Okan Veli Şafaklı

Tembihli BRT, kamu yayıncılığı ve ekonomi





Bilindiği gibi, BRT televizyonu kamu yayıncılığı kapsamına girmektedir. BRT’nin kuruluş felsefesi ve misyonunu hatırlayacak olursak; varlık mücadelesinde Kıbrıs Türkünün sesi olarak yayına başlamıştır. Amaç, Kıbrıs Türkü üzerinde farkındalık yaratma ve moral kaynağı olma idi. Bazılarına göre ise BRT devletin ve halkın sesidir. Özel radyo ve TV’lerin olmadığı zamanlarda bu misyon tam anlamıyla yerine getirilmiş ve kamu yayıncılığı yapmıştır. Ancak, günümüzde BRT kamu yayıncılığını unutmuş ve asli misyonunu nerede ise yitirmiştir. Peki, BRT bugün bir hafta kapanmış olsa halkın yüzde kaçı bunu fark eder? Başka bir ifade ile BRT özel kanalların yapamadığı neyi farklı olarak yapmaktadır? Üstüne üstlük BRT tüm özel TV ve radyolardaki çalışan sayısından daha fazla personel çalıştırmakta ve Türk halkının vergilerinden karşılanan bütçeye sahip bulunmaktadır. Örneğin 2020 yılında BRT devlet bütçesinden 124 milyon TL’lik pay almıştır. Bu bütçe rakamı yetmezmiş gibi; özel TV’ler karşısında haksız rekabete girerek reklam pastasına da ortak çıkmaktadır.

Yukarıda da bahsedildiği gibi, BRT siyasi iktidarın değil devletin sesi olmalıdır. Devlet ise hükümetten ibaret değildir. Ancak,  dün olduğu gibi bugünde BRT yönetimi devleti siyasi iktidardan ibaret görmektedir. Buna paralel olarak,dünün iktidarı pozisyonundaki muhalefet kendi dönemimi unuturcasına BRT’nin tarafsızlığını yitirdiği ve siyasi iktidarın ideolojisine göre yayın yapıp muhalefete pek yer vermediği eleştirisinde bulunmaktadır.  Bunun en bariz örneği yakın geçmişteki Cumhuriyetçi Türk Partisi’nin (CTP) BRT hakkındaki eleştirisidir. Şöyle ki, 16 Şubat 2021 tarihli gazetedeki (https://www.gundemkibris.com/kibris/ctpden-brt-yonetimine-uyari-h308913.html)  şu alıntı CTP’nin BRT hakkındaki şikayetini ortaya koymaktadır: “Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP), BRT’nin CTP’ye “sansür” uyguladığını belirterek, BRT yönetimini uyardı ve “CTP’yi ve siyasi görüşü ne olursa olsun diğer dinamikleri ‘yok saymak’ kimsenin haddine değildir” açıklamasında bulundu. “Kamu yayıncı kuruluşu konumundaki BRT, düşünce ve basın özgürlüğü bakımından tarihin en kötü dönemlerinden birini yaşıyor. Yasası gereği ‘toplumun sesi’ olması gereken BRT, UBP’li hükümetler döneminde ‘iktidar borazanlığı’ yapmayı sürdürüyor. BRT’nin de muhabir ve kameramanıyla izlediği basın toplantısının haberi, saat 19.00’da yayımlanan BRT ana haberde tek satır yer alamamıştır. Bunun adı açık sansürdür.” Eleştiri sonrası BRT ise “ileri sürdü, iddia etti ve savundu gibi” ifadelerle CTP basın toplantısını haberleştirdi.

CTP bugünün siyasi iktidarına eleştiri yaparken kendi iktidarı dönemindeki BRT’nin de özeleştirisini yapmak durumundadır. Zira iktidar olur olmaz BRT’nin yönetimini devralan CTP BRT yönetimini özerkleştirmek ve kamu yayıncılığı kulvarına çekmek için elini kıpırdatmadı. UBP yönetimine benzer şekilde kendi ideolojisi paralelinde BRT yayınlarına yön verdi. Bunun en bariz göstergesi bugün mümkün olmayacak şekilde AB Parlamentosu AKEL adayını nerede ise günde iki kez BRT ekranlarına çıkardı. Ayrıca, dünün iktidarında genelde sol görüşlü ve tembihli konuklar programlarda yer alırken, bugün ise onların yerini sağ görüşlü ve BRT yönetimine yakın kişiler almıştır.

HÂLBUKİ GEREK MUHALEFET GEREKSE İKTİDAR OLSUN BRT’NİN ÖZERK BİR YAPIDA KAMU YAYINCILIĞINI MİSYON EDİNMESİ İÇİN YENİDEN YAPILANDIRILMASINA İMKÂN VERİLMELİYDİ. BU ÇERÇEVEDE, BRT’NİN PERFORMANSI SİYASİ İKTİDARIN BEKLENTİLERİNİ KARŞILAMA KRİTERİ İLE DEĞİL KAMU YAYINCILIĞINI NE ÖLÇÜDE YERİNE GETİRDİĞİ İLE ÖLÇÜLMELİDİR.

Kamu yayıncılığı nedir?

Kamu hizmeti yayıncılığı, “Halk için yapılan, halk tarafından finanse edilen ve halk tarafından kontrol edilen” yayıncılıktır. Bu tanım kamu yayın kuruluşları ile diğer (ticari-devlet) yayın kuruluşları arasındaki farkı da ortaya koymaktadır. Kamu yayın kurumunun hedef kitlesi bütün ülke nüfusudur. Bütün nüfus, teknik olarak erişimi ve toplumdaki bütün grup ve katmanları kapsar. Kamu yayın kurumları toplumdaki tüm grupların farklı gereksinimlerini karşılayacak şekilde yayın yapmak zorundadır. Kamu hizmeti yayıncılığı, sırasıyla bilgilendirmeyi, eğitmeyi ve eğlendirmeyi amaç edinmiştir. Ticari yayın kurumları ise reklam verenlerin ilgisini çeken potansiyel tüketici olan izleyici gruplarına yayın götürmeyi amaçlamaktadır ya da başka bir tanımla ticari yayın kuruluşları izleyiciyi reklam verenlere pazarlamayı amaç edinmektedir. Kamu yayın kurumları hükümet, siyasi parti ya da diğer güç odakları ve çıkar grupları için değil, halka hizmet için vardır. Kamu hizmeti yayıncılığında kalite, yüksek izlenme oranlarını/paylarını değil hedeflenen kitlenin gereksinimlerinin karşılanıp karşılanmadığını ifade eder (https://m.bianet.org/bianet/medya/16830-kamu-yayinciligi-ve-trt-komisyonu-raporu).

Kamu yayıncılığında özerkliğin önemi

Kamu hizmeti yayıncılığından beklenen işlevin gerçekleşmesi için olmazsa olmaz tek koşul özerkliktir. Özerklik, idari ve mali olarak ikiye ayrılsa da birbirini tamamlayan iki önemli unsurdur. Biri olmadan diğerinin geçerliliği yoktur. Özerklik olmadan kamu hizmeti yayıncılığından da bahsedilemez. Özerklik, kamu yayın kurumuna devletin ve hükümetin müdahale etmesini önleyerek, kurumun ürettiği hizmette kamu yararını ön plana çıkarır. Kamu hizmeti yayıncılığını diğer yayın tiplerinden ayıran temel özelliklerinden birisi de finansman kaynağıdır. Kamu yayın kurumları halk tarafından finanse edilir. Bu genellikle “yayın bedeli” şeklinde gerçekleşmektedir (https://m.bianet.org/bianet/medya/16830-kamu-yayinciligi-ve-trt-komisyonu-raporu).

Kamu yayıncılığı ile ekonomiye katkı yapılabilir

Yukarıda vurgulandığı gibi; kamu yayın kurumları toplumdaki tüm grupların farklı gereksinimlerini karşılayacak şekilde yayın yapmak zorundadır. Bu çerçevede, BRT’nin özel kanal yayınlarından ayrışması Kıbrıs Türk halkını temsil eden ve duyarlılıklarını yansıtan paydaşlara aktif yayın yapma imkânı tanınmalıdır.  Kıbrıs’ta siyasi parti, sendika, vakıf, dernek, oda, meslek kuruluşları, belediye ve kooperatiflere herhangi bir yayıncılık şirketine ortak olmalarının yasaklanması yerine kamu yayıncılığı içine nasıl katılabileceklerinin değerlendirilmesi gerekir. Üniversitelere tanınan hakka benzer biçimde BRT kapsamında zaman paylaşımlı yayın yapabilmeleri olanağı sağlanmalıdır. Bu çerçevede,BRT’de paylaşımlı yayın yapan paydaşlar yönetimde yer almalı ve hükümetin siyasi atamalarla kurumu yönetmesi önemlidir. Eğer gerçekten demokrat ve özerk bir BRT isteniyorsa bu yapıya dünün iktidarı bugünün muhalefeti (CTP, HP ve TDP) ve dünün muhalefeti bugün ise iktidarı (UBP, DP ve YDP) samimi ve ilkeli olarak amasız destek vermelidir.

Sonuç olarak; sosyal ve ekonomik faaliyette de de bulunan paydaşlar BRT üzerinden yapacakları yayınlarla KKTC vatandaşının bilgilenmesi ve bilinçlenmesine katkı koyacağından ekonomik açıdan daha sağlıklı ve rasyonel karar vermelerine neden olacaktır Örneğin, KKTC vatandaşlarına yönelik girişimcilik, risk yönetimi, döviz kullanımı ve finansal okuryazarlık ve zaman yönetimi gibi yayınlar bilinçlenme ve bilgilendirme açısından kuşkusuz faydalı olacaktır. Sonuçta ise BRT yönetiminin başarısı siyasi iktidarın borazanı olma kriterine göre değil kamu yayıncılığı kriterine göre ölçülecektir.

Tembihli BRT, kamu yayıncılığı ve ekonomi
Yorum Yap

Yorumlar kapalı.