Rum basınındaki haber diliyle, Anastasiadis’in Genel Sekreter Guterres’e gönderdiği son mektupta Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’ya daha önce yaptığı öneriyi güncelleyerek, “Kapalı Maraş’ın açılması ve yasal sakinlerine iadesinin ilk adımı olarak Kıbrıslı Türk ve Rumların, yabancı uzmanların da katılacağı ortak bir komite kurmasını istediği” ancak Türk tarafından herhangi bir cevap almadığı kaydedildi.
Fileleftheros manşeti: “Cevapsız Çağrı… Anastasiadis Diyalog ve İşbirliği Öneriyor, Akıncı Timbu’yu (Ercan) da İstiyor.”
Kıbrıs’ı bilmeyen biri bu haberi okusa, Maraş’a karşılık Mustafa Akıncı’nın, sınırın güney tarafında Timbu diye bir yeri istediğini sanacak.
***
Kıbrıs’ta kalıcı barış ve çözüm isteyen iki kişi varsa, birinin ben olduğuma inanırım.
1963’te K. Kaymaklı’dan göçmen oldum ailemle.
Yıllarca çok zor koşullarda yaşadık.
Daha sonra arşivleri karıştırdım, Rum toplumundan bize yapılanlara karşı, ciddi anlamda kimse sesini çıkarmadı.
1974’te tekerlek ters dönmeye başladı.
15 Temmuz 1974’te Makarios’a karşı darbe oldu.
Türkiye, askeri müdahaleyi gerçekleştirdi.
Sonuçta adada fiili bir bölünme oldu.
Kıbrıs Türk Toplumu, savaşın izleri devam ederken bile Rumların mağduriyetini görmezlikten gelmedi.
Kıbrıs Türk toplumundan, ilerici, sol gruplar, barış ve çözümü hep savundu.
***
Geriye gidip takılmayalım.
Yaşananları unutmasak da karşılıklı olarak affedelim.
Ancak çözüm istiyorsak, bu çözüm 1974 sonrası ortaya çıkan durumun üzerine inşa edilecek.
Biz çözümü tarif ederken, iki bölgeli, iki toplumlu, siyasi eşitliğe dayalı, iki kurucu devleti olan federasyon deriz.
Tabii Türkiye’nin garantörlüğüne de özel vurgu yaparız.
Daha sağda olanlar Türkiye’nin ETKİN VE FİİLİ garantörlüğü, der.
Rum tarafı, iki bölgeli, iki toplumlu dedikten sonra devamını getirmez genelde.
Hatta İKİ TOPLUMLU ÇÖZÜMÜ yeterli bulanlar var.
Anastasiadis de bunlardan biridir.
Gelinen noktada Kıbrıs sorunuyla ilgili konuların al – verle çözülebileceğini kabul etmek istemezler.
Açıkça söylenmese de, söylenen, ‘MARAŞ, BİZİMDİR. NASIL OLSA VERECEKSİNİZ. MARAŞ’A KARŞILIK NİYE BİR ŞEY VERELİM YA DA KABUL EDELİM’, deniyor.
***
Şu ya bilinmiyor ya da kabul edilmek istenmiyor.
Maraş’ın karşılıksız açılması anlamına gelecek adım atmayı Mustafa Akıncı kabul etmedi. Akıncı’nın dışında, Cumhurbaşkanlığı koltuğuna kim oturursa otursun, ‘ALIN MARAŞ SİZE ARMAĞAN OLSUN’ demez, diyemez.
***
Rum Toplumunun siyasi liderleri kendi kendilerini kandırmasın.
Rum liderlerin Timbu dediği ama çok sayıda Kıbrıslı Rumun da Ercan diyerek uçtuğu havalimanı, direk uçuş olmasa da uluslararası tanınmış bir havalimanıdır.
Dünyanın her yerinde son ulaşım noktası olarak yolculuk başlarken bagajlara ECN diye Ercan etiketi bağlanır.
***
AKEL, 27 Şubat Perşembe günü 18.00’de Derinya’da “Tırmanan Türk tahrikkarlığını kınamak ve bütün bunların, müzakerelerin yeniden başlamasını ve Kıbrıs sorununu çözüme ulaştırmayı başardıklarında son bulacağı” mesajını vermek için eylem düzenleyecek.
Büyük bir de eylem organize edeceğini açıkladı. AKEL Genel Sekreteri Andros Kiprianu, “Bütün bunların sonsuza dek son bulmasının en güvenli yolu budur, başka yol yok” dedi.
Kiprianu, finalde doğru söylüyor. Çözüm olmazsa, Rum tarafı, yeni rahatsızlıklar yaşayacak, kazanım elde etmeyecek. Hatta kaybedebilecek.





Yorumlar kapalı.