Bilindiği gibi yoğun bir yerel seçim gündemi ile karşı karşıyayız. Tabiri caizse her başkan adayı olan adeta ortalığı yiyecek. Başka bir ifade ile nerede ise gökten yıldız indirecek.
Yerel yönetimler ve belediyecilik ile ilgili nerede bir moda kavram var ise kullanmayı marifet sayan ve ayakları yere basmayan Belediye Başkan adaylarına bugünlerde sık sık rastlıyoruz.
Akıllı belediyecilik, katılımcılık, sosyal belediyecilik, çevre, eğitim, demokrasi, şeffaflık, hesap verebilirlik ve benzeri kavramlar belediye başkan adaylarının seçim sloganlarını oluşturmaktadır.
Birçok adayın söylemleri incelendiği zaman ileri sürdüğü vaatlerin adayın müktesebatı ile maalesef örtüşmediği ortaya çıkmaktadır. Öncelikle, birçok aday belediyeleri layıkıyla yönetebilecek başarı öyküsüne sahip değildir. Ayrıca, iddia ettiklerinin aksine geçmişte şeffaf, demokratik ve katılımcı bir yaklaşım sergilemekten oldukça uzak kalmışlardır.
Temel hizmetleri dahi yerine getirmekten aciz olan belediyeler için vaat edilen hizmetlerin çoğuna kaynak yaratılamayacağı ve proje geliştirilemeyeceği de pekâlâ bilinmektedir.
Birçok kişinin ise aday olduğu belediyeyi idari, mali ve kurumsal yönden etüt etmediği anlaşılmaktadır. Başka bir ifade ile birçok başkan adayı gerekli tahlil ve teşhis koymadan adeta ezbere reçete yazan hekime benzemektedir. Örneğin, Başkente aday olan partili bir belediye başkan adayı gerekirse belediyede tasarrufa gideceğiz iddiasında bulunurken, belediyede nelerin israf olduğu konusunda herhangi bir fikrinin olmadığını da farkında olmadan itiraf etmektedir.
Tüm bunların ötesinde KKTC’de her belediyenin kendine özgü sorunları ve imkânları bulunmaktadır. Durum böyle olmasına karşın; ülkemizde belediye başkanı olmak isteyenlerin genelde ilgili belediyede hangi hizmetlerin verilemediği, mali, idari kurumsal olarak hangi problemlerin var olduğu, öngörülen ilave hizmetleri verebilecek ve mevcut sorunları çözebilecek projelerin fizibil(yapılabilir) olup olmadığı konusunda hazırlık yapan başkan adayına rastlamak maalesef pek mümkün görülmemektedir.
Belediye başkan adayları için merak edilen diğer bir konu ise çağdaş belediyecilik alanında dünyadaki hangi iyi uygulama veya modeli referans olarak kabul ettikleridir. Başkan adayları hiç kuşkusuz seçmene cazip gelebilecek bazı iyi uygulama örneklerini slogan olarak seçmektedirler. Bunların arasında en fazla öne çıkan şeffaflık, katılımcılık, hesap verebilirlik, akıllı belediyecilik ve sosyal belediyeciliktir. Ancak, çağdaş belediyecilik anlamında belediyeler yerel hükümet (localgovernment) olarak adlandırılmakta/kabul edilmekte ve merkezi hükümetin birçok yetki ve işlevini devralmaktadırlar. Dolayısıyla, bu unsurlar felsefesi olan bir yerel hükümet modelinin ayrılmaz parçaları olarak bir arada düşünüldüğünde anlam taşımakta ve dikkate alınmaktadır. Refah ülkesi olarak dünyada ilk sıralarda yer alan Finlandiya ve Kıbrıs Türkü için tarihsel bağları olan Birleşik Krallık yerel hükümet belediyeciliğine örnek gösterilebilir.
Finlandiya’da belediyecilik ve yerel hükümet anlayışı
Finlandiya’da 300’den fazla belediye vardır. Finlandiya Anayasası’na göre, belediyeler kendi kendini yöneten birimlerdir ve sakinlerini vergilendirme hakkına sahiptirler. Devlet, özyönetim birimlerinin faaliyetlerine ancak belirli durumlarda müdahale edebilir. Devlet, kanunlar çıkararak belediye temel hizmetlerinin sağlanmasına ilişkin karar alma süreçlerine katılabilir. Belediyeler kendi vergi oranlarını belirleyebilir ancak Parlamento tarafından belirlenen kurumlar vergisinden pay alma hakları da vardır. Devlet de merkezi yönetim aktarma sistemine uygun olarak belediyelere farklı amaçlarla devlet yardımları sağlayarak ekonomik olarak desteklemektedir. Belediyeler, sakinlerine yasal temel hizmetleri sağlamakla yükümlüdür. Temel hizmetler çoğunlukla belediye vergileri, merkezi hükümet transferleri ve hizmetler için alınan ücretlerle finanse edilmektedir.
Finlandiya’da belediyelerin sunduğu temel hizmetlerin en önemlileri aşağıdaki gibidir:
Temel sağlık hizmetleri ve özel tıbbi bakım gibi sağlık hizmetleri
Çocuk refahı, yaşlıların bakımı ve engelli insanlara yönelik hizmetler gibi sosyal refah
Erken çocukluk eğitimi, temel eğitim, lise eğitimi, kütüphane hizmetleri ve gençlik çalışmaları gibi eğitim ve kültür hizmetleri
Bina denetimi, çevre koruma, yolların ve diğer altyapının inşası, su hizmetleri ve atık yönetimi gibi teknik hizmetler.
Diğer belediyeler, şirketler veya şirketlerle işbirliği, genellikle Finlandiya’da belediye temel hizmetlerini üretmenin en ekonomik yoludur. Ortak bir belediye yönetiminde, iki veya daha fazla belediye birlikte hizmet üretir. Ortak belediye yönetimleri özellikle küçük belediyeler tarafından kurulur. Sağlık, hastane hizmetleri ve eğitim ortak belediye yönetimleri tarafından en yaygın olarak üretilen temel hizmetlerdir. Ancak belediyeler diğer hizmetler içinde de işbirliği yapmaktadır.
Birleşik Krallık’ta yerel yönetimler
Yerel yönetim devredilmiş bir konudur, yani orada yerel yönetim sistemi Birleşik Krallık’ın dört ülkesi arasında birçok yönden farklılık gösterir. İngiltere, İskoçya ve Galler’de belediyeler sosyal bakımdan sorumludur ve ulaşım, barınma ve eğitimin bazı yönlerini sağlar. Ayrıca kütüphaneler ve atık toplama dahil olmak üzere bir dizi mahalle hizmetlerinden de sorumludurlar. Kuzey İrlanda’daki yerel yönetim daha sınırlıdır. Belediyeler, çöp toplama ve sokak temizliği gibi bazı mahalle hizmetleri sağlar. Ancak eğitimden, kütüphanelerden veya sosyal bakımdan sorumlu değillerdir.
Sonuç olarak; başkan adaylarının seçilmeyi hak etmeleri için ilgili belediyelerin tahlilini yapmaları, röntgenini/Emarını (MR) çekip teşhis koymaları ve en iyi belediyecilik uygulamaları hakkında vizyon ve nosyona sahip olmaları gerekmektedir.





Yorumlar kapalı.