Hasan Hastürer

Kalk yukarı göresin, Aziz Nesin!!!





Bir zamanlar, sağlıklı iletişimle ilgili bir eğitim çalışmasına, katılmıştım.

Amerika kökenli bir eğitim çalışmasıydı.

Amerikalı eğitmen bizleri, el ele tutturup, halka haline getirdi.

Sonra ellerimizi bırakıp çöktük

Elindeki büyük poşettekileri, ortaya üst üste gelecek şekilde boşalttı.

Sonra da tek bizlere, ortaya baktığımız zaman ne gördüğümüzü sordu.

Kısa sürede anlamıştık.

Farklı açıdan bakıldığı zaman, bize en yakın ya da bizim tam önümüzde olanı, olanları görüyorduk.

Bu çok doğal.

Farklı açılardan, algının farklılığına saygıyı öğretiyordu.

***

Bizim temel meselemiz,  temel derdimiz nedir bilir misiniz?

Sıraya girip, aynı noktaya bakıyoruz ama aynı şeyi görmüyoruz.

Gördüklerimiz farklı.

Rahmetli Arif Hoca, ‘ Aynı yolu yürüyenler farklı yere varamaz’ demişti.

Çok doğru.

Ancak bizde, aynı yolu yürüdüğünü söyleyenler, farklı yerlere varmak istiyorlar ve sonuçta farklı yerlere varıyorlar.

Bu nasıl olur?

Aslında aynı yolu yürümüyorlardı.

Hedefleri, ya da durakları farklı.

Aynı yolu yürüyenler, ya da yürüdüğünü sananlar, farklı yere vardığı gibi, aynı noktaya, aynı açıdan bakanlar da aynı şeyi görmüyor.

Bu hastalıklı hal, uzman çalışmasıyla, belki gün ışığına çıkar.

***

KKTC’ye ‘Sahte’ dendiği zaman hepimiz, farklı derecelerde rahatsızlık duyarız.

Bu rahatsızlıkta ne kadar haklıyız?

Çok az haklıyız.

Neden?

Çünkü bizde, devletin kurumsal yapısı içinde her şey, özellikle sorumlu konumda olanlar için, ‘ MİŞ’ gibidir.

Rahmetli Aziz Nesin, yeniden dünyaya gelip, bizim buralarda altı ay kalsa, yazdığı kitaplar kadar yeniden kitap yazar.

***

Bu ülkede en zor iş, işini ciddi yapma özeni olan gazetecilerin, köşe yazarlarının, işidir.

Adam, gerçekten hasbelkader, bir koltuğa oturur.

O koltuğa oturduğu gün, kendini Girne Dağları’nın en yüksek noktası olan 1024 metrelik Selvili Tepe’den daha yukarıda görür.

Bakanlık girişlerinde herhalde, konuşan bir ayna var ve giriş çıkışta, ‘ Ayna ayna, güzel ayna’ deyip, kendilerinden akıllı, kendilerinden yüce bir başkasının olum olmadığını sorarlar. Digital teknoloji ile programlanmış ayna da istenilen yanıtı verir. Yanıttan memnun olan da günün başında ve sonunda, sanal moral depolar.

***

Hukukun üstünlüğü de kağıt üzerindedir.

Yaygın adalet kültürü yok.

Biraz ağır gelecek ama, yargı, kendini koruyamıyor.

Zaman zaman yargıyla ilgili, dürtme amaçlı yazılar yazıyorum. Yargıda sıkıntı olduğunu kimse inkar edemez.

Yargıyı koruyanların sayısı az, yargı kalesini yıkmak isteyenlerin sayıları fazladır.

Kayıt dışı ekonomi içinde hızla büyüyenler ve işbirlikçileri bu amaçla çalışıyor.

Özellikle savcılık, uzun süredir, hem baskı hem de tehdit altındadır.

***

KIB-TEK…

KIB-TEK’te örgütlü sendika olarak EL – SEN’e göre KIB-TEK’in Belediyelerden 258 milyon. Maliye Bakanlığı’ndan 103 milyon, Sulama Birliklerinden 17 milyon ve BRT’den 2 milyon TL alacağı var.

Dün Maliye Bakanlığı’nın elektriğini kesme girişiminde bulundular…

Kimin için? KIB-TEK için.

Yetkileri var mı?

KIBT-EK, yönetimine göre yok. Mevzuat, ‘KIB-TEK’te yetkili sendikanın, kurumun aksayan, geciken alacakları nedeniyle elektriklerini kesme yetkisi var’ demiyorsa, yetkileri yok.

Aslında EL-SEN elektrik kesme girişimini, bir eylem türü olarak yapıyor.

EL- SEN daha önce de benzer EYLEM GİRİŞİMİNDE BULUNMUŞTU.

‘ KIB-TEK Yönetim Kurulu, Maliye Bakanlığı’nın ve bölgedeki diğer tüketicilerin elektrik sistemini besleyen fider’in devre dışı bırakıldığının tespit edildiğini belirterek, bu eylemi gerçekleştiren kişiler hakkında Polis Genel Müdürlüğü’ne suç duyurusunda bulunulduğunu açıkladı. KIB-TEK Yönetim Kurulu’nun yazılı açıklamasında, konu ile ilgili KIB-TEK personelleri hakkında Kurum içi disiplin soruşturması başlatılmasına karar verildiği de duyuruldu.

EL-SEN ile kurumun yönetiminin aynı konuda saptamaları aynı değil.

Birilerine göre var olacak alacak, kurum yönetimi hatta başbakan için yok.

Halbuki tüketilen elektrik belli, alacak- verecek belli. Hesaplaşma yapıldıysa kimin alacağı, kimin vereceği olduğu net olarak kolayca ifade edilebilmeli.

***

Bir tek bu olay her şeyin, bir türlü yerine oturmadığını görüp anlamaya yeter de artar bile.

Kalk yukarı göresin, Aziz Nesin!!!
Yorum Yap

Yorumlar kapalı.