Kıbrıs Başyazı

Anastasiadis, Türk savaş uçaklarını adaya davet ediyor





   Klerides zamanında Rum tarafının Rusya’dan S 300 füzesi alma kararı ciddi sorun olmuştu.

   Kıbrıs Türk tarafının tepkisinden çok, Türkiye’nin kararlı duruşuyla S 300’ler adaya getirilemedi.

   Fanatik Rumlar, silahlanmaya hep destek verdi.

   İleri teknoloji ürünü silahlarla Türkiye’ye karşı kendilerini koruyacaklarına, hatta uygun koşullarda Kuzey’e saldırıp, toprak elde edeceklerine de inananlar yok değil.

   Aklı başında olanlar, yapılacak silahlanmanın Kıbrıslı Türklere karşı çok, Türkiye’ye karşı ise her zaman yetersiz olacağını biliyor.

   Bildikleri için de silahlanmaya ayrılan paranın boşuna olduğunu söylüyorlar.

                                                     ***

   Daha önce de işaret ettik.

   Farklı askeri ittifaklarla askeri güç zayıflığını gidermek, Anastasiadis’e göre bir çözüm yoludur.

   Anastasiadis, Yedi Kocalı Hürmüz anlayışıyla bir yanda AB ve ABD, öte yanda ise Rusya ile iyi ilişkiler içinde olmanın, pratikte sürdürülebilir olmadığını ya görmüyor ya da görmezlikten geliyor.

   ABD’nin silah ambargosunu kaldırırken koyduğu koşullar bunun göstergesidir.

                                                         ***

   Türkiye, kendi kabuğu içinde siyaset yapma anlayışını terk etti.

   Bunun pratikteki örnekleri de ortada.

   Futboldan bir benzetmeyle Türkiye, rakip yarı sahada oynadığı sürece, kendi kalesinde gol görme olasılığının çok az olduğunu da biliyor.

   Bu anlayışla, ulusal sınırları dışında, askeri operasyonlardan da çekinmiyor.

                                             ***

   Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, dün AK Parti Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı’nda Rum    – Yunan tarafına, en nazik dille uyarıda bulunurken söyledikleri çok derin mesajlar içeriyor:

   “Akdeniz’de gerginliği artıran Türkiye değil, Türkiye’yi ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni yok saymaya çalışan Rum-Yunan zihniyetidir. Rum kesimi, 2003 yılından beri Ada’yı adeta tapulu malı gibi görüyor, hiçbir hakkı olmadığı Ada’nın deniz yetki alanlarında petrol/doğal gaz arama faaliyetlerinde bulunmaya yönelik imtiyaz ruhsatları veriyor.

   Rum kesiminin sözde ruhsat sahalarından bazıları ise Türkiye’nin kıta sahanlığıyla açıkça çakışıyor.     Yunanistan ve Rum yönetimi, Kıbrıs Türklerinin bu coğrafyadaki hidrokarbon kaynakları üzerindeki haklarını gasp etmeye çalışıyor. Hukuksuz adımların bir başka amacı da Akdeniz’e en uzun kıyı şeridi olan ülkemizi Antalya Körfezi’ne hapsetmektir. Tüm bunlar, Türkiye’yi denizden çevrelemeye dönük hamlelerdir. Biz, daha önce defalarca, böyle bir oyuna asla gelmeyeceğimizi ilan ettik. Hiçbir yabancı ülke, şirket veya geminin deniz yetki alanlarımızda izinsiz olarak arama/çıkarma faaliyetinde bulunamayacağını dile getirdik. Ancak son dönemde, Doğu Akdeniz’e sahildar olmayan bir ülkenin de kışkırtmalarıyla, Yunanistan ve Rum yönetiminin yanlış adımlar attığını görüyoruz. Kimse kendini dev aynasında görmemeli, çok açık, net konuşuyorum, şov peşinde de koşmamalıdır.”

                                                            ***

   Fransa, dün, Yunanistan ile Girit açıklarında tatbikat yaptı. Reuters haber ajansı, 2 savaş jeti ve bir fırkateyn gönderen Fransa ile Yunan donanmasının görüntülerini uluslararası kamuoyuna aktardı.

   Tatbikata katılan 2 savaş jeti, Güney Kıbrıs’tan havalanarak tatbikata katıldı.

   1 Ağustos’ta Fransa ile Güney Kıbrıs arasında askeri anlaşma yürürlüğe girdi.

   O anlaşmaya dayalı ikisi savaş, biri nakliye, üç Fransız uçağı Baf’a geldi. Fransız savaş uçaklarının, Baf’tan havalanarak bölgede tatbikatlara katılması, Türkiye’ye karşı bir tahrik değil mi?

   Dahası bu durumun Türkiye’ye adada savaş uçağı konuşlandırmak için davetiye çıkarmak olduğunu Anastasiadis, bilmiyor mu?

Anastasiadis, Türk savaş uçaklarını adaya davet ediyor
Yorum Yap

Yorumlar kapalı.