Maçı görmeyen biri için ortaya çıkan 3-1’lik sonuç, Cihangir’in net bir skorla kazandığı, sahasında rahat bir 90 dakika çıkardığı izlenimini verebilir. Ancak karşılaşma bu düşüncelerin aksine oldukça enteresan ve bundan farklıydı. Maçın temposu, çata çat, kora kor ikili mücadeleleri, oyun alanında başlayıp zaman zaman tribünlerin karşılıklı olarak hareketlenmelerini getiren gergin anları, maçın hakemini çok zorlayan kritik pozisyonları ortaya çok zorlu ve tam bir puan savaşı dedirten bir maçı çıkardı.
Kaybettiği Kaymaklı maçı da dahil olmak üzere geride kalan tüm haftaların en verimsiz ve performans anlamında en olumsuz maçını oynamasına rağmen Cihangir’in Mishali ve Ndue gibi usta ayaklarıyla bulduğu gollerle maçı kazanması bir takım için kötü oynadığında bile bireysel yeteneklerinin, yıldızlarının ne kadar önemli olduğunu anlatması bakımından üzerinde durulması gereken konudur. Hamitköy ise bence geride kalan haftalara bakıldığında en çok hayıflanması gereken, en çok üzülmesi gereken karşılaşmayı dün oynadı.
Hamitköy’ün en değerli ismi John Ebuka’nın maç boyunca rakip savunma ile tek başına verdiği müthiş mücadele ve etkili oyunu görülmeye değerdi. Diğer taraftan Peter, 1 değil, 2 değil, 3 değil tam 4 pozisyonda ciddi bir beceriksizlik örneği göstererek kaçırması atmasından daha zor olan pozisyonları bozuk para gibi harcamasa, herkese saç baş yolduracak saçma vuruşlar yapmasa Hamitköy bırakın beraberliği galibiyete bile uzanabilirdi. Bunun yanında maç boyunca Hamitköy takım savunmasında yapılan basit hatalar, kaleci Emre ile savunmanın yaşadığı ciddi uyumsuzluklar ve anlaşmazlıklar da yedikleri gollere adeta davetiye çıkararak maçın skorunun belirlenmesinde önemli rol oynadı.
Maçın henüz daha başında öne geçen Cihangir için maçın kolay geçeceği düşüncesinin gerçeği yansıtmadığı çok erken ortaya çıktı. Hamitköy’ün oyun disiplininden kopmaması, maça asılması ve teslim olmaması işleri değiştirdi. Ancak maç boyunca gelenek haline getirdikleri ciddi bir hatadan kalelerinde ikinci golü yemeleri tempolarını olumsuz anlamda etkiledi. Fark ikiye çıkınca Hamitköy’de Mehmet-Ömer değişikliği, Mert’in Oladele’nin yanına stopere çekilmesi, Hasan’ın, Peter’in ve Aksel’in Ebuka’ya daha yakın oynamaya başlaması, çok adamla ileri çıkma adına alınan riskler ve Cihangir’in bundan yararlanacak beceriyi gösterememesi oyunda tam bir denge sağladı. John’un etkili oyunu karşısında bu oyuncunun topla buluşmasını engelleme adına tedbirlerini arttıran Cihangir, oyunu geride kabul edip kontraya döndü. Ancak ikinci yarıda orta alanın oyundan düşmesi, Çağlar- Behiç ve Eric’in rakibi karşılamakta zorlanmaya başlaması ve farkın bire inmesi ile Cihangir için tehlike çanları çalmaya başlamışken imdada yine Hamitköy kalecisi ve savunması yetişti. Ciddi bir anlaşmazlıktan kalesinde üçüncü golü yemek konuk ekibi adeta yıktı. Sonuçta futbolun bir sonuç oyunu olduğu, golü ve golleri atacak beceriyi gösterenin maçları kazanacağı, beceriksizlik edip net pozisyonları harcayanın ise giden puanların ardından baktığı bir karşılaşma geride kaldı.





Yorumlar kapalı.