Hasan Hastürer

“İnsana yerini bulduran, kendi iradesidir.”





   Bugün KIBRIS Gazetesi’nin 31. kuruluş yıldönümü… Ve de Basın Günü.
   Gazetecilikle, köşe yazarlığıyla ilgili görüşlerimi bir kez daha paylaşıyorum.
   1989 sonu 1990 yılı başlarından beri KIBRIS Medya Grubu’nun bir parçasıyım.
   11 Temmuz 1998, KIBRIS’ın dokuzuncu varoluş yıldönümünden başlayarak, günlük köşe yazıları yazmaya başladım. O gün bugündür yazıyorum.
   ***
   KIBRIS’ta gerçek anlamda köşe yazarlığı yapmak kolay değildir. Hele çok geniş kitlelere gidip etkili bir konuma geldiniz mi işiniz çok daha zordur.
   Ancak şunu unutmamak gerek, köşe yazarlığı ısmarlama, istendiği gibi mektup yazmak yani arzuhalcilik değildir.
   Kıbrıs’ta pek çok siyasi kişi için ekmek kapısına dönüşen ve bitmeyen bir “Kıbrıs davası” var. Ve Kıbrıs Davası, “milli davadır.”
   Bir de üstüne üstlük çok sesliliği, demokratikleşmeyi, sivilleşmeyi Kıbrıs Türk halkına hep çok gören bir anlayış buralarda egemenliğini bir biçimde sürdürüyor.
   Sulanmış, amacından uzak çok seslilik, çok seslilik değildir.
   İşte bu koşullarda buralarda gazetecilik, köşe yazarlığı yapmak sürekli sırat köprüsü üzerinde yürümek gibidir.
   ***
   Yazdıklarımız nedeniyle sadece bizimle doğrudan uğraşılsa neyse… Bizim yazdıklarımız yüzünden aile bireylerimiz cezalandırılıyor ve en önemlisi gazetenin yönetimi ve sahipleri saldırıya uğruyor, bir biçimde baskı altında tutulmak isteniyor.
   1998 11 Temmuz’undan beri her gün yazıyorum. Günlük yazılarıma benim iradem dışında ara vermek zorunda bırakıldığım da oldu.
   ***
   KIBRIS Gazetesi’nin sahibi Asil Nadir’dir.
   Gazetenin bu yıldönümünde yazımın amaçlarını aşmadan kısa da olsa bazı şeyler yazmak isterim.
   Gazetenin fiili sahibi olmasına rağmen, şahsen Asil Nadir’in, KIBRIS Gazetesi’ni toplumsal mülkiyete armağan ettiği ve geri almayı düşünmediği bir değer olarak gördüğüne inanırım.
   Asil Nadir, yazdıklarımdan zaman zaman rahatsız oldu. Bu rahatsızlığını yüz yüze dile getirdiği zaman saygı duvarı aşılmadan görüşlerimizi ortaya koyduk. Yazdıklarımın gazetenin sahibini rahatsız etmesinin köşe yazarı olarak onurum olduğunu, bu durumun köşe yazarlığımı etki altında kalmadan yaptığımı gösterdiğini dillendirdim.
   Gazetenin fiili sahibi Asil Nadir’dir. Gazetecilik çizgim, onların kaldıramayacağı bir yük haline gelirse kapının yanında asılı duran ceketimi alıp sorun yapmadan gidebileceğimi hep söyledim. Özgür olarak yazılarımı yazarım, gazetede yayımlanıp, yayımlanmayacağı sorgulamasıyla yazmam.
   ***
   Dün BRT’de Levent Kutay’ın, program konuğuydum.
   Ağırlıkla basından konuştuk.
   Yaşadıklarımızı, anlattım.
   Bugün hem KIBRIS Gazetesi’nin varoluşunun yıldönümü hem de Basın Günü…
   Ne ilginç kaderdir, Kıbrıs Türk basını hiçbir dönemde rahat soluk alamadı. Kıbrıs Türk Toplumunu etkileyen her türlü ciddi dalgalanmada basın, en çok etkileniyor.
   Dijital değişim de, geleneksel basını olumsuz yönde çok etkiledi. 
   Ciddi bir savrulma yaşanıyor.
   Tam bu noktada aklıma gelen bir sözle yazıma noktayı koyayım: “İnsana yerini bulduran, kendi iradesidir.”
  

“İnsana yerini bulduran, kendi iradesidir.”
Yorum Yap

Yorumlar kapalı.