Okan Veli Şafaklı

Maliye bürokratları UBP’yi arkadan mı hançerliyor?





Seçim takvimine girdiğimiz süre içerisinde hükümet kanadından akıllara durgunluk veren bir yasa değişikliği gündeme geldi. Haklı olarak da başta Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) tarafından olmak üzere bu yasa değişikliği siyaset malzemesi yapılmaya başlandı. Ülkenin en köklü ve deneyimli partilerinin başında gelen Ulusal Birlik Partisi’nin (UBP) böylesi bir hataya düşmesini anlamakta güçlük çekiyorum.
Pandeminin etkisi ve TL’nin büyük oranda değer kaybıyla fakirleşen çalışanın refahını artırıcı yeni tedbirler devreye koymak yerine asgari ücretli özel sektör çalışanı da dahil olmak üzere tüm çalışanların daha fazla vergi vermesine neden olacak 07/12/2021 tarihli Gelir Vergisi (Değişiklik) Yasa Tasarısı Maliye Komitesi’nin gündemine getirildi. Azınlık hükümetinden Demokrat Parti açıklama yaparak karşı olduğu söz konusu yasa değişikliği ile ilgili ihale UBP’ye kalmış oldu. Bahse konu Gelir Vergisi (Değişiklik) Yasa Tasarısı’nın çalışanlara yaratacağı olumsuzlukları ana muhalefet partisi yayın organı aşağıdaki gibi özetlemiştir.

-Yeni düzenleme ile Bakanlar Kurulu’na verilen “özel indirimi” yüzde 10’a kadar düşürme yetkisi sıfırlanacak.
-Şu anda maksimum yüzde 37 olan vergi oranı yüzde 40’a çıkarılacak.
-En alt vergi dilimi yüzde 10’dan yüzde 20’ye yükselecek.
-Kamu için aylık 6 bin 692 TL ve üzeri olanlar ile özel sektörde vergiye tabi geliri 7 bin 250 TL ve üzeri olanlar artık yüzde 40 vergi ödeyecek.
Gelir Vergisi (Değişiklik) Yasa Tasarısı’na karşı basında ortaya çıkan tepkiler üzerine Maliye Bakanlığı’nın yaptığı açıklama adeta vatandaşın aklı ile alay eder nitelikte olmuştur. Şöyle ki, Maliye Bakanlığı tarafından Gelir Vergisi Yasa Tasarısı’na ilişkin bir açıklama yapılarak, düzenleme ile düşük gelirli ve düşük ücretli vatandaşlardan daha az vergi alınacağı vurgulandı. Bu açıklamayı okuyan başta Vergi Dairesi eski Müdürü Göksel Saydam olmak üzere tüm uzmanlar hayretler içerisinde kaldı. Şöyle ki, hem özel sektör hem de kamu çalışanının daha fazla vergi vermesi ve dolaysısıyla eline daha az harcanabilir gelir geçmesine neden olacak özel indirimin kaldırılması, vergi kapsamının artırılması ve her yıllık matrah dilimleri için vergi oranlarının yükseltilmesi olgusu Maliye Bakanlığı’nın yaptığı bu açıklamayı son derece gülünç ve gerçek dışı hale getirmektedir. Göksel, bu yasa tasarısı için uluslararası vergi hukuku ilkeleri ile örtüşmediği gibi bu düzenleme ile kamuda ve özelde tüm ücretlilerin vergi yükü büyük ölçüde artacak ve dolayısıyla alım güçleri daha da azalacaktır açıklamasında bulundu. Göksel, ayrıca vergisini her ay peşin ödeyen ücretliler ile götürü vergi kapsamındaki küçük esnaf, zanaatkâr ile diğer şahsi işletmeleri olanlar arasında büyük eşitsizlik olacağına da işaret etti. Teknik olarak hesaplandığında ise yapılacak yasal değişiklik ile 2022 Ocak ayında verilecek hayat pahalılığını geri alacak kadar %10-15’lik ek vergi yükü yaratabilecek ve her ay çalışana getireceği ek yük ile de verilecek 13. maaşı dahi yıl sonuna kadar geri alabilecek bir vahim sonuç doğurabilecektir. Özetle yapılan bu düzenleme tamamen çalışan düşmanı bir nitelik taşımaktadır.
Açık ve net olarak ifade etmek gerekirse; Maliye müsteşar/bürokratları kaynak yaratmadaki kifayetsizlik/başarısızlıklarını örtmek için siyaseten son derece sakıncalı olmasına rağmen Maliye Bakanı Dursun Oğuz ve Başbakan Dr. Faiz Sucuoğlu’nu yanlış yönlendirmiş veya aldatmış ve azınlık hükümeti, iflas etmiş kamu bütçesine kaynak yaratmak için tek çare olarak özel ve kamu çalışanından daha yüksek oranda vergi almayı amaç edinmiştir. Böylelikle, 2022 Ocak ayında yasa gereği verilmesi zorunlu olan hayat pahalılığı ödeneğinin vergi yoluyla geri alınmasına niyet edinilmiştir. Böylesi bir yaklaşım ekonomik açıdan yanlış olduğu gibi siyaseten de tartışmasız UBP’nin aleyhine sonuç verecektir.
Öncelikle KKTC ekonomisi 2020 yılında % 16.2 küçüldüğüne ve pandemi yanında TL’nin değer kaybından dolayı vahim bir kriz içinde bulunduğuna göre; durgunluktan kurtulmak için maliye politikası bize tüketicilerin ödeyeceği vergi miktarlarının azaltılmasını ve harcanabilir gelir miktarların artırılmasını öngörmektedir. Bu maksat için ekonomide “otomatik dengeleyici” adı altında bir sistem ortaya atılmıştır. Bu çerçevede, KKTC Kamu Maliyesi’ni yöneten anlayış ekonomik teorinin aksine durgunluğu artıracak şekilde çalışanın harcanabilir gelirine darbe vurmaktadır.
Siyaseten yapılan bariz hata ise UBP iktidarının oy kaybına neden olabilecek bir yasa tasarısını seçim takvimi içinde gündeme getirmesidir. Çünkü bu yasa tasarısı muhalefet tarafından seçim süresince malzeme yapılırken UBP, çalışanın fakirleşmesine neden olacak bu girişimine makul bir yanıt veremeyecektir. Yanıt verse dahi inandırıcı olmayacaktır.
Sonuç olarak; ülkenin en köklü, deneyimli ve pragmatik partilerinden UBP’nin siyaseten bu yanlışa düşmesini anlamakta güçlük çekerken, bunun ancak ve ancak maliye müsteşar/bürokrat/teknokratlarının yanlış yönlendirmesi ile mümkün olabileceğini değerlendiriyorum. Dolaysıyla, UBP yanlış yönlendirildiği veya kandırıldığı yorumunu yaparak en erken zamanda bu yasa tasarısını geri çekmelidir.

 

Maliye bürokratları UBP’yi arkadan mı hançerliyor?
Yorum Yap

Yorumlar kapalı.