Susuzluk önlemleri için çözüm çalışmalarında barışçıl yatırımlar ve uzlaşılar
Mesarya kurak ovasının sulanmasında ve adanın diğer bölgelerinde, tarih boyunca dönem dönem bir takım İskaiye (sulama) projeleri tahtında çeşitli yatırımlar yapılmıştır. Değirmenler, su kanalları küçük çapta kanaletrler ve su arkları yapımı bu çalışmaların en bariz örnekleri arasındadır. Su ile yaşamını sürdüren insan topluluklarının yaşam unsuru olan suya sahip çıkmak istemesi gayet doğaldır. İnsan topluluklarının ilginç bir yaşam biçimi ise, ortak çıkarlarının birleştiği noktalarda barışa ve yardımlaşmaya kısa sürelerle bile olsa sahip çıkmış olmalarıdır. Çekirge salgınları, sâri(salgın) hastalıklar ve depremler gibi tabii afetler karşısında kısa sürelerle dahi olsa barış içinde olmayı tercih eden farklı kültürlere mensup topluluklar, su konusunda da tarih akışı içerisinde biri birlerini desteklediklerini ve geçmişte inşa edilen su tesislerini, daha sonra gelen nesillerin ayni şekilde bu tesisleri bakım ve onarıma tabi tuttukları ve kendilerinden sonrakilere sağlam bir şekilde aktardıkları gözlemlenmiştir.
Mesarya ovasının altyapısında tarihsel veriler ve Osmanlı damgasının izleri
Kıbrıs, bu açılardan oldukça şanslıdır. Roma, Lüzinyan ve Venedik döneminden intikal etmiş bulunan su sarnıçları, kanallar ve bazı değirmenler, Osmanlı döneminde bakım ve onarıma tabi tutulmuştur. Bunlara yenileri de eklenmek suretiyle, su kaynaklarına ve kullanımına daha da önem verilerek, elverişli hale getirilmiştir. Osmanlı döneminde ayrıca vakıf sularla, çiftliklere İskaiye imkânları sağlanmış, tarım faaliyetleri güçlendirilmiştir. Bu arada Mesarya bölgesindeki köylere su aktarımında yeterince Su Kanalları inşa edilmiş; akarsularla değirmenler çalıştırılmış; mevcut sular derivasyon sistemleri ile Mesarya’nın içbölgelerine taşınarak zirai faaliyetlere olanaklar sağlanmıştır.
Değirmenlik meskeni ve tarihe ışık tutan muattal değirmenler
Osmanlı döneminde, bölgede inşa edilen değirmenlerin çok olması nedeniyle ismi Değirmenlik olarak adlandırılan köy, nahiyeye dönüştürülmüştür. Lefkoşa’nın yaklaşık 8 ½ mil kadar uzağında bulunan Değirmenliğin bir süre, kaza merkezi olarak ta kabul edildiği belgelerle sabittir. Bölgede yaklaşık olarak 50’ye yakın Su Değirmeni bulunmaktadır. Bir kaç değirmen dışında geriye kalan değirmenler yıkık ve atıl durumdadır. “Nasraniye, Kara Mehmet, Turnalı, Zeytun, Giriz Sağir, Baş, Dere, Meneviş, Sirkala, Marmaridi, Ambelya, Guppa ve Stefono” bunlardan bazılarıdır.
Tarihi geçmişi oldukça eskilere dayana bu değirmenler su içerisinde kullanılabildiği ölçüde bakım altında bulundurulmuştur. Değirmenlik bölgesini ilk kez ziyaret edenleri etkileyen yapılar değirmenlerdir.
Mrs. Lewis’in Başpınar hatırası ve şok edici görünümler
Mrs. Lewıs’in Kıbrıs’a yaptığı 1893’lü yıllardaki seyahatinde söz konusu değirmenlerden uzun uzadıya kitabında yer vermiştir. Katır ve eşeklere binili olarak gezisini sürdüren seyyah, Değirmenliği oldukça sulak ve ağaçlık bölge olarak tanımlamıştır. Değirmenlik gezisinin en ilginç anı Değirmenlik Baş Pınarı’na ulaştığı andır. Burada dağ yamaçlarına tırmanan büyük ağaçların yanı sıra yabani çiçekler ve sulak alanlar onlar için dikkat çekici idi.
Girne Dağlarında, Değirmenlik köyü hudutları içerisinden kaynaklanan Değirmenlik Baş Pınarı (Outlet of Kephalovrysos) suyu, içme suyu ve sulama amacıyle kullanılmıştır. Halen suyu azalmakla beraber Değirmenlik, Neohorio, Trakhoni, Pelekythrio, Voni, Epiko, Exometochi, Beyköy, petra tou Dhigeni, Chatos, Konetra, Pyrga, Angastina, Marathovouno, Kuru Manastır, Mora, Aphania, Yenağra, Ornithi köylerinin Değirmenlik Başpınar suyundan kullanma hakları bulunmaktadır.
En büyük temennimiz: “Günümüzde hasret kaldığımız bu hoş, can alıcı ve cazip görüntülerin, yeniden oluşmasında Anadolu Hayat Suyunun Adaya getirilmesinden sonra başlatılan ve geliştirilmesi özlemle beklenen dağıtımların, yerlerine ulaştırılması ile bölgenin yeniden hayat bulması ve ayni şekilde tabii yapıları ve güzel görünümleri ile bizleri buluşturması ve Bayan Lewis gibi bizlerin de ayni heyecanı yaşayabilmemizin sağlamasıdır”.
Değirmen sularının korunması ve akışının sağlanması; değirmenlerin imar sürekliliği
Bazı tarih kaynakları Değirmenlik köyünün ilk imar edenlerinin Lüzinyanlar olduğunu yazmaktadır. Bu görüşe katılmayanların da bulunduğunu belirtmek gerekir. Anadolu’dan kaynaklanarak çıkışını Değirmenlik’te sonlandıran ve akışını Mesarya ovasına doğru gerçekleştiren Suyun getirisi olan değirmenlerin, imarını tek bir topluluğa hamletmenin bilimsel ve inandırıcı olması olası değil.
Değirmen sistemi ve tesislerinin Lüzinyan dönemi öncesinde de var olduğu dikkatten uzak tutulmamalıdır. Osmanlı döneminde Suyun önemine binaen inşa edilen Su kanallarının, Sarnıçların ve benzeri İskaiye tesislerinin sayısı oldukça kabarıktır. Tüm bu tesisler, ırk, dil, din farkı gözetilmeksizin her dönemde insanların istifadesine sunulmuştur. Sir Samuel Baker’in de belirttiği üzere, bu Anadolu suyu, yıllarca insanlığın ihtiyaçlarını gidermiş; bölgeyi yeşertmiş, canlı varlıkların yaşamını kolaylaştırmıştır. Değirmenlik suyu ayni zamanda kurak Mesarya’nın yıllar boyu yeşil kalmasını bir şekilde sağlamıştır.
Hayat suyunun Mesarya’ya akıtılması ve devamlılık müjdesi
Bir takım nedenlerle kurumaya yüz tutmuş bulunan çoğu Pınar sularının, imdadına yakın tarihimizde yine Anadolu’dan getirilen hayat suyu ile yeniden takviye edileceğini, Mesarya’yı eskisi gibi yeşerteceğini sevinçle ve gururla gözlemlemekteyiz. Bu konuda yoğun çalışmaların yapıldığına da şahit olunmaktadır. Mevcut kaynaklarda belirtildiği üzere,50 yıl hatta daha fazla bir süreçle Kıbrıs’a Türkiye’den su sağlanacağı hedeflenmektedir. Getirilecek olan 75 milyon metre küp suyun37.76 Milyon Metre küpü (%50,3) içme amaçlı, geri kalan kısmı (549,7)si ise sulama amaçlı olarak kullanılacaktır.
Kıbrıs’a aktarılan suyun belirli bir miktarı ise Mesarya tarım alanlarına su kanalları ile aktarılacağı; bu vesile ile fizibilite çalışmalarının nerede ise tamamlanmak üzere olduğunu görüyoruz. Asrın en büyük projelerinden biri olarak gerçekleştirilen Anadolu suyunun adaya getirilmesinin bir devamı olarak Mesarya’ya aktarılması ve bölgede tarım alanlarının geliştirilmesi dünya standartlarının üzerinde ibretle karşılanacak müstesna bir proje olarak kabul edilmektedir. Türkiye Cumhuriyeti bu su projesi ile gücünü dünyaya bir kez daha ispatladığı gururla izlenmekte ve takdir görmektedir.
Ortak yer altı su kaynakları; Mesarya yamaçları ve ötesinde pınarlar ve değirmenler
Yeterli olmamakla beraber, Mesarya bölgesi köylerinin içme suyunu ve sulama ihtiyaçlarını kısa sürelerle karşılayan, Değirmenlik bölgesinde bulunan değirmenlerden başka, Girne dağlarından kaynaklanan diğer Baş pınarların sularıyla dönen değirmenlerden Lapta ve Karava değirmenleri bulunmaktadır. Adanın güney ve orta bölgelerinde de su değirmenlerine rastlanmaktadır. Buğday öğüterek Un yapan ve Zeytinden Yağ çıkarmak için kullanılan değirmenleri çalıştırmak üzere kullanılan akan sular, kanaletlerle bir şekilde ekin tarlalarına; ziraat alanlarına taşınmak suretiyle tarım faaliyetleri gerçekleştirilmiştir.
Kıbrıs’ta mevcut su kaynakları arasında, Yukarı ve Aşağı Pınarbaşı (kırnı) Suyu: Pınarbaşı, Phota (Dağyolu),Kanlıköy ve Gönyeli, sakinleri tarafından İçme suyu ihtiyacı için kullanılmakta idi. Akanthu (Tatlısu) Başpınarı: Mevcut köy sakinlerine “ziraî alanlarda sulama” maksadı için tahsis edilmiştir. Davlos(Kaplıca) Ayios Nicolaos Pınarı: İçme suyu olarak kullanımı, köy sakinlerine devredilmiştir. Kantara Vournia Pınarı: İçme suyu olarak Bölge sakinlerinin kullanımına bırakılmıştır.
Troodos dağlarında yer alan su menbalarından bazıları ise: Kannoures PınarSuyu: Kakopetria ve Galata köylerinin ziraat alanlarını sulamak için; Platres Psilo Dhendhro Kryos Potamos Suyu: Platres iskaiyesi için; Limasol Ayios Therapon Başpınarı ile Limasol Khalassa Mavrommata Pınar suları: Kaza sakinlerinin içme suyunun karşılanması için, Belediyenin kontrolüne devredilmiştir.Akama Loutro tis Aphrodthitis Pınar Suyu: Afrodit Hamamları için tahsis edilmiş su şebekeleridir. Baf’ta, Tsadha köyü Kourkas Pınarı:Üzüm Bağları bölgesinde, Dağ yamacında sızan pınar suyu olup, köy sakinleri tarafından bağ sulamada kullanılır. Troodos bölgesinde, Pharmakas Koskhinas Pınar suyu; Pedhoulas Platania Pınar Suyu; Kakopetria Ayios Nikolaos Pınar suları, bölgenin içme suyu ihtiyacını karşılamakta; ziraat alanında da kullanımına müsaade edilen sulardır.
Söz konusu Pınarların ve Menba Sularının bir kısmı, Devlet Su İşlerinin kontrolünde olmak üzere daha farklı yerlere aktarılmak suretiyle değerlendirilmektedir. Pınarların bazılarının ise kuraklık nedeniyle sularının çekilmiş olduğu görülmektedir. Tapu ve Mesaha kayıtları incelendiği zaman sözü edilen bu su kaynaklarından, bahçeleri veya ekin tarlaları için su tasarrufunda bulunanların İskaiye ve Maliye vergileri alındığı kayıtlıdır. Pınar suları, mülkiyet itibariyle Devlete ait olduğu, hiçbir suretle şahıslara satılamayacağı yasalarla belirlenmiştir.





Yorumlar kapalı.