Bir kentin gelişmiş olduğunu anlayabilmek için yapılan binalar, yollar ya da büyük yatırımlar değil yatırımların nasıl korunduğu, nasıl kullanıldığı ve halk sağlığı açısından nasıl yönetildiğine bakmak gerekir. Lefkoşa gibi yaz sıcaklarının giderek daha ağır hissedildiği, yağışların ise zaman zaman ani ve yoğun seyrettiği bir kentte parklar sosyal yaşam alanları olmanın yanında kentin ısı adası etkisini azaltan, toplumun hareket etmesini sağlayan, çocuklara güvenli oyun alanı sunan, yaşlıların nefes alabileceği, gençlerin sporla buluşabileceği kamusal yatırımlarıdır.
Bu nedenle Millet Parkı diye bilinen Lefkoşa için çok önemli bir yatırımın değeri, halkın onu temiz, güvenli ve sürdürülebilir biçimde kullanabilmesinin sağlanmasıyla artırılabilir. Böyle büyük ölçekli projelerde çocuk oyun alanları, etkinlik alanları, spor ve dinlenme alanları gibi geniş kamusal kullanım bölümlerinin planlanmış olması, bu alanların kent yaşamı için ne kadar önemli sosyal işlevler üstlendiğini göstermektedir. Proje oldukça büyük bir alanda yaklaşık bin kişilik ileri teknoloji ile yapılan anfitiyatro, engelli dostu alanlar, kütüphane,
güneş enerji panelleri ve kafeler, çardaklar, etkinlik alanı ve çocuk oyun alanı gibi kullanımların yer alması gibi tümünü bir arada tutan benzersiz içerikleriyle bu yatırımın yalnızca estetik değil, sosyal ve halk sağlığı boyutu olan bir proje olduğunu ortaya koymaktadır.
Isı adası etkisinin yoğun hissedildiği kentlerde yeşil alanlar çok önemlidir. Ağaçlar ve bitki örtüsü gölge sağlar, buharlaşma yoluyla havayı serinletir ve kentsel sıcaklık baskısını azaltır. ABD Çevre Koruma Ajansı, ağaçların ve bitki örtüsünün yüzey ve hava sıcaklıklarını gölgeleme ve evapotranspirasyon yoluyla düşürdüğünü vurgulamaktadır. Ülkemiz için büyük park yatırımları, iklim değişikliğine uyumun da bir parçası olarak düşünülmelidir.
Ancak en iyi tasarlanmış park bile çöp yönetimi zayıfsa kısa sürede toplum için avantaj olmaktan çıkıp dezavantaja dönüşebilir. Sıcak havalarda açıkta kalan yiyecek artıkları, içecek ambalajları, plastikler, izmaritler ve karışık atıklar hızla bozulur; koku, sinek, haşere ve kemirgen sorununu artırır. Dünya Sağlık Örgütü, toplanmayan veya uygunsuz yönetilen katı atıkların hava, su, toprak ve gıda yoluyla sağlık riskleri oluşturabileceğini; böcek ve kemirgenler için çoğalma alanı yaratabileceğini belirtmektedir. Bu bilgi, parklar ve kamusal alanlar için çok önemlidir. Çocuk oyun alanının yanında taşan bir çöp kutusu, görüntü kirliliğinin ötesinde halk sağlığı sorunudur. Biriken çöp yalnızca bulunduğu noktayı kirletmez; ilk yağmurla birlikte sokak taşkınlarına, kirli su birikintilerine, kötü kokuya ve sivrisinek üreme alanlarına zemin hazırlar.
Parklar, sokaklar, etkinlik alanları ve rekreasyon bölgeleri için çözüm için temizlik sıklığı artırılmalıdır; ancak asıl ihtiyaç, alan bazlı atık yönetimidir. Millet Parkı gibi yoğun kullanılması beklenen büyük alanlarda giriş-çıkış noktaları, çocuk oyun alanları, spor sahaları, yürüyüş parkurları, piknik/dinlenme noktaları, etkinlik çayırları ve otopark çevresi ayrı ayrı değerlendirilmelidir. Hangi noktada hangi tür atığın çıktığı bilinmeden doğru çöp kutusu yerleşimi yapılamaz. Kapaksız, küçük ve kolay taşan kutular yerine; kapaklı, dayanıklı, hayvanların erişemeyeceği, geri dönüşüm ayrımına uygun ve düzenli boşaltılan sistemler kurulmalıdır.
Sıcak hava dönemlerinde organik atıkların bekleme süresi kısaltılmalı, özellikle hafta sonları ve etkinlik günlerinde ikinci temizlik vardiyası planlanmalıdır. Yağmur beklenen günlerden önce varsa ızgara çevreleri, park içi su yolları, eğimli sokaklar ve çöp birikme noktaları kontrol edilmelidir. Etkinlik düzenleyen her kurumdan, etkinlik izniyle birlikte atık yönetim planı istenmelidir. Etkinlik bittikten sonra alanın “ertesi güne bırakılmadan” temizlenmesi zorunlu olmalıdır. Çünkü kamusal alanlarda çöpün gece boyunca beklemesi, sıcaklık, hayvan teması ve rüzgâr etkisiyle sorunu büyütecektir. Bir diğer önemli başlık izmarit ve cam atıklarıdır. Özellikle kuru otların bulunduğu alanlarda izmarit yangın riski yaratır; cam kırıkları ise hem çocuklar hem hayvanlar hem de spor yapan yurttaşlar için fiziksel tehlikedir. Bu nedenle park ve yürüyüş alanlarında izmarit kutuları artırılmalı, cam atıklar için ayrı toplama ve hızlı müdahale sistemi kurulmalıdır.
Bir parkı yapmak önemlidir; ama onu yaşatmak daha önemlidir. Lefkoşa’nın ihtiyacı olan şey, büyük yatırımları günlük temizlik alışkanlıklarına teslim etmek değil; bilimsel, izlenebilir, denetlenebilir ve halkın da katıldığı bir kamusal alan yönetimidir. Çünkü çöp, doğru yönetilmediğinde yalnızca yere atılmış bir atık değildir; bir kentin sağlık, iklim, estetik ve ortak yaşam sınavıdır.
İklim değişikliğinin yoğun hissedildiği ülkemizde bu tarz alanların yönetiminde vizyon sahibi olmak, siyasetin karıştırmadan, adanmışlıkla yönetim için planlama yapmak ya da geçmiş dönemlerden var olan planları yok saymamak önemlidir. Çünkü kamusal alanlar kişilerin malı değil sadece halkındır…
Sedef Gürsoy Kutlu
Diğer Yazıları
Köşe Yazarı





Yorumlar kapalı.