Her fırsatta yazarım ve de söylerim. “ Kuzey Kıbrıs’ta ülkemiz ve Kıbrıs Türk Halkı için taş üstüne taş koyan kim varsa, söyleyin gider yerinde görür ve alkışlayarak kutlarım.”
12 Mart 2026 Perşembe Güzelyurt’a gidip Belediye Başkanı Mahmut Özçınar’la görüşüp sohbet etmiştim. Sonrasında yazdığım yazımın başlığı şuydu: “Mahmut Özçınar: Sandığın, sabırla yazdığı hikâye
O yazımı şu satırlarla tamamlamıştım:
“Siyasette doğru okunursa rakamlar çok hatta her şeyi anlatır.
28 yıl… Yedi seçim… Her defasında yüzde ellinin üzerinde oy.
Bunlar yalnızca seçim sonuçları değil.
Bir şehrin, bir yöneticisine duyduğu güvenin göstergesi.
Gittim…Gördüm…
…Ve içtenlikle kutladım.
Yerel yönetimde başarı yalnızca siyasi başarı değildir.
Başarı, kentin yaşam kalitesinin yükselmesidir.”
***
Söz verdim ve geçtiğimiz hafta yeniden gidip yaklaşık dört saat sohbet edip kenti gezip yapılan ya da yapılmakta olan projeleri gözledim.
Kısaca Güzelyurt Belediye Başkanı Mahmut Özçınar ile birlikte hayata geçirilen projeleri yerinde inceleme fırsatı buldum.
İlk olarak, Kıbrıs tarihinin anlatılacağı sanat müzesi inşaat alanını ziyaret ettik. Özçınar, Güzelyurt’tan öte tüm Kuzey Kıbrıs açısından dikkat çekecek, sanat merkezinin içeriği ve hedefleri hakkında detaylı bilgiler paylaştı.
Ardından, kente yeni bir soluk kazandıran bütüncül bir proje olan Kent Parkı inceledik. Proje kapsamında; yeni yeşil alanlar, yürüyüş ve bisiklet yolları, parklar, oturma alanları ve çocuk oyun alanları yer alıyor.
Bu yaşam alanının devamında konumlanan Açık Pazar projesi ve hemen yanında yapımı süren sanat müzesi, bölgeye sosyal ve kültürel açıdan önemli katkılar sağlayacak nitelikte.
Tüm projelerde dikkat çeken en önemli unsur ise insan odaklı yaklaşım. Bir hizmet, ürün ya da yapı geliştirilirken sürecin merkezine kullanıcıların ihtiyaçlarını, beklentilerini, davranışlarını ve duygularını koymak; ortaya çıkan çalışmaların kalitesini ve sürdürülebilirliğini doğrudan etkiliyor.
Bu anlayışla hayata geçirilen projeler, Güzelyurt’un yaşamına değer katmayı hedefliyor.
Ayrıca sanat ile sanatçıyı buluşturan sergi salonundan, gençlerin çalışıp bilgi edinebileceği, Osmanlı izleri taşıyan Kitap Kafe’ye kadar uzanan bu vizyon, üretimi, sürdürülebilirliği ve kültürü bir araya getiren güçlü bir yaklaşım ortaya koyuyor.
İnsan odaklı meslek edindirme merkezinden, atıksu arıtma tesisine, bu tesisten elde edilen sulama suyuyla hayat bulan doğal ve ilaçsız enginar üretim sürecine kadar her detayın düşünüldüğünü görmek oldukça etkileyiciydi.
Güzelyurt’ta ortaya konan bu yaklaşım, yerel yönetimlerin doğru planlama ve vizyonla neler başarabileceğinin somut bir örneği.
Soru yanıtlarla derlediklerimi de paylaşayım.
***
HASTÜRER: Belediye başkanlığı yaptığınız 28 yıllık süreci nasıl değerlendiriyorsun Mahmut kardeşim?
M.ÖZÇINAR: Yaptığım ve sonrasında verimini aldığım her iş, beni her geçen gün daha fazla motive ediyor. Her sabah aynı heyecanla uyanmak ve bu güzel kente hizmet edebilmek benim için büyük bir mutluluk.
Ürettiğimiz sürece varız… Bugün burada ziyaret ettiğimiz tüm yapılar elbette birkaç yılın eseri değil; uzun yıllar öncesinde düşünülmüş, planlanmış ve etaplar halinde hayata geçirilmiş çalışmaların sonucudur. Bu vizyonun ve emeğin sahadaki karşılığını görmek gerçekten gurur verici. Gerek kardeş şehir ilişkilerimiz gerekse Birleşmiş Kentler ve Yerel Yönetimler Orta Doğu ve Batı Asya Bölge Teşkilatı (UCLG-MEWA) ve Türk Dünyası Belediyeler Birliği üyeliklerimiz kapsamında katıldığımız toplantı ve sempozyumlar; bilgi ve tecrübe paylaşımı açısından büyük önem taşıyor. Küresel iklim değişikliği, su ve enerji yönetimi gibi konularda edindiğimiz bu deneyimler, söz konusu uygulamaları kendi beldemizde hayata geçirebilmemiz için önemli fırsatlar sunuyor.
HASTÜRER: Yapılan ve kentte kalıcı olan eserleri anlat desem nereden başlarsın?
ÖZÇINAR: Hastürer kardeşim, belediye başkanlığım süresince çok sayıda projeyi hayata geçirdik. Sosyal, sportif ve kültürel yapılar kazandırdık; altyapı çalışmalarından çevre düzenlemelerine, yeni yaşam alanlarından daha yeşil bir çevre oluşturmaya kadar geniş bir yelpazede hizmet ürettik. Ancak bir tercih yapmam gerekirse, Güzelyurt Belediyesi’nin örnek projesi ve adada tek olma özelliği taşıyan Atıksu Arıtma Tesisi’ni ön plana çıkarırım.
HASTÜRER: Neden?
ÖZÇINAR: Bunun en önemli nedeni, Güzelyurt’un su akiferleri açısından son derece zengin bir bölge olmasıdır. Bu proje ile yeraltı su kaynaklarımızı kirlenmeye karşı koruma altına alıyoruz. Tesis yalnızca atık suyu arıtmakla kalmıyor, aynı zamanda arıtılan suyun tarımsal sulamada yeniden kullanılmasını sağlayarak adeta suya ikinci bir hayat veriyor. Bu yönüyle hem üreticimize hem de ülke ekonomisine önemli katkılar sağlıyor. Aynı zamanda, Kıbrıs’ın kuzeyindeki en büyük su akiferlerinden biri olan Güzelyurt Akiferi’nin korunmasına da büyük katkı sunuyor.
HASTÜRER: Arıtma tesisi ne zaman hizmete girdi?
ÖZÇINAR: Arıtma tesisimiz 2012 yılında hizmete girdi. 2020 yılında ise arıtılmış suyun tarımsal amaçlı kullanılabilmesi için 100 bin metreküp kapasiteli bir lagün inşası tamamlandı. Bu lagünde depolanan su, bölgedeki tarım arazileri için adeta bir can suyu oldu. Ayrıca Atıksu Arıtma Tesisi Kapasite Artırım Projesi ile tesisin arıtma kapasitesini iki katına çıkardık.

HASTÜRER: Bölgede yüksek bir tarım politikası var. Bu durum Güzelyurt’u merkeze koymaz mı?
ÖZÇINAR: Elbette koyar. Pandemi sonrası değişen küresel dengeler, üretimin ne kadar hayati olduğunu bir kez daha ortaya koydu. Biz de bu doğrultuda Güzelyurt’u tam anlamıyla üreten bir tarım şehrine dönüştürme hedefiyle projeler geliştirdik. Bölgenin ve köylerinin üretken insan yapısını daha da güçlendirerek, Güzelyurt’u çok daha fazla üreten bir merkez haline getirmek için yola çıktık.
Tarım alanında sürdürülebilir çeşitlilik örnek ürünler katkı yapmak…
HASTÜRER: Arıtma tesisi, Tarım Şehri Güzelyurt, yağmur sularını toplama fikri ve devamında enginar…
ÖZÇINAR: Enginara yolculuk projesi efeler belediyesinin işbirliği ile üç yıl önce hayat bulmuş, atık su arıtma tesisinden elde edilen su ile tamamen doğal ilaçsız olarak üretilen muhteşem bir ürün. Üç değişik türün mevcut olduğu tarlada her yıl binlerce mutfağa giriyor, sofralarımızı süslüyor. Yine atık suyun kullanımı için 40 değişik narenciye türünün olduğu bir bölgemiz var. Narenciye üreticisine ürün çeşitlendirme için bir anlamda örnekler sunuyoruz.

HASTÜRER: Kültür–sanat projelerini biraz açar mısın?
ÖZÇINAR: Güzelyurt Belediyesi olarak, Kıbrıs’ın tarihini ve sanatını yansıtacak kapsamlı bir proje üzerinde çalışmalarımızı yoğun bir şekilde sürdürüyoruz. Zeytinburnu Belediyesi’nden aldığımız danışmanlık hizmeti ve ülkemizin değerli akademisyenleri ile paydaşlarının katkılarıyla projeyi titizlikle şekillendiriyoruz.
Hayata geçirilmesi planlanan Kıbrıs Tarih Müzesi ve Sanat Galerisi ile adanın 1571 yılından günümüze uzanan tarihsel sürecini kronolojik bir bütünlük içerisinde yeni nesillere ve ziyaretçilere aktarmayı hedefliyoruz. Bu kapsamda, özellikle Şehit Pilot Yüzbaşı Cengiz Topel ve Erenköy Direnişi gibi önemli tarihsel dönüm noktalarının da müze içerisinde yer alması planlanmaktadır. Bu proje yalnızca genel anlamda ülkemize değil, özelde Güzelyurt’un kimliğine ve geleceğine ışık tutacak önemli bir kültürel miras olacaktır. Kentimizin özünden beslenen bu yapı, geçmiş ile gelecek arasında güçlü bir köprü kuracaktır. Aynı zamanda proje; kültürel mirasın korunmasına katkı sağlayarak kentin tarihine ışık tutan belge, eser ve yapıların gelecek kuşaklara aktarılmasını mümkün kılacak.

HASTÜRER: Kentin merkezindeki sergi salonu…
ÖZÇINAR: Bölgedeki aktivite merkezlerini artırmak amacıyla çeşitli projeler geliştirerek, kentte atıl durumda bulunan bir binayı Kent Müzesine dönüştürdük. Finansmanı Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçiliği Kalkınma ve Ekonomik İşbirliği Ofisi tarafından karşılanan Sergi Salonu Nisan 2018 tarihinde hizmete açıldı. Ziyaretçilerin takdirlerini ifade ettiği merkezlerimizden biridir.

HASTÜRER: Kitap Kafe, sessizce “Ben buradayım” diyor…
ÖZÇINAR: Eski Sibyan Mektebi olarak da bilinen bina Güzelyurt Belediyesi ve TC Büyükelçiliği Kalkınma ve Ekonomik İşbirliği Ofisi’nin katkılarıyla restore edilerek, Kitap Cafe olarak hizmet vermeye başladı.
Üniversite öğrencilerinin çalışma yapması için tasarlanan binanın açılışı 12 Nisan 2018 tarihinde yapıldı. Güzelyurt’ta yeni bir yaşam alanı oluşturan bina, kütüphane odası, kafeterya ve çardaktan oluşuyor.

HASTÜRER: GÜZMEK Projesi…
ÖZÇINAR: Güzelyurt Belediyesi’ne ait eski kreş binası, kapsamlı bir tadilat sürecinin ardından Meslek Edindirme Kursu olarak yeniden kente kazandırıldı. Güzelyurt Meslek Edindirme Kursu kardeş belediyemiz Manisa Büyükşehir Belediyesi’nin iş birliğiyle hayata geçirilerek önemli bir sosyal projeye dönüştü. Kurslarda özellikle kadınlara yönelik dikiş-nakış, örgü bebek yapımı, boncuk ve takı tasarımı gibi kurslar yer alıyor. Kadınların hem el becerilerini geliştirmelerine hem de üretime katılarak kendi ve aile ekonomilerine katkı sağlamalarına imkân tanıyan bu eğitimlerde, kumaşlar adeta yeniden hayat buluyor, özgün tasarımlara dönüşüyor.

H.HASTÜRER: Mahmut Özçınar’a duygularını bir cümle ile özetle desem ne der?
ÖZÇINAR: Güzelyurt’u sahiplendik, eserlerimizle taçlandırdık…





Yorumlar kapalı.