Rum yönetimi, Antalya’da düzenlenen ve dünyada büyük ilgi uyandıran, ses getiren Diplomasi Forumu’nda Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’ın önündeki masada bulunan KKTC bayrağına öyle bir taktı ki, sormayın. Neymiş efendim; BM bayrağı yanında KKTC bayrağı da varmış… Bu bayrağın orada ne işi varmış?
Antalya’da BM Genel Sekreter Yardımcısı Rosemary DiCarlo ile Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’ın görüşmesinde KKTC bayrağı dikkat çekti ve Rum yönetimince sert tepkilere yol açtı.
Edinilen bilgiye göre, hem New York’ta hem de Kıbrıs’taki BM temsilcilerine şikayette bulunuldu, bu durumun BM kararlarını ihlal ettiği öne sürüldü. Ayrıca bu görüntülerin basına servis edilmesinin sağlandığı ifade edildi.
Yapılan temaslarda Rum yönetimi rahatsızlığını dile getirdi, hoşnutsuzluğunu belirtti.
Bayrağa bu kadar tepki dünyada başka bir yerde görülmüş değildir. Sanki de boğaya kırmızı bez göstermiş gibi!
Sürekli Türk bayrağına, KKTC bayrağına hakaret… Geçtiğimiz günlerde, EOKA’nın kuruluş yıl dönümü nedeniyle yapılan eylemlerde de bayrak yakma olayı yaşanmıştı. Bayrağı yakan bu olaydan sonra rahatladı mı? Bayrak göklerden indi mi? Bu kadar takıntı hiç hoş değildir. Bir günden bir güne KKTC’de Yunan bayrağına bir hakaret, bayrağı yakma olayı görüldü mü? Bu gerçek BM tarafından da bilinmektedir.
Şimdi KKTC Cumhurbaşkanı, ara bölgedeki görüşmeye gittiği makam arabasındaki KKTC bayrağını söksün de mi gitsin?
Her milletin bayrağı vardır ve bayrak o milletin, o ülkenin sembolüdür. Bayrak, milletin şerefidir, onurudur. Asla yere düşürülmez. Karşı unsurdan da olsa bayrağı yere atıp da çiğnemek millete hakarettir. Bayrağa kin değil, saygı gerek.
Geçen günlerdeki bir yazımda Türkiye’de Kurtuluş Savaşında yaşanan bayrak olayından bahsetmiştim. Zamanında Trikopis komutasında Yunan ordusu İzmir’e girmişti. Yunan komutan, Vali Konağı’na girişte ayağının altına Türk bayrağı sermişler ve o da bayrağa basarak alkışlar arasında konağa girmişti.
Bir süre sonra İzmir, Yunan işgalinden kurtulduğunda Atatürk’ün önderliğinde Türk birliği İzmir’e varmış ve halkın çoşkulu alkışlarıyla Konak meydanına varmıştı. Sırada Vali Konağı’na geldiğinde, kapı girişine Ata’nın çiğneyip de geçmesi için Yunan bayrağı serilmişti. Ulu Önder, bu durumu görünce “Bayrağı kaldırın oradan. Bayrak, bir milletin onurudur” demiş ve büyüklüğünü göstermişti.
İşte aradaki fark!
Bu tarihi gerçek Türkiye İletişim Başkanlığı veya TRT tarafından kısa bir belgesele çevrilse ve televizyonlarda Rumlara hatırlatsak, sanırım güven yaratıcı önlemler bakımından da yararlı olur düşüncesindeyim.
***
Kaybettiğimiz değerler
Yıldırım köyü sakini, Habeşoğlu ailesinin sevilen ismi Vedia Habeşoğlu kendi köyünde defnedilirken, İskele’nin sevilen simalarından Emine Dalyan da İskele’de toprağa verildi. Gönendere köyünden sevilen insan Zikriye Avaracı kendi köyünde defnedilirken, Lapta’da evinde aniden rahatsızlanan Nazan Güler Karagöz (43) hayatını kaybetti ve Alsancak’ta toprağa verildi.
Aslen Türkiye’nin Alaşehir beldesi doğumlu olup uzun zamandan beri Meriç (Mora) köyünde yaşayan emekli polis, sevilen sima Gazi Varol, Meriç’te defnedildi. Lefkoşa sakinlerinden sevilen isim Efekan Keser ise Lefkoşa’da toprağa verildi.
Bu arada Lefkoşa’da sakin herkes tarafından sevilen sima, Kız İzci Örgütü Liderlerinden Fertaç Zengi geçen gün Lefkoşa’da son yolculuğuna uğurlandı.
Mekanları cennet olsun.





Yorumlar kapalı.