1856 yılında Düseldorf yakınlarındaki Neander Vadisi’nde bazı fosiller bulundu! İlk etapta bunların tarih öncesi bir insan ırkına ya da anormal bir modern insana ait olabileceği düşünüldü. Otuz yıl sonra, 1886’da Belçika’nın Spy bölgesindeki bir mağarada bulunan fosiller ilk tespiti haklı çıkardı. Mağaradaki Neander Vadisinde bulunanların tıpkısı olan fosillerinin yanında, taş aletler ve soyu tükenmiş hayvanların fosilleri de vardı. 1910’da batı ve orta Avrupa’da bir dizi Neandertal iskeletine daha ulaşıldı.
O zaman, Neandertallerin tam dik ayakta duramayan, modern insandan daha az zekaya sahip bir yarı-insan oldukları sonucuna varıldı.
II. Dünya Savaşı’ndan sonra ise anlaşıldı ki meğer, Neandertal ve Modern İnsan oldukça yakınmışlar. Bu nedenle Neandertaller Homo sapiens türüne dahil edildi ve sıklıkla “Homo sapiens neanderthalensis” olarak anılmaya başlandı. Yakın dönemde Neandertaller Homo sapiens olarak değil de yakın fakat farklı bir tür olarak, “Homo neanderthalensis” şeklinde adlandırıldı. Farklı bir tür, ama insan… Sibirya kaplanı ile Hindistan kaplanı gibi…
Bunlar, muhtemelen Avrupa’da, soğuk iklim koşullarına uyum sağlayabilmek amacıyla 200 ila 100 bin yıl önce ortaya çıkmışlar. Özbekistan’a kadar ulaşıp, muhtemelen Levant’da (doğu Akdeniz) Afrika’dan türeyen Homo sapiens ile karşılaşmışlar. (Kıbrıs da Levant’ın göbeğidir, unutmayalım!) Bunun sonucu olarak, güneybatı Asya, Orta Asya ve orta Avrupa’daki Neandertaller çeşitli oranlarda modern insan ırkı tarafından absorbe edilmişlerdir.
Günümüzde yaklaşık birkaç yüz tane bireye ait Neandertal fosiline ulaşılmıştır. Bunlardan bir kısmı neredeyse tam iskeletlerdir.
Neandertaller ile ilk modern insanlar arasındaki en önemli fark güçlülük ve dayanıklılıktır. Bunlar, diğer tarih öncesi insan türleri gibi modern insandan daha güçlü ve dayanıklı canlılardı. Bunun yanı sıra Neandertallerin geniş kafatasının farklı bir beyin şekli dolayısıyla da farklı bir düşünme yapısına işaret ettiği, yorumları yapılmaktaydı. Belki de daha zeki yaratıklar! Değilmiş…
Science dergisinin 7 Nisan 2012 tarihli sayısında yayımlanan Neandertal genomu ön taslağının Dünyanın farklı bölgelerinden insanların genomlarıyla karşılaştırılmasında, Afrikalılar dışında tüm insanların yüzde 1 ile 4 arasında değişen oranlarda Neandertal geni taşıdığını ortaya konuyor. Oysa bu iki insan türü arasında döl (dolayısıyla gen) alışverişi olmadığına inanılıyordu.
Ama bu daha güçlü ve daha dayanıklı insanların soyu, yaklaşık 28 ila 35 bin yıl önce birden yok oldu… İnsan diye ortada kaldı bir tek: Homo Sapience! Neden?
Son ulaşılan bilgilere göre, Modern insanın atalarıyla aynı büyüklükte beyni olan Neandertallerin, beyinlerini çok daha farklı kullandıkları belirlendi. Discovery News’te yer alan habere göre, Neandertallerin beyni görme ve hareket etmeye odaklanmıştı. Belli konularda avantaj sağlayan bu durum, aynı zamanda kavrama yeteneği ve sosyal etkileşim yeteneğinin fazla gelişememesine neden olmuş. Proceedings of the Royal Society B dergisinden naklen yayımlanan araştırmada, büyük gözleri ve daha büyük vücutları bulunan Neandertallerin beyni, görme sistemi ve temel hareketlerine odaklanacak şekilde gelişmiş. Ama, araştırma ekibinde yer alan Robin Dunbar ‘bu nedenle beynin akıllı kısmına daha az yer kaldığını’ belirtmiş. “Yaratıcı düşünceyi bulunduran kısım yeterince gelişmemişti” diyor. Yer yok… Beynin o kısmı mafiş! Veya başka meselelerle dolu, düşünmeye yer kalmamış…
Homo Neonderthalis… Vücud büyük, “badi” tamam, avlanır, yer, içer, koşar, çiftleşir, yüzer müzer ama düşünemez… Babasından dedesinden ne gördüyse, o! O kadar…
Düşünemeyen insan cinsi, tükenmiş… Çünkü dedesi başka bir dünyada yaşardı, kendisi başka bir dünyaya geldi ama bunu anlayacak ve çare üretecek kadar aklı yokmuş garibin…
Onun için, aptal yalnız kendine zarar verir, sanmayın… Kendi cinsini tüketebilir de…





Yorumlar kapalı.