Hasan Hastürer

Sıra bizim “Dilan Polatlara” geliyor…





İstanbul’dan gazeteci bir arkadaş aradı.

   Bazı isimleri sorup, “Neler yapıyorlar?” dedi.

   Sorularını yanıtlamayı sürdürmeden gazeteci merakıyla, “Kıbrıs’la ilgili bir şeyler mi var?” diye sordum.

   Kuzey Kıbrıs’ta İsraillilerin mülk edinmesi, Türkiye medyasında özellikle, belirli çizgide olanlar da ciddi bir şekilde öne çıkıyor.

Bunu da ifade edince, “O konu uzun süredir takip edilen bir konu. Maraş açılımında bile, Yahudilerle, yapılan pazarlıklar Ankara’da belirli merkezlerde not edilip takibe alındı. Şimdiki yayınlar, yabancılarla kara para aklama dahil, her türlü kirli ilişkinin, çözülme için çekilecek ipi gibi. Kuzey Kıbrıs’ta kimin, nerede  ne kadar parası olduğu, kuruşuna kadar biliniyor. Yakında neler olacak göreceksiniz” dedi.

***

Somut isimler konuştuk.

Listedeki isimler benim için sürpriz değildi de, oralardan bir gazetecinin bu listeye sahip olması ilginçti.

   Dilan – Engin Polat çiftini, görgüsüz sosyal medya hesapları ele verdi ya, meğer uzun bir süreden beri bizim sosyal medyada görgüsüz paylaşımlar yapanlar da yakın takip altındaymış.

   Hatta bir iddiaya göre, kendilerinin paylaşımları dışında, gittikleri yerlerden derlenmiş görüntüleri de dosyalarına eklenmiş.

   Konu bu noktadayken, arkadaşım gülerek, “Sıra sizin Dilan Polatlarda” dedi.

***

2016 yılının Ağustos sonlarıydı sanırım, yasal izni olmayan sanal bahis konusunun yakın takibe alındığını, Kuzey Kıbrıs’ın mercek altında olduğunu paylaşmıştım.

Oldukça teknik bir konuydu ve nelerin olabileceğini kestiremiyordum.

Sonunda düğmeye basılmıştı.

Anladığım kadarıyla bu kez Kuzey Kıbrıs dosyası çok daha kabarık.

Dosyada olan isimlerin öz geçmişleriyle birlikte zenginlikten öte servetleri listelenmiş.

***

   Dinlediklerimi toparladığım zaman, Kuzey Kıbrıs’ta olan bitenin bizim dışımızda buralara göre çok daha detaylı bilindiği kesin.

   Şimdilerde geçirdiğimiz süreç, fırtına öncesinin sessizliği gibidir.

   Siyasilerden başı ağrıyacak olanlar var mı?

   Mutlaka var anladığım.

   Hatta operasyon başladığı zaman, zorunlu istifaların olacağı ifade ediliyor.

***

Duyduklarımdan mutlu ya da daha temiz bir toplum için umutlu oldum mu?

Temiz bir toplum istiyorum.

Bu nedenle, hadsizlerin, vurgunların, yağmacıların hesap vermesini çok isterim. Ancak önemli olan düğmeye basılması değil, süreç tamamlanana kadar basılı tutulmasıdır.

   Haaaa bir önemli konu KKTC Polis Teşkilatının ve savcılığın böylesi bir operasyona ne kadar hazır olduğudur?

   Çünkü böylesi bir operasyondaki isimler “gariban” doktorlar ve eczacılara benzemeyecek.

   Şimdilik bu kadar.

   Bekleyip göreceğiz.

Sıra bizim “Dilan Polatlara” geliyor…
Yorum Yap

Yorumlar kapalı.