Emekli Yargıç İlker Sertbay, aradı dün akşam saatlerinde.
Sertbay’ın sevdiğim bir tarzı var.
Konuya kestirmeden girer.
Dün akşam da öyle yaptı.
***
İlk yapılacak seçimlerde YDP’den aday olması için İlker Sertbay’a teklif yapıldı.
Sertbay, teklifin bizzat Erhan Arıklı ve Bertan Zaroğlu tarafından yapıldığını söyledi.
Doğal olarak sormam gereken soruyu sordum.
Kabul ettin mi?
İlker Sertbay, olumsuz yanıt vermediğini ifade etti.
Ancak kesin evet demek için bir beklentisi olduğunu aktardı.
Nedir o beklenti?
Bu soruya karşılık İlker Sertbay, şunları söyledi:
‘Bizim atalarımız 1951’de geldi.
1974’ten sonra da yeniden Anadolu’dan kardeşlerimiz geldi.
Onların gelişinin üzerinden 45 yıl geçti. Kısa bir süre sonra yarım asır olacak.
Bir türlü bitmeyen ayrılık, toplumsal birliğimizi olumsuz etkiliyor. Biz onlara, ‘Karasakal’, ya da ‘gajo’, onlar da bize ‘besleme’ hatta fazlasını, diyor. Bu ayrılık defterini kapatmak gerekir. Görüyorum ki, kapattık demekle kapanmıyor. Bence bir televizyon programında geçmişten gelip hala devam eden yanlış nitelemelerin öz eleştirisi yapılıp, karşılıklı özür dilenmeli. Bu samimi olarak yapılırsa, bütünlüğümüzü bölen bu anlayış geride kalır. Bu ayrılığın geride kalmasını başaramazsak, benim aktif siyasete girip, YDP’den aday olmamın hiçbir faydası olmaz.’
***
İlker Sertbay’a, ‘Bence biraz abartıyorsun. Karşılıklı olarak belirttiğin nitelemeleri yapanların çok azınlıkta olduğuna inanıyorum’ dedim.
Sertbay, benimle aynı görüşte olmadığını, bu konunun mutlaka aşılması gereken bir konu olduğunu, evlerde, akşam sohbetlerinde bile bu ifadelerin kullanıldığını, seslendirdi.
***
İlker Sertbay’la telefondaki konuşmamızı bitirince, konuştuklarımızı çok yönlü olarak düşündüm.
Yeniden Doğuş Partisi (YDP), ‘Türkiyelilerin Partisi’ nitelemesinden rahatsızdır ve kurtulmak istiyor.
Bu nedenle de 1974 öncesinden Kıbrıs’ta yaşayan Kıbrıslı Türklerden, isimlerin hem partiye katılmasını istiyorlar hem de seçimlerde aday yapmak.
Aslında özellikle seçimlerde aday yapılacak ya da aday olacak isimlerle YDP ciddi bir sınav verecek.
YDP çatısı altında toplananlar, yıllarca, ‘Mevcut partiler, Türkiye kökenlileri, dolgu maddesi olarak kullanıyor. Seçilmemeleri için her türlü ayak oyununu yapıyorlar’ dedi.
İlk genel seçimde YDP’nin, kendi listesinden aday olacak Kıbrıslı Türklere tavrını sonuçlarla birlikte daha sağlıklı okuyacağız.
***
YDP’nin geniş kesimleri kucaklayan parti olmasına, destek verenlerin ne kadar olayın içinde olduğunu da merak etmez değilim.
Ankara’da bu ve benzeri girişimlere destek verenlerin varlığından bahsediliyor.
Bu tür iddiaları bir süreden beri, duyuyorum.
Tabii, siyasi anlamda Ankara’nın tek bir Ankara olmadığını da çok iyi biliyoruz.
Türkiye’de hemşeri dayanışmasına açık siyaset vardır. Bunu unutmamak gerekiyor.
Kuzey Kıbrıs’taki hemşerilerinin siyaseten güçlü olmasını isteyen Türkiye siyasetinin önde gelen isimleri, kişisel inisiyatifle buralarda, karışan hatta karıştıran olabiliyor.
Böyle olduğu için Ankara kaynaklı desteklerin, pratikte ne kadar değerli olduğuna kuşkuyla bakar, gerçeği öğrenmek için acelesiz beklemeyi tercih ederim.
İlker Sertbay’la telefon konuşmam bahane oldu, bunları yazdım.





Yorumlar kapalı.