Levent Tezel

Kazanmak alışkanlık ister






Haftalardır kazanan ve takımın makine düzeninde işleyen yapısıyla zor-kolay tüm maçlarını yıldızlarının sorumluluk alıp karşılaşmalara ağırlığını koymasıyla kazanan lider Mağusa Türk Gücü, dünkü Baf Ülkü Yurdu deplasmanında da benzer bir galibiyet alarak şampiyonluk yürüyüşüne devam etti.

Lider MTG dünkü maçın genelinde maçın son bölümlerine kadar beklenen futbolundan uzak olsa da, savunmasında olmayacak hatalara çanak tutup gollerin dışında 2 pozisyonda kalesinde gol görecek noktaya gelse de Dinopeter, Arif, Peter Ebi gibi yıldızlarının oyuna ve skora katkıları ile kazanmayı bildi. Takım olarak sürdürdükleri kazanma alışkanlıklarına rağmen motive olma sorunu yaşadıkları, hatta aşırı özgüvenleri yüzünden zaman zaman sıkıntı yaşadıkları Baf deplasmanında da oyunun son bölümde maça ağırlıklarını koyarak çıkmayı bildiler. Baf takımının savunmada kontrollü, orta alanı kalabalık tutarak rakibin hızını kesmeye ve Kossi, Adeola gibi çabuk futbolcuları ile kontratağa dayalı oyun planı karşısında oyunu kanatlara yayarak özellikle sol kanadı Dinopeter ile etkili kullandılar. Birçok maçta etkili olan Yasin-Arif ortaklığındaki sağ kanat bindirmeleri ise BÜY’nun aldığı önlemler sayesinde yeteri kadar işletilmedi.

MTG’de savunma dörtlüsünün ilk kez bu kadar hata yaptığını gördüm. Kontrollerine aldıkları topları gereksiz yere ayaklarında tutarak az adamla gelen rakip karşısında zaman zaman sıkıntı yaşadılar. Hatta Peter ile bulunan ilk golün ardından savunmada Halil’in ayağında gereksiz yere topu tutup rakibe kaptırması ve devamında topu ağlarında görmeleri bu durumu en iyi anlatan pozisyondu.

Tempoyu arttıramadığı için oyunun son bölümüne kadar zorlanan lider son 15 dakikada tempoyu arttırdı. Ev sahibinin bu baskıya yeterli karşılığı verememesi ve çok fazla savunmaya gömülmesi sonun başlangıcı oldu. Lider son 15’te kendi oyununa dönünce kazanmayı bildi ve seriye devam etti.

Yankı, Adetu ve Fikri gibi etkili üç isminden yoksun sahaya çıkan Baf Ülkü Yurdu, güçlü rakibine karşı uzun süre iyi direndi. Genç ve tecrübesiz oyuncularının zaman zaman maçın ağırlığı altında kalmalarına rağmen oyundan kopmadı. Topun ve oyunun geneli MTG üstünlüğünde geçse de 1-1 eşitlikle devam eden ilk yarının uzatma bölümünde Adeola ile net bir pozisyonu harcayarak adeta kaderlerine razı oldular. Savunmada genç Doğan, yeterli yardım gelmediği için Dinopeter karşısında zor anlar yaşadı. Baf’ın bu kanattaki zaaflarını iyi okuyan MTG, Baf’ı bu kanattan çökertti.
 

Kazanmak alışkanlık ister

Yorumlar kapalı.

Levent Tezel

Kazanmak alışkanlık ister






Skor kimseyi aldatmasın. 4 fark olacak karşılaşma değildi. Özellikle Hamitköy’ün John Ebuka ile kaçırdığı penaltıya kadar denk giden bir karşılaşmaydı. İki takımın kaçırdığı net pozisyonlar vardı. İlk devrenin genelinde baskılı görünen Hamitköy’dü. Ancak bunları ifade ederken iki takım arasındaki en bariz farkı da gözler önüne sermeden geçmemek gerekiyor. Lige iyi bir başlangıç yapan Türk Ocağı, bireysel yeteneklerinin verdiği katkının yanı sıra yabancısıyla, yerlisiyle, tecrübelisiyle, genciyle takım gibi takım olmanın, birlikte mücadele etmenin, birlikte koşmanın ve birlikte sonuca gitmenin semeresini dün olduğu gibi lig başından beri aldığı iyi sonuçlarla gösterdi. Hamitköy maça baskılı başladı. Hasan, Peter ve dün son derece etkisiz olan Aksel’in destek verdiği Ebuka ile golü erken bulmak istediler. İlk 30 dakikada savunmada iyi kapanan Ocak, Hamitköy’ün en tehlikeli ismi John’u genç İlker İnceler ile kilitledi. Ocak, Quincy’nin orta alandaki çalışkanlığı, ilerde Oha, Remzi ve İnsa’nın presi ile Hamitköy’ün baskısını kırdı. Güçlü fiziğiyle fark yaratan İnsa’nın mükemmel golüyle öne de geçti. Devrenin son bölümünde etkisini arttıran Hamitköy, İlker’den ilk kez sıyrılan John ve ardından Peter ile öyle net 2 pozisyonu harcadı ki akıllara zarar. Geçen haftaki Cihangir maçında olduğu gibi girilen pozisyonlardaki beceriksizlik ve laubalilik Hamitköy’ün başına yine iş açtı ve kaderini belirledi.

İkinci yarıya kontrollü başlayan Türk Ocağı, Remzi ile ikinciyi buldu. Golde Remzi’nin ustalığı kadar Hamitköy savunmasının maç başından beri yaptığı hataların bir benzeri vardı. Dördüncü sarı kartını gören ve Doğan derbisinde cezalı duruma düşen Remzi, takımın en etkili isimlerinden biri olarak dikkat çekti. Oyundan alındığında sarı kartın üzüntüsünden ağlaması oldukça dramatikti. Ancak bir hücum oyuncusu olarak 7 haftada 4 sarı kart görmesi kendi açısından ders çıkarılması gereken bir durumdur benden söylemesi.

Aynı ilk devrenin son bölümünde olduğu gibi ikinci yarının son 20 dakikasında da Hamitköy risk alarak ve forvette çoğalarak rakip kalede ciddi bir baskı kurdu. 72’de John’un net pozisyondaki laubali vuruşu kadar günün başarılı isimlerinden kaleci Cenk’in de son hamlesi yüzde yüz golü önledi. 78’de Hamitköy’ün gol olsa oyunun gidişatını değiştirecek penaltıda John’un topu direğe nişanlaması tam bir kırılma anıydı. Geçen yıl kaçırdığı penaltı ile bir anlamda Yenicami’yi şampiyonluktan eden Ebuka, dün de Hamitköy’ün forvetteki olmazsa olmazı olarak penaltıyı bozuk para gibi harcayınca Hamitköy kaderine razı olmak durumunda kaldı ve Ocak, dağılan rakibi karşısında farka ve liderliğe koştu.

 

Kazanmak alışkanlık ister

Yorumlar kapalı.

Levent Tezel

Kazanmak alışkanlık ister






Ligde konumlarının iç açıcı olmamasının yanı sıra galibiyeti ve 3 puanı unutan iki takımın mücadelesinin kime ne getireceğini kimse bilemezdi. Mağusa Türk Gücü 3 haftadır puana ve galibiyete hasretti. Futbol olarak çok iyi durumda oldukları da söylenemezdi. Gençlik Gücü de son iki haftada sıfır çekmenin ve neticeye gidememenin baskısını hissederek maça çıktı. Kötü performansları ile doğru orantılı olarak korkulu rüya görmek istemeyen iki takımdan üst düzey, tempolu futbol beklemek hayalcilik olurdu. Yağan yağmur ve üstü açık tribünler nedeniyle seyirci de maça ilgi göstermedi. MTG’de Malik ve Erdoğ, GG’de ise Uğur, Hüseyin ve Özcan eksiklerdi.

MTG’de ilk hissedilen takım üzerine karabasan gibi çöken kaybetme korkusuyla ilgili ciddi bir tedirginlik olduğuydu. 4 farka rağmen bunu maçın belirli bölümlerinde hissettiler ve hissettirdiler. Maça iyi başlayan Gençlik Gücü, savunmada maç boyunca yapılan fahiş hataların bedelini çok fena ödedi. MTG’de atılan 4 gol usta işi gollerdi. Ancak Gençlik Gücü savunmasında gerek adam paylaşımı gerekse de kademelerde yapılan hatalar akıl alır gibi değildi. Attığı güzel golle takımına gerçek dönüşünü yapan Emre’nin erken golü MTG’yi rahatlatmaya yetmedi. Önce Dobola’nın ardından da Arnavut golcü Ndue’nin net pozisyonlarda topu ağlara gönderememesi ilk devrenin ciddi kırılma anlarıydı. Gençlik Gücü’nde savunmada yapılan hatalarda ayakta kalan tek isim yediği 4 gole rağmen yaptığı kurtarışlarla kaleci Ferhat oldu. Maçın başından beri kendi sağ kanadını Arif ve Yasin ile çok iyi kullanan MTG, Arif ile farkı ikiye çıkardı. Gençlik Gücü’nde orta alandaki dirençsizlik ve savunmanın ortasında Gökhan ve Yusuf’un uyumsuzluğunun yanı sıra yardımlaşmadan uzak kötü futbola Niyazi hoca kenardan ne kadar müdahale etmeye çalışırsa çalışsın çare olamadı. İkinci yarı çok daha enteresandı. 2 farka rağmen MTG’de anlaşılmaz tedirginlik devam ediyordu. Gençlik Gücü takım savunmasındaki hatalara rağmen ilerdeki en hareketli ismi Debola ile golü bulup farkı bire indirebilse maçın gidişatı çok farklı olabilirdi. Debola’nın direkten dönen vuruşu tam bir kırılma anıyken hemen ardından 2 dakika içinde sanki arasına karbon kağıdı konmuş gibi birbirine çok benzeyen iki pozisyonda GG savunması sadece seyrederken önce Rasheed sonra Arif işi bitiren isimler oldular. Kötü sonuçlar nedeniyle kredilerini bitirdiklerinin farkında olan sarı-yeşillilerde Ali Oraloğlu’nun talebeleri oyun disipline bağlı kalmaya çalıştılar. Mehmet Gürlü orta alandaki mücadelesiyle adeta atom karınca misali galibiyette gizli kahramandı. Arif futbolu ve golleriyle parladı. Beklentiler yüksek olan iki yabancı Peter ve Rasheed de iyi bir oyun ortaya koydular. Maçın hakem üçlüsü ise 90 dakika standart ve iyi bir yönetim gösterdi.

Kazanmak alışkanlık ister

Yorumlar kapalı.