Ekonominin önemi sadece somut göstergeler ile değil toplumun maneviyatı açısından da çok önemli olduğu yadsınamaz bir gerçektir.
Bir toplumun en küçük kurumu hiç kuşkusuz aile müessesesidir. Dolayısıyla, aile birlikteliği ve mutluluğu neticede toplumun mutluluğu ve motivasyonuna yansıyacaktır. Aile müessesinde meydana gelen bir sarsıntı ve ayrılık aile bireylerini psikolojik olarak olumsuz etkileyecek ve dolayısıyla ülke refahı bundan yara alacaktır.
Geçim sıkıntısı ve işsizlik boşanmaların önemli nedenleri arasında
Ailelerin dağılması ile sonuçlanan boşanmaların nedenleri arasında ekonomik unsurlar da bulunmaktadır. Boşanma nedenleri arasında bazı literatürel gerçekler aşağıdaki gibidir:
Cafrı ve Çukadar (2018) çalışmasına göre; GSYH, kadın istihdamı, hastalık, lise/MYO/lisans eğitim seviyeleri, suç artışı, internete erişim ve erkeklerin evlilikten memnuniyetsizliği boşanmayı arttırıcı unsurlar olarak tespit edilmiştir.
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) açıkladığı Türkiye’de boşanma nedenleri arasında “Evin ekonomik olarak geçimini sağlayamama” önemli bir oran olarak ortaya çıkmıştır (https://t24.com.tr/haber/tuik-acikladi-iste-turkiyede-bosanma-nedenleri,511202). Şöyle ki, kadınların evin ekonomik olarak geçimini sağlayamama nedeniyle boşanma oranı yüzde 42,6 iken, erkeklerin evin ekonomik olarak geçimini sağlayamama nedeniyle boşanma oranı yüzde 17,8 olarak açıklandı.
Yıldırım (2004) çalışmasına göre; boşanma sebepleri arasında, “şiddetli geçimsizlik”, “terk”, “zina”, “sosyoekonomik yetersizlik”, “cana kast”, “kötü muamele”, “akıl hastalığı”, “şan, şöhret” gibi unsurlar yer almaktadır (http://bilig.yesevi.edu.tr/yonetim/icerik/makaleler/3312-published.pdf).
Topbaş ve Kurt tarafından işsizliğin boşanmanın istatistiksel olarak anlamlı bir nedeni olduğu tespit edilmiştir (https://dergipark.org.tr/en/download/article-file/203524).
Bayrak (2019) yaptığı ekonometrik çalışmada; elde edilen bulgular işsizlik ve boşanma arasındaki ilişkiyi desteklemekte ve ilişkinin çift yönlü bir nedensellik ilişkisi olduğunu ortaya koymaktadır.
TÜİK tarafından yapılan araştırmalar, işsizliğin arttığı dönemlerde boşanmaların da arttığını göstermektedir (https://www.haberturk.com/issizlik-bosanmalari-artiriyor-2489779-ekonomi).
2008 yılında gerçekleştirilen ‘Türkiye’de Boşanma Nedenleri Araştırması’na katılanların yüzde 38,7’si ekonomik sıkıntıya düşülmesini, yüzde 18,9’u da eşinin uzun süre işsiz kalmasını boşanma nedeni olarak gösterdi (https://www.ekopara.com/issizlik-bosanmalari-tetikliyor.html.).
Özer ve Topal (2017) çalışmalarında genç işsizliğin suç, göç, intihar ve boşanmalar üzerinde istatistiksel olarak anlamlı ve pozitif yönde etkili olduğu raporlanmıştır.
Tunalı ve Özkaya (2016) çalışmalarında elde ettikleri sonuçlara göre 1980-2014 yılları aralığında işsizlik ve intihar arasında çift yönlü bir nedensellik ilişkisi saptanmıştır.
Aksu (2018) çalışmasında; işsizliğin intihar ve boşanmanın üzerinde pozitif bir etkisi olduğu belirlenmiştir (https://dergipark.org.tr/tr/pub/iuipad/issue/38690/449638).
KKTC’de 14 yılda yüzde 92 boşanmalarda artış
2005 yılından 2018’e kadar geçen sürede, KKTC’de gerçekleşen boşanma sayısı 9 bin 735’e yükseldi. İstatistiklere göre; 2005 yılında 489 boşanma gerçekleşirken, 2018’de bu rakam 937’ye yükseldi. 14 yılda boşanma oranının yüzde 91,6 olması, durumun son derece ciddi olduğunu ortaya koymaktadır. Buna göre; 2005’te 489; 2006’da 523; 2007’de 548; 2008’de 571; 2009’da 669; 2010’da 706; 2011’de 739; 2012’de 803, 2013’te 818, 2014’te 829, 2015’te 798, 2016’da 841, 2017’de 864; 2018’de 937 boşanma gerçekleşti (https://www.kibrisgazetesi.com/kibris/bosanmalar-14-yilda-yuzde-92-artti-h64886.html?).
Tablo 1 ve Şekil 1’de 2014-2018 yılları arasında KKTC’de evlenme ve boşanma sayıları verilmektedir. 2014 yılında 1.316 evlilik olurken 2018 yılında 1.144 evlilik olmuştur. Buna mukabil 2014 yılında 829 olan boşanma sayısı 2018 yılında 937 ile sonuçlanmıştır.
Şekil 1’de net olarak görülebileceği gibi artan ülke nüfusuna rağmen genel trend olarak KKTC’de evlilik sayısı azalmakta, boşanma sayısı ise artmaktadır. Boşanmaların mutlak olma yanında göreceli olarak da arttığı Şekil 2’de görülmektedir. Şöyle ki, 2014 yılında %63 olan boşanmaların evliliklere oranı giderek artmış ve 2018 yılında %82’ye ulaşmıştır.
Şekil 1: KKTC’de Evlenme ve Boşanma Sayıları (2014-2018)
Sonuç olarak KKTC’de evlilik kurumu irtifa kaybetmektedir.
Toplumun en küçük birimi durumundaki aile müessesesi KKTC’de giderek kan kaybetmektedir. Bir taraftan evlilik müessesesine olan inanç azalırken öbür taraftan boşanmaların artması başta çocukların psikolojisi olmak üzere münferitten manevi kayıplara yol açmaktadır.
KKTC’de boşanmaların nedenlerine ilişkin TÜİK gibi araştırma bugüne kadar yapılmamıştır. Sadece mahkeme kararlarının ortaya koyduğu sınıflandırmalar mevcuttur. KKTC’de İstatistik Kurumu’nun halen daha bu konuda araştırma yapmaması boşanmalarda ekonomik nedenlerin etken olmadığı anlamına gelmemektedir.
Devlete düşen görev ne olmalıdır?
Artan nüfusa karşın evliliklerin azalırken, boşanmaların artması devlet ve hükümet yetkililerinin önlem almaya yönelik dikkatlerini çekmelidir. Şöyle ki, evliliklerin azalması ekonomik açıdan ev, mefruşat, tefrişat ve evlilik masraflarının üstesinden gelinemeyecek sevilere ulaşmasının önemli bir neden olabileceğini göstermektedir. Bunun için hükümet tüketici kredilerinin maliyetini düşürücü ve sosyal konut projelerine ağırlık vermesi alternatiflerini ön plana çıkarmalıdır. Boşanmaların nedenleri arasında işsizlik ve geçim zorluğu olgularına karşı ise sosyal devlet olgusu devreye girmeli ve aile fertlerinin geçim zorluğuna düşmesini önleyici işsizlik ödeneği ve diğer mali ve ayni katkılar düşünülmelidir.





Yorumlar kapalı.