Dünya ekonomisi hızlı bir dönüşüm yaşayarak sanayi ekonomisinden bilgi ekonomisine doğru kaymaktadır. Bilginin ekonomik süreçte önem kazanması ekonomik faaliyetlerde giderek bilgiyi daha yoğun hale getirmiştir. Ekonomik faaliyetler, bilgi teknolojilerinin önem kazanması ve ilerlemesinin artmasıyla küresel bir yapıya bürünmüştür. İşletmeler faaliyetlerini bilgi teknolojileri sayesinde yaymış ve rekabet çabalarında bilgiyi ve bilgi teknolojilerini stratejik bir güç olarak kullanmışlardır. Burada yine eğitim, eğitim süreçleri, bilgi, bilgi işçileri, bilginin edinilmesi gibi kavramlar önümüze çıkmaktadır. Görülmektedir ki dünya ekonomisinde üretim bilgiden geçmektedir ve bilgi stratejik bir önem taşımaktadır.
Bilgi, sözlük anlamıyla bilgi, öğrenme, araştırma ve gözlem yoluyla elde edilen her türlü gerçek ve kavrayışın tümüdür. Bir kaynağın stratejik değer taşıması için dört temel özelliği bünyesinde barındırması gerekmektedir. Bunlar, değerli olması, az bulunması, taklit edilemez olması, ikame edilemez olmasıdır.
Bir kavram daha vardır ki o kavram da bilgi işçileri kavramıdır; bilginin kullanılması ve geliştirilmesine yönelik işlerde çalışanlar bilgi işçisi olarak tanımlanmaktadır. Analiz ve sentez yeteneği olan, bilgiyi işin gereklerine göre dönüştürebilen, çeşitli değişkenlerle problemleri çözebilen çalışanlar, bilgi işçisi olarak tanımlanmaktadır. Bilgi işçileri, zekâlarını ve fikirlerini ürün mal ve hizmete dönüştürürler.
En gelişmiş toplumsal düzeyin “Bilgi Toplumu” olarak isimlendirilmesinin arkasındaki temel neden, bilginin stratejik üstünlüğünden kaynaklanmaktadır. Diğer üretim faktörlerine göre büyük avantajlar sağlayan bilgi faktörü, ekonomik gelişmenin en temel itici gücünü oluşturmaktadır. Tarım toplumundan, sanayi toplumuna, sanayi toplumundan bilgi toplumuna doğru tarihsel bir akış, aşama söz konusudur. Ülkelerin gelişme süreçlerinde bu aşamaların her birini sırasıyla izleme zorunluluğunun aşılabilme olasılığı, günümüzde bilim-teknoloji-inovasyon ve bilgi ekonomisinin temel yapılarındaki değişmelere bağlı olarak, etkinlikle uygulanacak kapsamlı ve eşgüdümlü ulusal politika ve stratejilerle olabilmektedir.
Bu bağlamda, ülkemizde öncelikle bir yandan bilgi ekonomisinin temel alanları olan eğitim, iktisadi yapı, bilgi ve iletişim teknolojileri alanlarında hızlı gelişmeler göstermek için, gerekli politika ve strateji önceliklerini saptamak, paralelinde ise bilim-teknoloji-inovasyon alanında gelişmek için politika ve stratejiler tasarlamak gerekmektedir. Bu sayede, bilgi ekonomisi alanında elde edilecek gelişmelere bağlı olarak, sürdürülebilir ekonomik büyüme ve toplumsal refah alanlarında önemli gelişmelere ulaşma imkânı olacaktır. Buradan yola çıkarak ülkemizde bilgi ekonomisinde ilerleme kaydetmek için önerilecek temel politika ve stratejileri şu şekilde sıralayabiliriz:
Bilim-Ar-Ge-Teknoloji-İnovasyon yapısını iyileştirilmesi başta kamu kesimi olmak üzere, kamu ve özel sektör işbirliği ile ülkedeki bilim-teknoloji inovasyon altyapısının güçlendirilerek bilim-teknoloji-inovasyon alanında hızlı iyileştirilmeler yapılmasına öncelik verilmelidir. Bu çerçevede, kamu-üniversite-sanayi işbirlikleri güçlendirilmelidir.
Bu çerçevede, ülkemiz için sürdürülebilir iktisadi büyüme için bilgi ekonomisi temelli politika ve stratejileri analiz etmek ve geliştirmek gerekmektedir.
Dr.Ziya Öztürkler
Diğer Yazıları
Köşe Yazarı





Yorumlar kapalı.