Orada, o adına “Kalkınma Bankası” denilen finansal devlet kurumunda çok ciddi şeyler oluyor… Kalkınma Bankası temelden çatıya dek toplumsal ve finansal bir soruna dönüşmüş durumda… Bu sarsıcı duruma mutlaka dikkat buyrulması gerekir…
Geçen Perşembe sabahı bir televizyon programında Kalkınma Bankası’na geri dönmeyen krediler konusuna bir kez daha değinen bu bankanın eski yönetim kurulu başkanı ve şimdi DP’den milletvekili Hasan Tosunoğlu yine hepimizi yerinden fırlatacak şeyler söyledi…
Ama Tosunoğlu’nun dediklerinden önce Kalkınma Bankası Genel Müdürü İnanç Babaliki’nin dediklerini de bir anımsatmalıyım.. O da bir televizyon programında açıklamalarda bulunurken, bankanın verdiği kredilerin yüzde 48’inin geri ödenmemiş ve donuk pozisyonda olduğunu söylemişti… Babaliki, “Yasal ve idari takipte 162 kişi var. Dosya olarak baktığımızda 700’e yakın dosyamız var” dedi.
Diğer bankaların ve finansal kurumların yetkilileri medyada söz aldıklarında temsil ettikleri kurumların durum ve icraatlarını öve öve bitirmezler… Bir de Kalkınma Bankası’nın yetkililerinin tavrına bakınız hele… Vicdan mı yapıyorlar?…
***
Gelelim Tosunoğlu’nun son dediklerine… “Hiçbir banka yüzde 48, ya da yüzde 51 gibi geri dönmeyen bir kredi oranı ile yaşamını sürdüremez. Ödenmeyen kredilerle ilgili Kalkınma Bankası’nın yasal düzenlemelere ihtiyacı var” diyor… Oysa dostlar, yüzde 51 oranındaki dönmeyen kredilere rağmen bu banka sürdürüyor yine de yaşamını işte… Ve sorunları gittikçe yoğunlaşan bu krizli yaşam sürecine hiç dokunulmuyor…
Neden sürgit oluyor bu süreç?.. Çünkü bu banka mevduat kabul etmez, ama halkın diğer bankalardaki mevduatlarından yapılan yüzde 2’lik kesinti bankanın kasalarına akıtılır boyuna… Yasalarımız gereği!..
***
Tosunoğlu’nun şu dediğine ne buyrulur peki? “Halen yazılım programı dahi olmayan, elde kayıt tutan, ciddi altyapı eksiklikleri bulunan bir bankadan söz ediyoruz.”
Lütfen dikkat buyrulsun: Bu ülkenin Kalkınma Bankası mahalle bakkaliyesi gibi mi yönetilir?. Bu çağda bir bankada yazılım kaydı olmaması, kayıtların elde tutulması ne demek arkadaş?.. Köy kooperatif bankalarının ve bilinen sendika bankalarının bile işleyiş ve yönetim tarzı artık böyle değildir… Oralara bile çağdaş bankacılık sistemi gelmiştir…
***
Kalkınma Bankası’nın en önemli sıkıntıyı 2014 -2016 yıllarında yaşadığını, o dönem verilen kredilerin çoğunluğunun geri dönmediğini de anlattı Tosunoğlu… Tosunoğlu’nun işaret ettiği bu yılların 2 CTP’li Başbakanı önce Özkan Yorgancıoğlu, daha sonra da Ömer Soyer Kalyoncu’dur… Yorgancıoğlu görevi, o kısa süreli başbakanlığından sonra Sibel Siber’den 2014 yılında devralmıştı… 15 Temmuz 2015’ten 16 Temmuz 2016’ya dek Başbakanlık koltuğunda Kalyoncu vardır… 2016’dan sonra Başbakanlıkta UBP’li Hüseyin Özgürgün’ü görürüz…
***
Şimdi milletvekili ve Yasama Organı üyesi ya; “Hiçbir partinin geri dönmeyen krediler için bir diğerini suçlayacak yüzü yoktur, biz öneri sunacağız ve Kalkınma Bankası’nın özerk bir yapıya kavuşması için çaba harcayacağız” diyor Tosunoğlu…
O gerçi böyle diyor, ama pek de umutlu değil… Bunu nereden mi anlıyoruz?.. Çünkü Tosunoğlu’nun yeni dahil olduğu Meclisle ilgili ilk izlenimleri olumsuz… Açıkça vurguladığı bu bağlamda düş kırıklığı yaşadığını, Meclisin yasa üretimi konusunda aktif olmadığını, verimli bir çalışma ortamının ve uzlaşma kültürünün de hak getire olduğunu duyuruyor…
Bu durumda onun için yapılabilecek tek şey kalır: Üyesi bulunduğu Yasama Organı’nın kürsüsüne çıkarak Kalkınma Bankası’ndan aldıkları kredileri geri vermeyenlerin isimlerini teker teker açıklamak!.. Ki, bunların sayışınım 162 olduğu seslendiriliyor… Tosunoğlu bunu da yapamazsa, artık hiç konuşmasın…
***
Hiçbir başarı öyküsünü içermeyen, fiyaskolar zincirinin içinden geçtiği bu bankacılık dramında dünden bugünlere rol almış tüm yetkililer de sorgulanmalıdır…
Yazımı bir soruyla noktalamalıyım: Kalkınma Bankası KKTC Merkez Bankası’nın ilgi ve yetki alanı dışında mıdır?..
Ahmet Tolgay
Diğer Yazıları
Köşe Yazarı





Yorumlar kapalı.