Olgun Beyoğlu

Faiz ve enflasyon ilişkisi (3)





Enflasyon (inflation)

Ekonomi edebiyatında fiyatlar genel düzeyinin sürekli artış göstermesi, enflasyon olarak adlandırılmaktadır.

Bu bağlamda yukarıdaki tanım, içeriğinde iki önemli ögeyi barındırmaktadır. Bu iki önemli öge ise;

Fiyatlar genel düzeyi ve

Süreklilik

ilkeleridir.

Bu ilkelere göre;

1) Birkaç mal ya da hizmetin fiyatının artması, enflasyon değildir

Enflasyondan söz edebilmemiz için mal ve hizmetlerden oluşan sepette bir artış olması gerekmektedir.

2) Diğer bir öge olarak da; bu sepetin fiyatının sürekli bir artış içinde olması gerekir

Sepeti oluşturan mal ve hizmetlerin fiyatı bir kez artmışsa bu enflasyon değil, sadece fiyat artışı (price increase)’dır.

Peki! Enflasyon nasıl meydana gelir?

1) Talep (demand), arz (supply)’dan fazla ise enflasyon oluşur

Bir diğer anlatımla; mal ve hizmetlere yönelik tüketim talebi bu mal ve hizmetlerin üretilip arz edilen miktarından fazla ise o zaman enflasyon olur ki, bu durum ekonomide talep enflasyonu (demand inflation) olarak ifade edilir.

2) Üretimi gerçekleştirmek için kullanılan üretim ögeleri;

A) Emek, kira, faiz, kar payı vb. yapılan ödemeler ya da

B) Üretimde kullanılan enerji, hammadde vb. giderlere, yapılan ödemelerin miktarı artarsa,

bu artışlar fiyatlara yansır ve enflasyon oluşur.

Ekonomi edebiyatında buna;

A) Arz enflasyonu (supply inflation) ya da

B) Maliyet enflasyonu (cost inflation) denir.

Tavuk mu yumurtadan, yoksa yumurta mı tavuktan çıkar?

Bu manada tavuk yumurta hikâyesinde olduğu gibi burada sorulması gereken soru;

A) Yüksek faiz mi enflasyonu yükseltir? Yoksa!

B) Yüksek enflasyon mu faizin yükselmesine yol açar? Sorusudur.

Bu ikilem yıllardan beri tartışmalıdır.

Bu konuda A ya da B seçeneğini savunanlar vardır.

Ekonomist olmayanlar yüksek faizin, enflasyonu yükselttiği görüşüne daha çok eğilim gösterirler.

Enflasyon türü

Faiz ve enflasyonla arasındaki ilişkiyi tam olarak kavrayabilmek için her şeyden önce hangi tür enflasyonla karşı karşıya olduğumuzu bilmemiz gerekir.

Ünlü ekonomist Friedman ekolünden gelenler enflasyonu para arzındaki artışın yarattığını öne sürerler.

Bu görüşe göre para arzının artması, talebin de artması demektir.

Talep artarsa fiyatlar yükselir ve enflasyon meydana gelir.

Arz yönlü ekonomistlerin savı

Arz yönlü ekonomistler ise, enflasyonun daha çok yüksek vergiler, sıkılaştırılmış denetimler gibi etkiler sonucunda yükselen maliyetler nedeniyle maliyet enflasyonu kaynaklı olduğunu savunurlar.

Enflasyon her iki ekolden de izler taşır. Ekonomideki enflasyon;

A) Hem talep hem de

B) Maliyet kaynaklı

ögeler taşıyabilir.

Talep enflasyonu

Ekonomide talep enflasyonu varsa, yani talep edilen mal ve hizmetler, üretilenden fazla ise ve bu nedenle de fiyatlar artıyorsa, faizler düşürülür ise tasarruftan tüketime daha çok para akacak demektir.

Hal böyle olunca, talep daha da artacak ve sonuçta fiyatlar daha da yükselecek demektir.

Bunun tersi olacak olursa yani faizler düştüğü için iç tasarruflar azalacak, bunun doğal sonucu olarak da; üretim ve yatırım için gerekli finansal kaynakları yurt dışarıdan sağlanacak demektir.

Ekonomide yeteri kadar yatırım yapabilmek için tasarrufa gereksinim vardır.

Tasarrufları artırmak için ise faiz artırımına gerek olacaktır.

Bunu başka türlü düşünecek olursak; yatırım için ucuz kaynak bulunması gerekecektir.

Faiz oranları uygun seviyede olacaktır ki, yatırımcı kredi kullanabilsin.

Bir çelişki var mı?

Burada bir çelişki vardır gibi görünüyor değil mi?

Düşük faizi ya da yüksek faizi savunmak içinden çıkılması, anlaşılması, açıklanması güç olan bir ekonomik bakış açısını yansıtmaktadır.

Bu noktada her iki görüş uç ve sıkıntılıdır.

Sorun hem yatırımı hem de tasarrufu özendirecek, en uygun faiz oranını bulmaktır.

Bu nedenle siyasi düşüncelerle ikide bir faiz düşürmenin ussal bir ekonomik temeli yoktur.

Tüm bunlarda gösteriyor ki; ekonomide bir amaca yönelik uygulama başka amaçlarla çelişebilir.

Bu her zaman olasıdır.

Tasarrufları artırmak için faizi artırırsanız yatırımlar düşer.

Beceri en uygun faiz oranı ile dengeyi bulabilmektir ki, bu da kolay değildir.

Ekonomide talep enflasyonu varsa

Eğer ekonomide talep enflasyonu söz konusu ise; yani piyasaya arz edilenden daha fazla bir talep varsa ya da üretilen mal ve hizmet miktarından daha fazlası talep ediliyorsa; fiyatlar yükselecek ve enflasyona neden olacaktır.

Bunu önlemenin tek yolu faizleri artırarak talebi düşürmek ve insanları tüketim yerine tasarrufa yönlendirmektir.

Bu noktada; faiz ile enflasyon arasında ters yönlü bir ilişki vardır.

Faiz düşerse enflasyon artar.

Enflasyon artarsa düşürmek için de faizi artırmak gerekir.

Maliyet enflasyonu varsa

Eğer ekonomide maliyet enflasyonu söz konusu ise;

Yani üretim ögeleri ve girdilerinin fiyatları talep dışı nedenlerle yani sendikal baskılar nedeniyle ücretler yükseliyor ya da

Enerji maliyetleri; petrol ve doğalgaz fiyatlarının uluslararası piyasada artması nedeniyle yükseliyor ve bunlar da enflasyona neden oluyorsa,

O zaman faizi arttırdığımızda, enflasyon da artacaktır.

Çünkü faiz de bir maliyet unsudur. Buradaki artış, enflasyonun daha da artmasına yol açabilmektedir.

Maliyet enflasyonunda, faiz ile enflasyon arasında doğru yönlü bir ilişki söz konusudur.

Faiz artarsa enflasyon da artar.

Bir başka anlatımla; enflasyon artarsa, enflasyonu düşürmek için faizi düşürmek gerekecektir.

Hem talep hem de maliyet enflasyonu varsa

Eğer ekonomide talep enflasyonu söz konusu ise sorunun çözümü göreceli olarak (relatively) daha kolay olacaktır.

O zaman faizleri artırmak yoluyla tüketimi yani talebi düşürme yoluna gidilir. Bu yöntemle de enflasyon gemlenebilir.

Eğer ekonomide sadece maliyet enflasyonu söz konusu ise, sorunun çözümü de göreceli olarak yine daha kolay demektir.

Faizlerde indirime giderek, maliyetler üzerinde oluşan baskı hafifletilip, enflasyonda düşüş sağlanabilir.

Kuşkusuz bu atılımın sonuç verebilmesi için diğer üretim girdi fiyatlarındaki artışta, bir durulma olması gerekir.

Peki? Asıl sorun nedir?

Ekonomide;

Hem talep enflasyonu,

Hem de maliyet enflasyonu,

bir arada yaşanıyor ise, o zaman ne yapmak gerekir?

Burada yapılması gereken şey enflasyonun;

Ne kadarının talep,

Ne kadarının maliyet kaynaklı,

olduğunu ayırt etmeye çalışmaktır.

Eğer etkiler yarı yarıya ise, o zaman faiz aracını kullanmak fazla bir işe yaramayacaktır.

Böyle bir durumda; faizi artırarak talep enflasyonunu düşürmenin getirisi, olasılıkla maliyet enflasyonunu artırarak ortaya çıkacak kayıpla giderilmiş olacaktır.

Böylesi bir durumda, faizler gereksiz yere yükseltilmiş olacaktır.

Ya da bunun tam tersi;

Maliyet enflasyonunu düşürmek için yapılan faiz indirimi,

Talep enflasyonunu azdıracağı için etkileri, birbirini yansızlaştıracaktır.

Sonuçta; faiz düşerken enflasyon aynı düzeyde kalmaya devam edecektir.

Faiz politikasını enflasyona karşı kullanırken;

Ekonomideki talep ve maliyet enflasyonunu,

Bunların dengedeki ağırlıklarını,

çok iyi belirlemek gerekmektedir.

Son söz: Küçük harcamaları gözden kaçırmayın, bazen küçük bir delik, büyük bir gemiyi batırır. (Benjamin Franklin)

Faiz ve enflasyon ilişkisi (3)
Yorum Yap

Yorumlar kapalı.