Olgun Beyoğlu

Market çeşitleri





Bakkal, bozulmadan saklanabilecek yiyecek ve içecek maddeleri ile çeşitli temizlik malzemelerini perakende olarak satan, kendi emeği ve sermayesini kullanan, yanında az sayıda isçi çalıştıran küçük sermaye sahibi kimsedir. Bakkalda satılan ürünlere de bakkaliye denilmektedir.

Bakkallar geçmişte sebze ve meyve satmıyorlardı. Kıbrıslı tüketiciler, yeşillik diye tabir ettiğimiz marul, kereviz, maydanoz, yeşil soğan vb. ürünler ile sebze-meyve ve et ihtiyaçlarını bu tür ürünleri satan esnafın toplandığı pazarlarından temin ederlerdi. Kıbrıs’ta bu yerlere Belediye Çarşısı bir diğer adıyla bandabuliya denilmektedir.

Günümüzde hesap fişine “adisyon”, öyküye “anekdot”, ortama “ambiyans” denildiği ortamda bakkal yerine İngilizce kökenli market sözcüğünü kullanmak da yaygın hale gelmiştir.

Küçük esnaf olarak adlandırılan bakkal günümüz koşullarında yok olmaya yüz tutmuş bir meslek grubudur.    Büyük süpermarket ve zincir marketlerin karşısında direnememekte ve rekabet edememektedirler.

Yakın geçmişe kadar her sokak arasında adım başı rastlanan küçük bakkalların yanı sıra, yiyecek ve içecek maddeleri ile temizlik malzemelerinin yanında kırtasiye malzemesinden mutfak eşyasına kadar birçok ürünün satıldığı büyük bakkallar vardı.

Burada müşteriler ihtiyaçlarını bakkala söyler, bakkal da müşterinin ihtiyacını kendi eliyle veya yanında  çalıştırdığı kişi aracılığı ile verirdi. Müşterinin ihtiyacı olan ürünü kendi eliyle alması veya seçmesi yani şimdiki gibi self servis uygulaması yoktu.

Süpermarket ve zincir marketlerin aksine bakkallık mesleğini seçen kimseler müşteri ile birebir temas halinde olduğundan çevrede iyi isim yapabilmesi için, daima doğru tartmak, işyerini temiz tutmak, taze ve kaliteli mal bulundurmak, müşteri talep ettiğinde bitti dememek için eksilen malın yerine yenisini getirmek ve en önemlisi müşterilerine karşı temiz giyinmek, güzel konuşmak, güler yüzlü ve anlayışlı olmak zorundadır.

Bu girişten sonra asıl konumuz olan ve ikinci dünya savaşından sonra yayılmaya başlamış bir satış tekniği olan büyük mağazalar konusuna döneyim.

Süpermarket ve zincir market sahip veya sahiplerini alış veriş yaptığınız iş yerinde ya hiç görmezsiniz yada kim olduklarını dahi bilmez, tanımazsınız. Muhtemelen o da sizi tanımamaktadır. Dolayısıyla bir bakkal gibi birebir temasınız olmamaktadır.

Gıda perakendeciliği sektöründe yasal bir düzenleme olmadığı için isteyen kendine yakıştırdığı ismi işyerinin tabelasına koyabiliyor. Küçük bir bakkal bile isminde süpermarket, hipermarket, cash&carry, grossmarket sözcüğünü kullanabiliyor. Tabii vergi dairesinde problem yaşaması da kaçınılmaz oluyor. Çünkü işyerinin metrekare büyüklüğü, satılan ürün sayısı ve ürün çeşitliliği iş yerine yakıştırdığı isimle örtüşmüyor.

Bir süpermarketin satış alanı büyüklüğü en az 400 metrekare ile 1.500 metrekare arasında değişirken, ürün sayısı da 8 bin ile 15 bin arasında değişmektedir.

Süpermarketlerde ürün çeşitliliği ağırlıklı olarak gıda ve hızlı tüketim ürünleridir. Hızlı tüketim ürünleri literatürde FMCG olarak ifade edilmekte olup İngilizce Fast Moving Consumer Goods deyiminin baş harflerinden türetilmiştir.

Süpermarketlerin toplam satışlarının yüzde 40’nı gıda ürünleri oluşturmaktadır. Müşteri ihtiyacını bakkalların aksine kendisi seçer. Süpermarketler günümüzdeki deyim ile self servis mağazalarıdır.

Hipermarketler ise gerek iş yerinin kapladığı alan yani metre kare büyüklüğü, gerekse ürün sayısı ve ürün çeşitliliği bakımından süpermarketlere nazaran oldukça büyüktür.

Hipermarketlerin asgari büyüklüğü 1.500 metrekareden başlayıp 2.500 metrekare hatta üzeri metrekare büyüklüğüne kadar çıkabilmektedir.  Ürün sayısı bakımından kıyaslanacak olursa da asgari 25 bin ile azami 150 bin arasında değişmektedir.

Hipermarketlerde, elektronik eşyadan gıdaya, temizlik malzemelerinden giyim eşyasına, müzik aletinden bahçe malzemesine ve hatta otomobil ve sürat teknesine kadar on binlerce ürün satılmakta olup birçoğunun içinde pastane ve çocuk oyun alanı bulunmaktadır. Zincir hipermarketler genellikle kendi markaları altında ürünler ürettirip satmaktadırlar.

Sıklıkla da bu çok çeşit ürünlerde indirim yaptıklarını belirten broşürler bastırıp halka dağıtmaktalar.

Tüketim çılgınlığını körükleyen bu işyerlerinin küçük esnafa daha fazla zarar vermemesi adına şehir dışına çıkarılması ve pazar günleri kapalı olması gibi  önlemler alınması her zaman gündemde olmasına karşın karar alıcıları bu konuda  bir türlü karar üretememektedirler.

Hipermarketleri büyük bir toptancı binasına benzetirsek yanlış olmaz. Hipermarketler bir anlamda bir indirim mağazası ile süpermarket gıda perakendecisini birleştiren ve düşük fiyatla satış yapılan çok büyük ölçekli perakende alışveriş mağazalarıdır.

Bir parantez açıp discount marketlere de değinecek olursam, discount market Türkçe’ de indirim mağazası anlamına gelmektedir. Satış mekanları asgari 250 ile azami 1.000 metrekare olan discount marketler perakende mağazalarıdır. Ürün sayısı 400 ile 1.500 arasında değişmektedir. Ürün çeşitliliği ise gıda ve hızlı tüketim ürünleri (FMCG) ile markasız ürünlerdir. Ambalajında yalnızca ürün türünün yer aldığı ürünler markasız olarak isimlendirilir.

Markalı ürünlerin markasız ürünlere karşı fiyatının yüksek olması doğal bir durumdur.

İşletme tarafından markaya yapılan geçmiş pazarlama yatırımları sonucunda tüketicinin o markayı kendine özleştirdiği ve diğer markalardan farklılaştırdığı ürünün değerleri toplamı o ürünün marka değerini ifade eder.

Fiyat kıyaslaması yaparken de aynı markanın aynı çeşit ürününü kıyaslamak gerekir. Keza fiyatın gösterge olarak alınması da yanıltıcı olabilmektedir. Çünkü bir market dün sattığı bir ürünü bugün daha pahalıya veya tam tersi bugün sattığı bir ürünü dün daha ucuza satmış olabiliyor. Bu durumda dünün fiyatı ile bugünün fiyatını veya bugünün fiyatı ile dünün fiyatını kıyaslamak sağlıklı olmayacaktır.

Bir sonraki yazımda süpermarketlerin müşteri cezbetme yöntemlerini anlatacağım.

Market çeşitleri
Yorum Yap

Yorumlar kapalı.