Konuk Yazar

Genetik yapısı değiştirilmiş gıdalar





HÜSEYİN DEĞİRMENCİ

Geçen hafta gıda terörü konusunda yazdığım yazı dizimin birinci bölümünde de bahsettiğim gibi dünyada sadece silahlı terör yok; terörün en büyüğü GIDA TERÖRÜ. Gıda tüketiminde sürekli konuştuğumuz ve tartıştığımız konular aslında hep aynı; bu gıdalarda hormon var mı? Katkı maddesi kullanılıyor mu? Koruyucu var mı? Bu gıdaları çocuklar ve hamileler tüketebiliyor mu? gibi…
Geçen haftaki yazımda hormonlu gıdalar, sebep oldukları kanserojen etkileri ve özellikle gelişim çağındaki çocuklarda sebep olduğu gelişim bozukluklarına değinmiştim. Bu haftaki konumuz ise “Genetik Yapısı Değiştirilmiş Gıdalar”.

 

Genetik yapısı değiştirilmiş organizma nedir?

Dünyanın giderek artan gıda ihtiyacını karşılamak ve açlık sorununa çözüm üretmek için yeni arayışlar içine girilmesine neden olmuştur. Bu arayışların sonucu olarak, biyoteknoloji ve gen mühendisliği alanında çalışan araştırmacılar, canlıların genetik yapılarında değişiklikler yapmayı mümkün kılan mekanizmaları keşfetmişlerdir. Böylece genetik mühendisliği yöntemleriyle, bünyelerine yabancı genler dahil edilerek, genetik yapıları değişikliğe uğratılan ve yabancı genleri genomlarına sabit olarak entegre eden ve bu özellikleri gösteren bitki, hayvan ve mikroorganizmalar geliştirilmiştir. Bunlar, transgenik veya genetik yapısı değiştirilmiş organizma (GDO) olarak adlandırılmıştır.
1996 yılında, genetiği değiştirilmiş ürünlerin ticarî anlamda ekimi başlamış ve domates, mısır, pamuk, kolza ve patates gibi ürünlerin piyasaya sürülmesine izin verilmiştir. Daha sonraki yıllarda, dünyada GDO üretimi hızla artarak; tarım, hayvancılık, endüstri, sağlık gibi birçok alanda kullanılmaya başlanmıştır. Ancak genetiği değiştirme teknolojisi, en çok tarım ve gıda sektöründe uygulama alanı bulmuştur.

 

Tarımda genetiği değiştirme teknolojisinin kullanım amaçları

Tarımda genetiği değiştirme teknolojisinin kullanım amaçları: tarım ürünlerine virüs, mantar, bakteri, parazit, herbisit ve böceklere karşı dayanıklılık kazandırılması; sıcaklık, kuraklık, rutubet ve tuzluluk gibi olumsuz faktörlere karşı tolerans kazandırılması; albenilerinin ve dayanıklılıklarının artırılması, tadaroma-kokularının değiştirilmesi, meyve oluşturma sürelerinin kısaltılması, besin değerlerinin iyileştirilmesi, sekondermetabolit (aşı, ilaç) üretiminin sağlanması ve verimliliklerinin artırılmasıdır. GDO’lar ile ilgili, tarımsal alanda en fazla gerek duyulan uygulamalardan biri, bitkilere zararlılara karşı dayanıklılık kazandırılmasıdır. Hem bitkinin yapısını bozan, hem de bitkiye çeşitli hastalıklar bulaştıran böceklerin zararlarından korunmak için kullanılmaktadır.
GDO’lar ile ilgili, tarımsal alanda sık kullanılan diğer bir uygulama da, herbisitlere dayanıklı bitkiler elde edilmesidir. Yabancı otlar nedeniyle, dünya genelinde tarımda büyük kayıplar olmaktadır. Bu nedenle, tarımda yabancı otlarla mücadelede, yabancı otlara etki eden herbisitler kullanılmaktadır. Ekilen bitkinin herbisitlerden etkilenmemesi için, mikroorganizmalardan ya da herbisitlere doğal olarak dirençli çeşitli bitkilerden izole edilen genler (herbisitteki etken maddeyi inaktif hale getiren proteini kodlayan) bitkilere aktarılmaktadır.
GDO’lar ile ilgili, başka bir uygulama da, tarım ürünlerinin besin değerlerinin iyileştirilmesidir. Bunun en iyi bilinen örneği; pirince, Provitamin A (β-karoten) oluşmasını sağlayan enzimleri kodlayan 4 adet genin Narcissuspseudonarcissus bitkisi ve Erwiniauredovora bakterisinden izole edilerek aktarılmasıdır.

 

GDO’lu ürünlerin yararları ve zararları nelerdir?
 

GDO’nun yararları

-GDO’lu ürünler sayesinde besinler istenilen özelliklere kavuşabilir. Bu sayede daha dayanıklı ve daha cazip bir hale gelmektedir.
-Bu yöntemle ürünlerin verimleri arttırılmaktadır. GDO’lu ürünler sayesinde açlık problemlerinin de önüne geçilmektedir.
-Tarımsal ürünlerde en büyük problem hastalık ve zararlılar ile mücadeledir. GDO sayesinde bu hastalıklar ve zararlılar ile mücadele edilebilir.
-Bazı ilaçlar GDO sayesinde fazla miktarlarda ve ekonomik bir şekilde üretilmektedir.
 GDO’lu ürünler özellikle tarımsal üretimde faydaları bulunmaktadır. Fakat faydalarının yanı sıra GDO’lu ürünlerin zararları olduğu da bilinmektedir.

 

GDO’nun zararları

-Aktarılan genler bitkilerin polenlerinin yayılmasına sebebiyet vermektedir. Bu polenlerin çevreye yayılması nedeniyle genetik bir kirlilik yaratır.
-Alerjik reaksiyonlara sebebiyet verebilir.
-Ekosistemdeki dengeyi ve zinciri bozabilir.
-Özellikle insan ve hayvanlarda çeşitli pek çok kanserlere neden olduğu bilinmektedir.

 

GDO’lu ürünler nasıl anlaşılır?

Pek çok kişi tarafından bilinen GDO açılımı Genetiği Değiştirilmiş Ürünler şeklinde olmaktadır. Günümüzde pek çok meyve ve sebzenin GDO’lu olduğu bilinmektedir. Bu nedenle pek çok vatandaş GDO’lu ürünler nasıl anlaşılır sorusunun cevabını merak etmektedir. Özellikle sebze ve meyve alırken ürünün genetiğinin değiştirilip değiştirilmediğini anlamak mümkündür. GDO’lu meyve ve sebzelerin özellikle şu şekildedir.
-Çok parlak ve ışıl ışıl görünürler.
-Bu ürünler genellikle çürük olmayan kurtsuz ürünlerdir.
-Normal boyutundan daha büyük ve daha irilerdir.
-Uzun süre dayanıklıdır ve olması gerekenden daha serttir.
-Uzun süre sıcakta beklese bile yumuşama yapmaz ve bozulmaz.
-Mevsimi olmasa bile bu meyve ve sebzeler satılır.
Doğal ve sağlıklı yaşamak için her zaman organik ürünleri kullanmayı tercih etmeliyiz. Gıdadan kozmetiğe, temizlikten anne bebek ürünlerine kadar organik doğal ürünleri tercih etmemiz sağlığımız için önemli ve öncelikli olmalıdır.

 

Günlükler 27-11-21 “HUSEYIN DEGIRMENCI” klasöründe

Genetik yapısı değiştirilmiş gıdalar
Yorum Yap

Yorumlar kapalı.