Özer Kanlı

Kalıpların dışında düşünmek…





Kıbrıs tarihinde bugün yeni bir sayfa açılıyor…

Bu sayfa ne kadar açık kalır, içine ne yazılır, az mı yazılır, çok mu yazılır bugünden bunu söylemek kolay değil ama Güney Kıbrıs Rum Yönetimi Başkanlığı’na seçilen Nikos Hristoduludis ile KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ın tanışma amaçlı ilk buluşmaları bugün saat 11.00’de gerçekleşmiş olacak.

KKTC Cumhurbaşkanı’na görüşmecisi Ergün Olgun, Rum lidere de Anastasiadis’den kalma görüşmeci Menelaos Menelau eşlik edecekler.

Buluşmanın bir diğer hazır bulunanı, aynı zamanda buluşmayı ayarlayan kişi de olan Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Temsilcisi Colin Stewart olacak.

Adı “tanışma” ama taraflar tabii ki kıyısından, köşesinden de olsa “Kıbrıs konusu veya sorunu” denilen konuya da gireceklerdir.

Girecekler de ne olacak?

Beklentiler son derece düşük.

İki halk görüşmeye ilgisiz.

“Hiçbir şey çıkmaz, hiçbir şey olmaz” diyenlerin sayısı ümitli konuşanlardan çok çok fazla.

Bunun başlıca nedeni ise tarafların arasındaki derin görüş ayrılığıdır.

Hristoduludis’in, Anastasiadis’in ekibinde “Hükümet Sözcüsü” olarak yer aldığı 2017’deki Crans Montana görüşmeleri ortaya çıkarmıştır ki Rum tarafı 1974 öncesine dönüşün, yani Rum hegemonyasının adanın her yanına sarıldığı bir durumun önünü açmayacak bir anlaşmaya asla evet demeyecektir.

Ne diyor yeni Rum lider:

1-Kıbrıs Cumhuriyeti devam edecek ve yapılacak bir anlaşma ile federal Devlet’e dönüşecek

2-Yapılacak anlaşma AB müktesebatına uygun olacak

3-“Sıfır asker sıfır garanti” ilkesi anlaşmanın esasını oluşturacak.

Böylesine sert bir tutumu var efendinin.

Zaten Hristoduludis son yıllarda görüşmeci heyet üyesi, görüşmeci ve Dışişleri Bakanı olarak görev yaparken “federal çözüm” şeklinde kodlanan bu Rum Devlet politikasının en başta gelen savunucusudur.

Crans Montana’daki çöküşün başlıca sağlayıcılarından biri olarak bilinen Hristoduludis, bir tutum belirlemişse asla bu tutumdan geri adım atmamasıyla da tanınır.

Yeni Rum liderinin üzerinde durulması gereken bir diğer yönü ise çok uzun yıllar sonra EOKA, EOKA-B ve ELAM desteğini, yani, DİSİ, DİKO, DİPA desteğini yanına almayı da başarmış olmasıdır.

Dolayısı ile açıklamalarından, tutumundan besbelli ki, Rum lider çözüm yolunu açmak için KKTC Cumhurbaşkanı Tatar’la tanışmak istemiyor.

Rum lider bu tanışmayı bundan sonra Birleşmiş Milletlerle Avrupa Birliği nezdinde yapacağı girişimler için zemin yaratmak adına kullanacaktır.

Oysa gerçekçi olsa, kalıpların dışında düşünebilse bugün ilk kez tanışacağı Ersin Tatar’la Kıbrıs’ta bir anlaşma yolunu açabilir…

Bakmayın bazı kişilerin yanlış değerlendirdiğine; Ersin Tatar vatanını, milletini seven birisidir ama dünyayı, gelişmeleri de iyi okur.

Yapılacak doğru bir antlaşmanın Kıbrıs Türklerine, Rumlarına, iki Anavatan Türkiye ile Yunanistan’a, bölgeye, AB’ye, Nato’ya sağlayacağı yararları, bölge ülkelerinin ekonomilerinin bundan dolayı yaşayacakları ivmeleri görebilecek kapasiteye sahiptir Ersin Bey…

Ve böyle bir ortamı da samimiyetle arzu eder…

Ayrıca şunu da belirteyim ki tanıdığım Ersin Tatar Kıbrıs konusunda iyi bir birikime sahiptir ve lisanıyla, zekasıyla hem BM’ye hem yeni Rum liderine neden Kıbrıs Türk tarafının egemen eşitliğinin kabulünü görüşmelerin başlayabilmesi için şart olarak gördüğünü çok güzel anlatacağına eminim.

Ha Rum tarafı egemen eşitliğimizi kabul etmiyor mu şu anda?

Ersin Bey bu tutuma yanıt vermeye de hazırdır…

Ne mi diyecek?

“Mademki büyük meselenin nasıl halledileceği konusunda anlaşamıyoruz geliniz ikimizi de ilgilendiren konularda işbirliği yapalım. Geliniz güncel sorun deprem konusunda işbirliği yapma konusunda anlaşarak ile başlayalım” diyecek…

Rum liderinin yanıtı ne mi olacak?

Bekleyelim, öğrenelim…

Bence sürpriz olmayacak…

Kalıpların dışında düşünmek…
Yorum Yap

Yorumlar kapalı.