Kıbrıs Türk halkı olarak, 21 Aralık 1963’ten 20 Temmuz 1974 tarihine kadar yılbaşı nedir bilmedik. Yalnız yılbaşı mı, bayramın seyranın tadını bile çıkaramadık. Çünkü varoluş mücadelesi içindeydik. Kanlı Noel’den başlayarak, yıllarca köylere, kentlere gidilemedi. Çocuklar bayram şekeri bile alamadı. Şehere gelip de köydeki evine mis gibi tüten tahin helvası götüren de olmadı.
Kıbrıs Türkü en karanlık günlerini o dönem yaşadı. Yazın dayanılmaz sıcağında, kışın dondurucu soğuğunda çadırlarda çile çekti. Evinden yerinden oldu. Ha bugün, ha yarın diyerek, gözlerini Toros’lara dikerek, bir umut ışığı bekledi.
O günlerin acı ve gözyaşlarını yazsam sayfalar sığmaz.
Geride bıraktığımız 2024 yılı nelere tanık olmadı ki!
Kıbrıs konusunda 2017’den beri değişen bir şey yok. Rum tarafındakiler, “Görüşme masasına oturmaya hazırız” derken, dış dünyaya sözde uzlaşıcı görünmeye çalışıyorlar. Halbuki müzakere masasını ‘zamana oynama’ olarak değerlendiriyorlar. Ancak artık oyun bitti, müzakere masasına kuzu kuzu oturma dönemi tarihe karıştı.
Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, bu sefer statükonun muhafazasını sağlamaya değil, gerçeklik temelinde bir uzlaşıya yönelik çalışma sürdüreceğiz” dedi. “Biz çatışmadan değil, uzlaşıdan yanayız” diye ekledi. Tatar ayrıca “Kıbrıs Türk halkını hapsetme, geleceğini Rum’un rızasına tabi kılma dönemi bitmiştir” şeklinde konuştu ve federasyonun artık bir uzlaşı zemini olarak kabul görmediğine dikkat çekti.
2025 yılına ayak basarken, kuşkusuz herkesin kendine göre beklentisi vardır. Ancak halk olarak da beklentilerimizi sıralayacak olursak, başta sağlık ve eğitime daha çok önem ve ağırlık verilmesi gerekir diye düşünüyoruz. Sağlık derken, hastanede bazı önemli ameliyatların gerçekleştirildiğini de ifade etmek gerekir. Bu arada ilaçlara erken erişimin kolaylaştırılması da temenniler arasında… Çocuk ölümlerinin azalması da!
Dahası artık yılan hikâyesine dönen Hal Yasası’nın bir an önce uygulamaya konulması, vatandaşın önde gelen dileklerinden! Ticaret erbabının olduğu kadar, sanayicilerin de yüzünün gülmesi temenni ediliyor.
2024 yılında insanlar az çekmedi. Hele de Gazze’dekiler, Batı Şeria’dakiler, Lübnan ve Suriye’dekiler… Gelişmemiş ve az gelişmiş ülkedekiler… Onlara kıyasla ‘halimize çok şükür’ diyebiliyoruz. Yanı başımızda güvenliğimizi sağlayan Anavatan Türkiye var.
3’üncü Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu ne dedi yeni yıl mesajında? Kıbrıs Türk halkı birlik içinde devletine sahip çıkmalı, kendi evine gereken çeki düzeni yapmalıdır. Ayrıca kamu reformu gerçekleştirilmeli, özel sektör desteklenmeli, yol alt yapımız, polis örgütü, başsavcılık ve yargı ivedi olarak güçlendirilmelidir.
Bu vesileyle 2024’e güle güle derken, sağlıklı, mutlu, barış, huzur ve refah içinde bir 2025 diliyoruz. Her şey istediğiniz ve hayal ettiğiniz şekilde, gönlünüzden geçenin gerçekleştirilmesi dileğiyle olsun diyoruz.
Nice mutlu, sağlıklı ve bereketli yıllara.
***
Cemil Bayrak ve Mutlutürk yeni yıla merhaba diyemedi
Bayrak ailesinin direği, herkes tarafından sevilen, iyi insan Cemil Bayrak önceki gün Balıkesir’de toprağa verildi. Sevgili eşi Fatma Hanım, ‘Canımız babamız’ diyen evlatları Yelda Bayrak, Yenal-Şirin Bayrak, tüm dost, akraba ve sevenlerine üzüntü ile duyururken, yokluğuna asla alışamayacaklarını ifade ettiler, nur içinde yatmasını, mekânının cennet olmasını dilediler.
Öte yandan Mutlutürk ailesinin değerli büyüğü, iyi insan Reşit Mutlutürk, dün Lefkoşa’da son yolculuğuna uğurlandı. Tüm akraba, dost ve sevenlerine üzüntü ile duyurulurken, sevgili eşi Hatice Hanım, evlatları Mehmet Mutlutürk, Meryem Sulugöz, Gülay Kanlı, Cuma, Vakkas ve Elif Mutlutürk, Gülden Mutlutürk Beyaz ve torunları, can babaları ve dedelerinin yokluğuna asla alışamayacaklarını ifade ederek, nur içinde yatmasını, mekânının cennet olmasını dilediler.





Yorumlar kapalı.