Yakın Doğu Üniversitesinin (YDÜ) geçen gün önemli misafirleri vardı. Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı Genel Müdürü Bilal Topçu, üniversitede geleceğin mühendisleri ile buluştu. Kendilerine Türkiye’nin savunma sanayii vizyonunu, milli üretim gücünü ve yüksek teknoloji hedeflerini anlattı. Topçu ve beraberindeki heyet, üniversitenin bilim, sanat ve teknoloji alanındaki bütüncül yapısını yerinde inceledi.
Geleceğin mühendisleri ile buluşmada, yüksek teknoloji üretimi, milli savunma kapasitesi ve mühendisliğin geleceğine ilişkin önemli mesajlar verdi.
Türkiye’nin savunma sanayii ve yüksek teknoloji vizyonunda stratejik bir rol üslenen Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı’nın Genel Müdürü Bilal Topçu, “Vakfın kuruluşu aslında Kıbrıs’a dayanıyor” dedi. Kıbrıs Barış Harekâtı’nda Türk Silahlı Kuvvetleri’nin karşılaştığı zorlukları anımsatan Topçu, “Bir ambargo süreci yaşanıyordu. Düzgün bir telsizimiz bile yoktu” dedi.
Bunlar gerçeklerdir. Bizde bu konulara sırası geldikçe değindik ve değinmeye devam ediyoruz. Her şeyi kısıtlamışlardı Türk Silahlı Kuvvetlerine. “Silahlarımızı kullanamazsınız” demişlerdi. Topçu’nun ifade ettiği gibi, Allah’ın telsizini bile!
Bu imkansızlıklar içinde Türk Silahlı Kuvvetlerinin çıkarmasının başarılı olamayacağına ihtimal veren ülkeler vardı. Sonuçta Türk ordusunun Kıbrıs çıkarmasının başarısızlık ve hayal kırıklığıyla sonuçlanacağını söyleyenler hayal kırıklığına uğramışlardı.
Türkiye çıkarma gemisinden bile mahrumdu. Yukarıda da ifade edildiği gibi, telsizi bile yoktu. Bu durum koordinesizliğe neden olmuş, zaman kaybı yaşanmıştı.
Kolay mıydı o Beşparmak Dağları’nı aşıp da gelmek? Kıbrıs Türk halkı Ada toprağının % 3.5’una sıkıştırılırken, Ada’nın her tarafı Türk çıkarmasına karşı beton mevzilerle döşenmişti. Bunlar makineli tüfek yuvalarıydı.
Bu zor koşullara rağmen, Mehmetçik’in başarılı olması, birçok ülkeyi şaşkına uğratmıştı. Çünkü modası geçmiş silahlara rağmen azim ve kararlılık vardı. İnanç vardı. Kıbrıs Türk halkının hayatı söz konusuydu. Çıkarma başarılı oldu ya, hemen silah ambargosu kararı alınmıştı. İyi de oldu. ‘Kötü komşu insanı ev sahibi yapar’ misali Türkiye artık başının çaresine bakmaya başlamıştı.
Onun içindir ki, Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı Genel Müdür Bilal Topçu da, “Vakfın kuruluşu aslında Kıbrıs’a dayanıyor” dedi ve Vakfın, Barış Harekâtı öncesi ve sonrasında yaşanan süreçlerin bu yapının ortaya çıkmasında belirleyici olduğunu ifade etti.
Türkiye’nin savunma sanayii alanında önemli payı olduğunu olduğuna işaret eden Topçu, “Ateş çemberinin içindeyiz, ama huzur içinde uyuyabiliyoruz. Geçmişteki acıları yeniden yaşamamak için güçlü olmamız gerekiyor” şeklinde konuştu.
Verilen mesajlar önemlidir ve hiç kuşkusuz gençlerin kafasında yer etmiştir. Ülke savunması adına adımlar atmak, toplumun varlığının gereğidir. Aynı zamanda istikrarın da bekçisidir.
Bu ziyaret ve konuşmalardan, verilen mesajlardan önemli dersler çıkarılacağı, barışın korunması uğruna çaba gösterileceği inancındayız.





Yorumlar kapalı.