Şimdi hayatta olanlardan çok azı Kıbrıs’ta Mağusa Limanı’ndan Lefke bölgesindeki Evrihu köyüne kadar 122.3 Km. uzunluğunda bir demir yolu hattı olduğunu anımsar.
1905-1951 yılları arasında, aktif olan demir yolunun, başlangıç ve bitiş noktası dahil 32 durak istasyonu vardı.
Neydi bu 32 durak?
Mağusa Limanı, Mağusa, Tuzla, Mutluyaka, Korkuteli, Dörtyol, Pirhan, Nergizli, Pınarlı, Ulukışla, Aslanköy, Düzova, Cihangir, Demirhan, Haspolat, Kaymaklı, Lefkoşa, Alayköy, Trimithia, Denya, Gayretköy, Peristerona, Zümrütköy, Akçay, Güzelyurt, Güneşköy, Gaziveren, Yeşilyurt, Çamlıköy Lefke, Agios Nikolas, Flasu ve Evrihu.
Farkındasınız, hat üzerindeki tüm yerleşim yerlerinde duruyordu tren.
46 yıl içinde toplam 3 milyon 199 bin 934 ton yük ve 7 milyon 348 bin 643 yolcu taşınmış trenle.
İlginçtir, proje tasarlanırken, Güzelyurt ve çevresindeki sebze meyve ile Lefke bölgesindeki maden cevherinin Larnaka’ya taşınması hedeflenmiş. O yıllarda Larnaka’nın ileri gelenleri etkiliydi. O ileri gelenler, demiryolunun deve ile yapılan ticareti zayıflatacağı için karşı çıkmışlar. Böylece projenin doğu ucu Mağusa olmuş.
Farkındasınız, hat üzerindeki tüm yerleşim yerlerinde duruyordu tren.
O yıllarda insanların ülke içinde yoğun seyahati olmasa bile tren Kıbrıs adasının doğu- batı ekseninin önemli bir taşıma potansiyeline sahipti.
Trenden sonra toplu taşımacılık otobüslerle olmaya başladı.
Hemen hemen her köyün, bölgenin merkez kabul ettiği kent merkeziyle ulaşımını sağlayan otobüs ya da otobüsleri vardı.
Otobüsü olmayan küçük köylerin ulaşımını büyük köylerden çıkan otobüsler sağlardı.
Önce Rumlarda sonra Kıbrıslı Türklerde otobüs şirketi kuruldu.
Ne kadar ilginçtir… Kıbrıs adasının İngilizlere aitliğinin resmen kabul edildiği Lozan anlaşmasının çağrışımıyla Kıbrıslı Türklerin ilk otobüs şirketinin adı LOZAN’dı.
1974 sonrası oluşan koşullarda Kıbrıs Türk toplumunda bireylerin otomobile sahip olması kolaylaştı.
Özellikle 1980’li yıllarda özel araç sahibi olmak daha da arttı.
Toplu taşıma aracını kullanan Kıbrıslı Türklerin sayısı zamanla azaldı.
Toplu taşıma araçlarına talebin azalması, servis kalitesini olumsuz etkiledi mi?
Etkilemedi demek mümkün değil.
Uzunca sayılacak bir süredir, kapsama alanı daha geniş, daha nitelikli bir toplu taşıma düşünülüp konuşuluyor, ancak çare bulunamıyor.
Üniversiteler, öğrencilere yönelik toplu taşımayı kendileri halletme noktasında.
Toplu taşımada aktif olanlar buna itiraz ediyor ama sesleri çok da duyulmuyor.
Üniversiteler dışında öğrenci taşımacılığı, şikayetler ne olursa olsun, toplu taşımacılığa devlet eliyle sunulan bir olanaktır.
Kuzey Kıbrıs’ta en genel anlamıyla toplu taşımacılık, hem araç sahipleri, hem de hizmet bekleyenler açısından sorunludur.
Toplu taşımacılığın, her bakımından sürdürülebilir olması için, bilimsel zeminli bir çalışmaya ihtiyaç vardır.
Mevcut durumun, sorunlu olduğu, trafikteki toplu taşıma araçları gözlendiği zaman çok kolay anlaşılıyor.
Toplu taşımacılık, uygar yaşamın aynasıdır…
Bizdeki toplu taşımacılığa ayna tutup, bu bağlamda yaşamımızın ne kadar uygar olduğunu gösteriyor.
Tabii anlayanlara…





Yorumlar kapalı.