‘Gazze Şeridi’ni kontrol eden Hamas örgütünün silahlı kanadı Kassam Tugayları’nın dün sabah İsrail’e başlattığı “Aksa Tufanı” operasyonu, Gazze sınırına yakın İsrail kentlerinde sokakları kan gölüne çevirdi.’
Dünyanın neredeyse tüm haber kaynakları üç aşağı, beş yukarı, tırnak içine aldığım haber özünü, paylaştı.
***
İsrail, Orta Doğu’nun küçük Amerikası’dır.
ABD’nin İngiltere ile birlikte iki stratejik müttefikinden biri İsrail’dir.
Hamas’ın çok organize olarak başlattığı saldırıda ilk 20 dakikada 5 bin füze fırlattığı bildiriliyor.
Denizden İsrail topraklarına sızan Kassam Tugayları’na mensup birlikler belirlenen hedeflere saldırırken, çok sayıda İsrailli asker ve sivili de esir alarak Gazze’ye götürdü.
Son elli yılın en büyük saldırısına hedef olan İsrail, karşı saldırılar başlatsa da büyük şok yaşıyor.
11 Eylül 2001’de ABD’de teröristlerin kaçırdıkları uçaklarla, ikiz kuleleri ve pentagon çarpması, nasıl dünyada milat olmuşsa, Hamas’ın dünkü saldırısı da özellikle bölgemizde milat olacak nitelikte görünüyor.
***
İsrailli yetkililer ilk anda saldırının arkasındaki büyük gücün İran olduğunu söylediler.
Bir anlamda, hedef gösterilen İran’a karşı saldırılar da hedef alınabilir mi?
Alınamaz, demek çok kolay değil.
Ancak, İran’ın vurulması, savaşı cephe olarak büyütmenin ötesinde gelişmelere neden olup, dünya barışının tehdide yönelik, en kötü senaryoları çok yakınlara getirebilir.
***
İsrail, sahip olduğu orantısız güç üstünlüğüyle, her türlü saldırıya kat kat fazlasıyla karşılık veriyordu.
Şimdi Hamas’ın elinde yüzlerce, bazı kaynaklara göre binin üzerinde asker ve sivil esir var.
Bu durum İsrail saldırılarının, hedef gözetmeksizin Gazze’ye saldırmasına engel.
Belki de İsrail ilk kez, geleneksel, saldırı anlayışını uygulayamayacak.
Netenyahu, “düşmana karşı eşi görülmemiş bir güçle savaşma” talimatı verdiğini seslendirdi.
Peki Hamas’ın B Planı yok mu?
Çok büyük olasılıkla, gelişmelere göre daha ötesi için de planları var. Aksi halde dünkü saldırının sonucu intihar olur.
***
Resmen burnumuzun dibinde bu gelişmeler yaşanırken, KKTC’nin seçilmiş yöneticileri ne yapıyor?
İsrail – Hamas savaşı eşit güçlerin savaşı değil.
Hamas, dünya çapında İsrail’i, İsraillileri hedef alırsa, hedef listesinde KKTC’den de İsrail’le bağlantılı hedef eklemesi yapar mı?
Kimse, ‘Bu da nerden çıktı?’, demesin.
KKTC, ülkedeki İsraillileri ve sahip oldukları değerleri olası saldırılara karşı korumakla mükelleftir.
Böylesi durumlarda her türlü senaryoya, en önemlisi en kötü senaryoya göre hazırlık yapılmalıdır.





Yorumlar kapalı.