Olgun Beyoğlu

Tüketici hakları





   Bir önceki yazımda da ifade ettim üzere tüketici hakları (consumerrights),  KKTC Anayasası altında korunmuş bir hak olup, bu amaçla yapılan 40/2003 sayılıdüzenleme ile de yasal bir çerçeveye oturtulup koruma altına alınmıştır.

   Ülkemizde çok yeni olan tüketici hakları kavramı ve bu konudaki yasal düzenlemeye karşın, gelişmiş ülkeler ve özellikle Avrupa ülkelerinde yüz yıllar ötesine dayanmaktadır. Bu ülkelerde yaşanan ihtilaflar ve bu ihtilafların dava sonuçları bu konudaki yasal düzenlemelerin kaynağı olmuştur.

Bir musibet bin nasihatten evladır 

   Bu yazımı geçen hafta başımdan geçen hadise olmasaydı herhalde yazmayacaktım. Geçtiğimiz hafta sonu bahçemdeki çiçeklerin kurumuş dallarını budamak için yaşadığım bölgede her zaman alışveriş yaptığımhırdavatçıdan aldığım budama makasının daha bir çiçek budamadan kırılmış olması yazmamı zorunlu kıldı. Derler ya bir musibet bin nasihatten evladır (iyidir). İşte o misal.

   Aldığım budama makasının fiyatının ucuz veya pahalı olması önemli değildir. Konu da zaten makasın fiyatı değildir. Çünkü ben makası alırken hırdavatçıdan kaliteli bir budama makası istemiştim. Oda bana -söylediği araba markasının ismini burada yazmayı o markaya karşı ayıp sayıyorum-“al sana ….kalitesinde bu makası vereyim. Bu makaslardan 200 tane aldım. Kalan işte burada gördüğün 6 adettir”. Güvendim aldım.

  Kırıldıktan sonra aynı gün vakit geçirmeden dükkanageri gittim. Kırılan makası verdim. Aldı baktı, Allah allah bugüne kadar hiç başıma gelmedi dedi. Ben de inandım. Neyse değiştirip yerine yeni bir makas aldım.  Sonrasında söylediği söz ise ağır geldi. Ancak maksat hasıl olmuş, değiştirme yapılmıştı. Söylediği “yeniden kırılırsa bu defa değiştirmem ha” sözünü ise cahilliğine bağışlıyorum. Güven kaybolduktan sonra benim bir kez daha o iş yerine gitmem zaten mümkün değildir. İnşallah kırılmaz, dedim. Kırılırsa tekrar görüşürüz demeyi kabalık saydım, kendime sakladım. Böylesi durumlarda hiç tereddüt göstermeden tepkinizi koyunuz. Zararınız telafi edilmez ise hukuki yollara başvurunuz. Adil bir düzen ancak mücadele ile kurulur.

   Bu vesile ile bir önceki yani finansal tüketicilerin korunması başlıklı yazım nedeniyle ilkokul yıllarından beri dostluğumuzun devam ettiği bir arkadaşımın sorduğu soruya verdiğim cevabı, sizinle de paylaşmak istedim.

İmzaladığınız sözleşmenin bir kopyasını talep ediniz

   Bankalardan aldığınız tüketici kredileri için imzaladığınız sözleşmenin bir kopyasını mutlaka talep ediniz. Verilemez, banka dışına çıkarılamaz gibi hiçbir mazeret geçerli ve hukuki değildir. Altına imza attığınız bir belgenin sizin de elinizde olması, en doğal hakkınızdır.

   Verilmez ise şikayet ediniz. Sosyal medyada paylaşınız. Şikayet merciiniz merkez bankası, ekonomi bakanlığı veya polis’tir. Şikayetinizi bu makamların tümüne veya sadece birine deyapabilirsiniz.

Finansal tüketicilerin korunması için düzenleme yapılmasını talep ediniz

   Finansal tüketicilerin korunması konulu yazımı da gerekli düzenlemelerin yapılması, bankalarca alınacak ücret, masraf ve komisyonlukların belirlenmesi için bu sebeple yazdım. Takipçisi de olacağım. Bu benimhem mesleki birikimimin bir gereği, hem de vatandaşlık görevimdir.

   İmzaladığınız sözleşmede yer alan koşullar, müşteri aleyhine hiçbir şekilde değiştirilemez. Sözleşmede yer almadığı sürece örneğin faiz oranları değiştirilemez. Herhangi bir behane ile kesinlikle artırılamaz.

   Borçlu, borcun tamamını yada bir kısmını önceden ödemek isterse banka gerekli faiz ve komisyon indirimini yapmak zorundadır. Bunu da akıldan çıkarmayınız.

Tüketici hakları
Yorum Yap

Yorumlar kapalı.