Ahmet Tolgay

Basınımızın ve “KIBRIS”ımızın günü





   11 Temmuz geleneksel Basın Günü’müzü bu yıl o alışılagelen toplu etkinliklerimizde topluca bir araya gelemeden kendi köşelerimizde ve anılarımızla baş başa, mesleki gururumuzla sarmalanarak kutluyoruz.
   Medya camiamızın çilekeş mensupları, çeşitli görüş farklılıkları olsa da, bugünün birleştirici atmosferinde zor mesleklerinin coşkusunu, “Basın Günü”nün birleştirici ruhu içinde hep birlikte yaşadılar yıllar boyu. Ne var ki, Kahrolası Koronavirüs belası, yılların bu geleneksel basın ritüelini de etkiledi işte!..
   “Önce sağlık olsun” dileğiyle, pandemi döneminin koşulları altında, birbirimizden uzak dursak da,  en sıcak gönül buluşmamızı gerçekleştiriyoruz bugün. Hem meslektaşlarla, hem de gözü, kulağı, sesi ve vicdanı olmayı görev bildiğimiz sevgili ve değerli halkımızla… 
                                                               ***
   Bugünün bir başka özelliği de “medyamızın amiral gemisi” olduğu hiç kuşku kaldırmayan gazeteniz KIBRIS’ın doğum gününü simgelemesidir.
   Gazeteniz KIBRIS, 31’inci doğum gününde, gücünü halktan alan etkin yayıncılığıyla, medyamıza ve yayıncılığımıza çağ atlatan bir efsane olduğunu herkese bir kez daha duyumsatıyor. 31 yıl önce böyle bir günde, KIBRIS Gazetesi, yoğun bir hazırlık ve kapalı devre deneme yayınlarından sonra, ilk sayısını halkımıza sunmuştu. Ne unutulmaz bir gündü o. Halkımızın çağdaş formatlı ve içerikli bu gazeteye verdiği tepki, çok muhteşem bir kabullenişti. Genel Yayın Yönetmenimiz Mehmet Ali Akpınar öğleye doğru “ikinci baskıyı yapsak mı?” diyordu.
   Medya Grubu’muzun saygıdeğer sahipleri ile yöneticilerine yine övgü dolu satırlarla kutlama mesajları yağmakta. Kıbrıs Türk basınında bir miladı vurgulayan anlamlı yıl dönümünde, bu güçlü, etkin ve çok sevilen gazetenin biz köşe yazarları da, sevgili ve vefalı okurlarımızdan öylesine güzel ve sinerji verici mesajlar alıyoruz ki…
                                                                              ***
   KIBRIS Gazetesi’nin çalışanı ve yazarı olmanın başlı başına bir sorumluluk ve onur olduğunu bize yeniden derinden duyumsatan değerli okurlarımıza sonsuz teşekkürler.
   KIBRIS Gazetesi, halkımız için ve halkımız adına yayın yaşamına girmiştir. Bu ilkesinden hiç ödün vermeden, her zaman halkıyla bütünleşerek, halkı için ve halkı adına yayınlarını sürdürecektir. Taraf olduğu tek değer, halkımızın ve ülkemizin yüce çıkarları ve esenliğidir.
   Muhterem Asil Nadir, KIBRIS efsanesinin en parlak, en temel ve saygın öznesidir. O bir anıt insan. 31 yıllık, tek günü bile eksilmemiş bir birlikteliğin duyarlılığı içindeyim. Halkımıza kazandırdığı unutulmaz değerlerden dolayı onu bu özel yazımda buradan saygı, sevgi ve minnetle selamlarım bir kez daha… Değerli eşi Nur Nadir, onun ilkeleriyle donanarak ve bu donanıma özel vizyonunu ekleyerek başarılı ve ilkeli bir medya yöneticiliği sunuyor kamuoyumuz önünde.
                                                               ***
   Medyatik etkinliklerinin yanında öğreten ve eğiten bir yayıncılık kurumu olan KIBRIS’tan bu dopdolu ve alabildiğine hareketli 31 yıl içinde kimler geldi, kimler geçti… 31’inci yaşında büyük, özverili, güçlü ve dayanışmalı bir aile olduğunu bugün bir kez daha duyumsatan KIBRIS ocağından tüm gelip geçmiş olanlar bu ocağın oluşmasına terlerini akıtmışlar, harcın yoğrulmasına emeklerini koymuşlardır. O değerlerimizi de doğum günümüzde sevgiyle anmakta, yitirdiklerimize sonsuz rahmet dileklerimizi iletmekteyiz. En başta da unutulmaz ağabeyimiz Mehmet Ali Akpınar’a…
                                                               ***        
   Koronavirüs kurallarının bir gereği olarak Mehmet Ali Akpınar büyüğümüz de bu yıl mezarı başında anılamadı. 8 Temmuz,  bugünlerin önemli yaratıcılarından biri olan Akpınar’ın aramızdan ayrılışının 17’nci yıl dönümüydü. Hep “Kırnı” diye andığı ve doğum yeri olan sevgili köyü Pınarbaşı’ndaki mezarı başında gelenekselleşen anma töreni bu yıl yapılamadı ne yazık… 
   61 yaşında sonsuzluğa göçünün unutulmaz yıl dönümünde halkımızın da, medyamızın da kendisine şükran borçlu olduğu değerli Mehmet Ali Akpınar’ı saygı, sevgi ve özlemle anarım burada. O; vefalıydı, dosttu, dürüsttü, içtendi, paylaşımcıydı, örgütçüydü, öğreticiydi, mesleğine, vatanına ve milletine derinden sevdalıydı, profesyonel gazeteciydi. TMT ekolünden gelen bir mücadele adamıydı. Vizyon sahibi iş insanı Asil Nadir’in kendisine emanet ettiği medya projesini, çevresine topladığı yetenekli ekiplerle şahikaya taşıyarak ülkeye ve halka mal ederken, bu medya grubunu genç nesil gazeteciler için de okula dönüştürmeyi ihmal etmeyen donanımlı meslektaşımızdır. “Basın”dan “medya”ya geçişimizin öncülerindendir. Kıbrıs Türk Medyası ve “Kıbrıs Medya Grubu” var olduğu sürece “Mehmet Ali Akpınar” adı bu medyayla ve bu grupla özdeş kalacaktır. Işıklar yoldaşı olsun.
                                                               ***
   Acı ve zor günlerden geçiyoruz. Küresel bir gazap olarak tüm dünyayı ve üreten insanları olumsuz şekilde etkileyen Koronavirüs belası, bizim yerel medyamızı da acımasızca vurmuştur. Gazeteler ve yayın organları kapandı, varlıklarını bu mesleğe adayanlarımızın pek çoğu işsiz ve ekmeksiz kaldı. Medyamız da krizden çıkış yollarını sabırlı bir uğraşla aramaktadır.
   Şu andaki mücadelemiz, bir an önce eski günlerimize dönmeyi ve hatta o günleri de kazanılan deneyimlerle aşmamızı öngörmektedir. Bu gerçekten zor bir mücadeledir ama mutlaka başarılacaktır.
   İşte bu koşullar altında bile habercinin de, köşe yazarının da hiç ödün vermeden itibar etmesi gereken tek bir duruş ve tekbir ilke vardır. O da,  evrensel değerlerden hiç ödün vermeden ülkenin ve halkın esenliğine tüm gücümüz ve varlığımızla adanmaktır.
   Kendi özel düşünce dünyası hangi eğilimde olursa olsun, “gazeteci” her şeyden önce ülkesinin ve halkının yüce çıkarlarına ve vicdanına taraf olmalıdır kişi olarak…  Bu erdem yaşatıldığı sürece, kadrosunda olduğu yayın organının yayın politikası ne olursa olsun, gazetecinin ürünü olan satırlar asaletini ve gücünü mutlaka duyumsatır. 
   Böylesi özel bir günde, medyamızın bu aşamalara ulaştırılmasında paha biçilmez emekleri olan ve şimdi aramızda bulunmayan tüm emektar meslektaşlarımızı da şükran ve saygıyla anarım. Bugünün coşkusu yaşanırken onların mutlaka aramızda olan aziz ruhları da şad olsun. Emanetlerini daha güzel günlere taşıyacak nesil özveriyle ve bilinçle görev başındadır.
  

Basınımızın ve “KIBRIS”ımızın günü
Yorum Yap

Yorumlar kapalı.