Okan Veli Şafaklı

Olanlar garibana ve esnafa mı oldu?





   Bilindiği gibi; yaşam kavgası veren gariban insan ve zar zor hayatını idame ettiren esnaf için zor günler pandemi ile başladı. 2020 yılının başında pandeminin tetiklediği felaket bilahare TL’nin değer kaybı ve enflasyon canavarı ile devam etmiştir. Özellikle ev hapsinin normalleştiği kapalı ekonomi dönemi yaşayan KKTC ekonomisi 2020 yılında önemli darbe yemiştir. Ekonomi genelde %16.2 küçülürken en büyük sarsıntı yaşayan sektörler sırasıyla %82 ile otelcilik ve lokantacılık, %25.6 ile inşaat, %16.6 ile ulaştırma-haberleşme, %16 ile serbest meslek ve hizmetlerive %15 ile sanayi sektörü olmuştur.

   Sıkıntıların yaşandığı dönemde elbette krizden nemalanıp servetine servet katanlar büyük işadamları olmuştur. Özellikle döviz krizinin fırsat yarattığı işletmeler Güney Kıbrıs’tan gelen pazardan halen daha nemalanmaktadır. Ancak işini gücünü kaybeden veya kazancı düşen dar gelirli, gariban ile esnaf esas darbeyi yiyen kesim olmuştur.

   Hayat pahalılığı nedeniyle alım gücü devamlı düşen gariban kesim ile esnaf kerhen de olsa çareyi maalesef kredi kartlarında ve borçlanmada bulmuştur. Kredi istatistikleri bu gerçeği net olarak ortaya koymaktadır.Pandeminin eşiğinde 21.2 milyar TL olan kredi toplamı 2022 Ağustosunda  %128.7 artış ile 48.5 milyar TL’ye ulaşmıştır. Burada dikkat çeken konu gariban kesim ve esnafın genelde başvurduğu kredi kaynaklarındaki artış oranıdır. Kredi kartlarında ve işletme kredilerindeki artış oranı maalesef toplam kredi artışını aşmıştır.  Şöyle ki, işletme kredilerinde %165, kredi kartlarında ise %158 artış gerçekleşmiştir. Ayrıca, tüketici kredilerindeki artış oranı ise %64.2 olmuştur.

Kaynak: http://www.kktcmerkezbankasi.org/tr/veriler/istatistiki-veriler/para-banka

Krediler içerisindeki dağılıma bakıldığında; en önemli kredi türlerinin %75.1 ile işletme kredileri ve %17.4ile tüketici kredilerinin geldiğini görmekteyiz. 2021 Ocak-2022 Ağustos döneminde ise kredi kartlarını payı %2.3’ten %2.8’e yükselmiştir.

Kaynak: http://www.kktcmerkezbankasi.org/tr/veriler/istatistiki-veriler/para-banka

   Özellikle pandemi dönemi sonrası yaşanan kriz ve sıkıntılı dönemlerde geliri ve kazancı düşen gariban kesim ile esnaf çareyi kredi kartlarında ve borçlanmakta bulmuştur. Ancak, bu borçlanmanın sürdürülebilir olmadığı ve darboğaza gireceği kuvvetle muhtemeldir. Çünkü bu kesimin geliri/kazancı borçlanma oranında artmamıştır. 2020 yılındaki ekonomideki %16’2’lik küçülmenin halen daha telafi edildiği iddia edilemez. Buna ilaveten, asgari ücret işletme kredileri ve kredi kartı harcaması oranında artmamıştır. Şöyle ki, bu dönemde asgari ücretteki artış %125 ile sınırlı kalmıştır. Üstüne üstlük, bu dönemde işsiz kalanlar ile kısmi çalışmaya mahkûm edinenler asgari ücret artışını da elde edememişlerdir. En vahimi ise tefecilerin esaretine giren vatandaşlarımızın halidir.

   Sonuç olarak; özellikle son dönemde yaşanan kriz ve ekonomik darbeler özellikle sabit gelirli kesim ile esnafı darboğaza sokmuştur. Böyle devam etmesi hâlinde ise haciz ve esnafların yaşanması kaçınılmazdır. Peki, ne yapılmalıdır? Elbette Anayasal yükümlülük olan sosyal devlet hatırlanmalıdır.

Sosyal devlet hiç kuşkusuz belirli bir sermaye kesimine devamlı olarak vergi muafiyeti ve/veya affı ile farklı isimlerde (muhaceret affı, varlık barışı vs.) diğer aflar yoluyla iltimas tanıma ve ihale kıyağı çekmek değildir. Refah ülkelerinden de anlaşılacağı gibi, fakire-fukaraya ve muhtaca sahip çıktığınız ve esinlendirdiğiniz oranda sosyal devlet olabilirsiniz.

Olanlar garibana ve esnafa mı oldu?
Yorum Yap

Yorumlar kapalı.