Geçtiğimiz salı günü Mersinlik bölgesinde başlayan yangın, Tatlısu, Ardahan, Ağıllar, Topçuköy, Kantara bölgelerine kadar yayıldı. On binlerce ağaç kül oldu. Doğadaki bitki ve hayvan türleri yok oldu. Mersinlik köyü tahliye edildi. Uzmanlar, 1995 yılından sonraki en büyük yangın olduğunu dile getirdiler.
Yangın, bütün ülkeye korkulu anlar yaşattı. Yaralananlar oldu. Çok şükür ki can kaybı olmadı. Bu yazının yazıldığı saatlerde, yangının etkisi azalmış fakat tam anlamıyla söndürülmemişti.
Söndürme çalışmalarına, Türkiye’den, BM’den, Üsler bölgesinden, Güney Kıbrıs’tan ve İsrail’den uçak ve helikopter katılarak yangına müdahale etti.
Tarım ve Orman Bakanlığı ve polis tarafından yapılan açıklamalara göre, bölgedeki bir iş aracının kısa devre sonucu yanmasından dolayı, alevler ormana sıçramış. Bu çerçevede, 2 kişinin tutuklandığı açıklandı. Polis, olayı araştırmalı ve suç unsuru bulunursa, sorumlu olanlara gereken ceza verilmelidir. Kimsenin yanına kar kalmamalıdır.
Yangın araçlarının ve iş makinelerinin yangının bazı sarp ve vadi noktalarına ulaşamaması nedeniyle, yangın büyüdü. Havadan söndürme çalışmalarının geç başlaması ve şiddetli rüzgarın etkisi ile yangın kontrolden çıktı.
Yangın mevsiminin başladığı bu dönemde, ülkede mutlaka yangın helikopteri konuşlanması gerekiyordu. Ama, maalesef helikopterin bakım için Türkiye’ye gitmiş olmasından dolayı yangına erken müdahale edilemediği bildirildi. Tabii ki, bu arada zaman kaybedildi. Geceleyin de havadan müdahale edilemediği için yangın kontrolden çıktı.
Yangınlar kader olmaktan çıkarılmalı ve her yıl tarih tekerrür etmemelidir. Yapılması gereken, ya bir helikopter satın alınmalı ya da kiralanarak devamlı olarak ülkede bulundurulmalıdır.
Helikopter, ülkede bulunsa, yüzlerce yıllık bu ormanlar da yok olmayacaktı. Her yıl benzeri ihmaller yüzünden binlerce ağacımız yok oluyor. Yine de kimse ders almıyor. İnsansız hava araçlarına göre, yaklaşık 12 bin dönüm arazinin yandığı açıklandı. İHA’ların ölçümüne göre Ardahan-Topçuköy-Mersinlik-Tatlısu bölgelerinde 18 kilometrelik bir alan yangından etkilendi. Yazık değil mi? Yangından etkilenen bölgenin rehabilitasyonu için 600 bin fidana ihtiyaç olacağı söyleniyor.
Özellikle, ülkedeki yoğun ormanlık alanlar için, özel yangın ve müdahale planı yapılması şarttır. Aksi halde, her yangından sonra ah, vah çekerek ağlamaya devam ederiz.
Yaşanan her yangın felaketi sonrasında, kamuoyunda yangın helikopteri konusu gündemin başında yer alıyor. Fakat, daha sonra unutulup başka gündemler içinde kaybolup gidiyor. Ta ki, yeni bir yangınla karşılaşana kadar.
Bu yüzden, bu felaketlerden ders almamız gerekiyor. KKTC’nin kendi yangın helikopteri veya uçağı mutlaka olmalıdır. Satın alınamıyorsa, 5-6 aylık periyot için kiralanma yoluna gidilmelidir.
Türkiye’ den de helikopter görevlendirilecek ise, bu görevlendirme, geçici veya yangın çıktığı zaman olmamalıdır. Yapılması gereken, görevlendirmeden ziyade, helikopterin özellikle yaz aylarında devamlı olarak KKTC’de konuşlandırılmasıdır.
Öte yandan, yangın çıkmaması için alınması gereken bazı tedbirlerden de bahsetmek istiyorum.
Yangın tedbirleri için, Orman Dairesi ve diğer merciler tarafından tüm ormanlık alanlarda ihtiyaç varsa, yeni yangın emniyet şeritleri yapılması ve mevcut olanların de geliştirilerek, temizlenerek amaca uygun duruma getirilmesi gerekmektedir.
– Belediyeler ve karayolları yol kenarlarının temizliğini düzenli olarak, aksatmadan yapmalıdır.
– Elektrik trafolarının çevreleri titizlikle temizlenmelidir.
– Orman Dairesi’ne yaz döneminde istihdam edilen mevsimlik işçilerin yangın konusunda eğitilmeleri gerekmektedir. Mevsimlik orman işçileri alımı, siyasi rant amacıyla kullanılmamalıdır.
-Orman dairesine, işçi, memur, ekipman, yangın aracı ve şoförü bakımından takviye yapılmalıdır. Daire, yangına ilk müdahaleyi yapacak yer ekipleri bakımından da güçlendirilmelidir. Yangınla mücadele, genç, eğitimli ve profesyonel kadrolarla yürütülmelidir.
Yangınlara erken müdahale etmek gerekmektedir. Bu nedenle yangın gözetlemek için termal kameralar ve uygun mesafelerde yangın söndürme aracı bulunması önem arz etmektedir.
Her yangında, gelecek nesillere miras kalacak, oksijen deposu binlerce ağacımızı, bitki örtüsünü, hayvanı ve ekosistemi de kaybediyoruz. Ülkemiz ormanlarını koruyamazsak, gelecek kuşaklara da yazık etmiş, suç işlemiş olacağız.
Bu bağlamda, yangın helikopteri veya uçağı konusu mutlaka çözülmelidir. Unutulmamalıdır ki, yanan ormanların maddi ve manevi maliyeti, yangın uçağı veya helikopteri satın almak ve kiralamaktan kat kat daha fazladır.
Netice itibarıyla, umarım, yangın felaketini bir daha yaşamayız. Ama, hatalardan da ders almalıyız. Yangın söndürme ekiplerini ve teçhizatlarını hazırlamayan, yangına havadan erken müdahaleyi sağlayamayan bütün yöneticiler de hesap vermelidir.
Ödül Muhtaroğlu
Diğer Yazıları
Köşe Yazarı





Yorumlar kapalı.