Dr.Ziya Öztürkler

Eğitsel otorite ve geleceğe yön verme





Geleceği planlayan insan kendine yön veren, gerektiği yerde cesaretli davranabilme yetkisine sahip olan insandır.
Acaba yanlış bir ortamda veya yanlış kişilerle ilişki içindeyken, bu durumdan kurtulmak için, kaç kişi zor bir adım olan istediğini yapabilme cesaretini gösteriyor?
Bazıları bizi yanıltmış hep, cesaret doğuştan gelir diye…
Cesaret eğitimle gelir. Değişim için cesaretli bireylere ihtiyaç var, cesaret için de eğitime ihtiyaç vardır.
Eğitim insanda istendik davranışları şekillendirir ve kendisine yön verir. Bundan mahrum kalanlar için kararlar çoktan verilmiştir. Siz ne olmak istediğinize karar veremezsiniz, başkaları sizin için karar vermiştir çoktan…
Üniversitede okurken veya mezun olduğunuzda bir düşünün sahip olduğunuz veya sahip olacağınız meslek, anne ve babanızın hayalindeki meslektir, nerede oturacağınızı aileniz belirlemiştir önceden.
Eşiniz sizi aldatmışsa toplum baskısından dolayı kalbinizin ağrısını, içinizin derinliklerine gömmeyi ve ses çıkarmamayı öğrenmişsinizdir, maddi çıkarlarınız ve huzurunuz için birilerine kul köle olmanız gerektiğini tartışmaya gerek bile yoktur.

 

Kişisel yatırımın temelinde hareket etmek

Kişisel yatırımın temelinde ve özelinde kişisel talep vardır. Kişisel talep de döngü halinde yine kişiye döner. Bu yatırım topluma değil kişinin özeline ve beklentilerine hizmet eder. Döngünün sonucunda toplumsal menfaatlar olmadığı için kaybeden sonuçta toplum, kazanan ise kişiler olur.
Halk hareketlerinin temeli de inşallah kişilerin çıkar ve popülizm yerine düzenin daha iyiye gitmesi için kullanılır.
Bu düzenin yaratıcısı olarak sadece bizleri yönetenlere suçlama getireceksek; zannederim başlamadan pek çok şey bitmiş olacaktır.
Bugün ülkemizde yaşam olanakları istenilen düzeyde değilse herkesin bu çorbada bir tuzu vardır gerçeğini iyice tartışmak gerekir. Kişisel menfaat düzenin içinde karşılıklı bir beklenti ve hareket tarzının teşkil ettiğini biliyoruz.
“Talep eden birey, işini yapan halkın seçtiği kişi” gerçeğini kabul etmek gerek. Bir başka değişle topluma hizmet edene değil; kişisel beklentilerimizi yerine getirene oy veriyoruz.
Ne zaman ki topluma hizmet sunanların yanında olacağız; o zaman bazı şeylerin değiştiğine tanıklık etme şansımız olacaktır.
Temel felsefe değişmedikçe yapılan hareket ve eylemlerin başarı getirmesi pek de mümkün olmayacaktır.

 

Başarının temel faktörü strateji
 

Çocuğun hayatı boyunca, öğreneceği bilgiyi işleyecek, bilgiden bilgi üretecek, bilgiden katma değer üretecek olan kişiliğinin geliştiği yer ailedir.
Çocuğun davranışlarını şekillendirecek, bilginin kıymetini öğretecek, öğrenmeyi yaşam biçimi haline getirecek, çocuğa olumlu davranışlar kazandırılacak yer öncelikli olarak ailedir.
Salgından önce öğrencinin öğretmenden, öğretmenin de öğrenciden şikâyetçi olduğu bir dönemden geçiyorduk.
Bu temel sıkıntının da ana kaynağı ülkemizdeki aile düzeninin ve kalitesinin bozulmasıdır.
Toplumu oluşturan aile ne kadar kültürlü olursa, o ailede yetişen çocuk da o kadar ideal sahibi ve başarılı olur.
Öğrenci başarısında en önemli faktörlerin; “ilgili veli” ve “nitelikli öğretmen” olduğu gibi, ülke eğitiminin gelişmesinde ve amacına ulaşmasında en önemli faktörler de nitelikli aile ve nitelikli öğretmenlerdir.
Çocukların hayatını şekillendirecek olan davranış özellikleri ailede kazandırılır. Çocuklar anne ve babanın dediğine değil, yaptığına bakarlar.

 

Eğitsel otorite ve geleceğe yön verme
Yorum Yap

Yorumlar kapalı.