olan ve ‘yüzölçümü iki katına çıkacak’ iddiasına temel olan yeni topraklar ise Gazze ve Mısır sınırlarındaki çöl bölgeleridir.

Filistinliler ile İsrail arasındaki en tartışmalı meselelerden biri Kudüs. BM kararlarında, Doğu Kudüs’ün Filistinlilere vaat edilen bağımsız devletin başkenti olması öngörülüyor ancak İsrail devleti Kudüs’ün tamamını kendi başkenti yapmak istiyor.

ABD Başkanı,  kurulacak Filistin devletinin de doğu Kudüs’te bir başkenti olacağını söyledi. Ancak, Plan, Filistin başkentinin İsrail’in yaptırdığı duvarın doğusunda kalan Arap mahallelerini kapsamasını öngörüyor. Kurulacak Filistin devletinin başkentine Kudüs demesine izin verilse de, haritada Doğu Kudüs’ün çok küçük bir parçası Filistinlilere verilmiş oluyor ve önerilen başkent Kudüs’ün dışında kalıyor.

Plan bu açıdan, bugüne dek yapılan müzakerelerde Filistinlilerin ısrarla dile getirdiği talepleri görmezden geliyor. Filistinliler, kentin tarihi bölgesini de kapsayacak şekilde Doğu Kudüs’ün kendilerine ait olduğunu söylüyor. BM kararları da, iki devletli çözümde Doğu Kudüs’ün Filistin’in başkenti olmasını öngörüyor.

Yazımın bu bölümünde, İsrail-Filistin planıyla ilgili olarak bazı ülkelerin yaptıkları açıklamalara da yer vermek istiyorum.

Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas: “Kudüs satılık değildir. Haklarımız satılık değildir. Ve sizin bu anlaşmanız sonunda başarısız olacak bir komplo. Halkımız bunu tarihin çöplüğüne atacaktır. Bu plan,  yüzyılın şamarıdır” dedi. İran da plana büyük tepki gösterdi.

Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan, Mısır ve Avrupa Birliği de planın başlangıç için olumlu olduğu yönünde bir açıklama yaptı.

BM Genel Sekreteri António Guterres ise İsrail’in Batı Şeria ve Gazze’yi işgal ettiği 1967’den önceki sınırlara dayalı iki devletli çözümü desteklemeye devam ettiğini söyledi. Guterres’in sözcüsü, BM kararlarına ve uluslararası hukuka uygun bir barış anlaşması çağrısında bulundu.

Türkiye ise plana sert tepki gösterdi. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan “Kudüs Müslümanların kutsalıdır. Kudüs’ün İsrail’e verilme planı asla sskabul edilemez. Açıklanan plan, barışa ve çözüme hizmet etmeyecektir” açıklaması yaptı.

Dünyadaki birçok analist ve uzmanının değerlendirmelerinden sonra ortak sonuç olarak ortaya şu tablo çıkıyor. Trump ve Netanyahu’nun ülkelerinin iç siyasetinde epey zor durumda oldukları için dikkatleri başka yöne çekmek istedikleri görülüyor. Trump bir yandan azil sürecinden geçerken öte yandan da yılsonunda yapılacak seçimlerde İsrail yanlısı evanjelistlerin oylarını almak istiyor. Netanyahu ise, mart ayında zorlu bir genel seçime girecek ve hakkında da resmi olarak rüşvet ve yolsuzluk suçlamaları bulunuyor. Öte yandan, Trump’ın Orta Doğu sorunu hakkındaki tartışmalı kararları, İsrail’de devam eden hükümet krizinde Netanyahu için en kritik anlarda açıkladığı da dikkatlerden kaçmıyor. Neticede, atılan adımların her 2 ülkedeki seçimlere yönelik olduğu algısını yaratıyor.

Son söz olarak, Filistinlileri memnun etmeyen bahse konu planın bu haliyle kabul edilmesi, bölgeye barış getirmesi ve uygulanması zor görülüyor. Hatta, sorunları daha da büyütebilir. Gelişmeleri yakından izlemeye devam edeceğiz.

ABD’nin yeni İsrail-Filistin (Orta Doğu) barış planı
Yorum Yap

Yorumlar kapalı.