Nihal Salman

Evlilik ve ilişkilerde sadakatsizlik





İlişkilerde ve evliliklerde birçok sorun alanı mevcuttur. Ancak sadakatsizlik ya da aldatma, son yıllarda, evliliklerde ve ilişkilerde yaşanan ve en çok karşılaşılan sorunlarından biri haline gelmiştir. Aldatma, partnerler arasındaki anlaşma ve güvenin, başka bir bireyin duygusal, cinsel ya da romantik biçimde ilişkiye dâhil olmasıyla bozulması olarak tanımlanabilir. Aldatma sonrası da ilişki artık eskisi gibi olmuyor. Suçlama, savunma, vicdan azabı, öfke gibi duygular ilişkinin içinde kol gezerken ilişkiyi yeniden yapılandırmanın tek yolu “ANLAMAK” tır. Aldatmanın temel nedenlerini keşfetmek, aldatmayı bir sebep olarak değil ilişkideki gevşeyen iplerin, sıkılmayan vanaların, açık bırakılan öfke musluklarının bir sonucu olarak görebilmek, her iki tarafın da birbirini anlamaya olan gayreti ve aldatmanın da hayatın bir parçası olduğu gerçeğini kabul edebilmek, ilişkinin yeniden ve daha sağlam inşasında önemli rol oynamaktadır. Evet, aldatma sonrası ilişkiler, öncekinden çok daha kuvvetli, sağlam temelli olabilir, çiftler birbirlerini daha iyi anlayabilir ve keşfedebilirlerse…

Aldatmanın nedenleri araştırıldığında psikolojik ve sosyolojik olarak şu sonuçlar karşımıza çıkmaktadır. Çocuklar seksin ve dolayısıyla cinsel partnerlerin şeytani ve kötü bir şey olduğunu ancak aynı zamanda cinsellikle yaşanan duyguların da gerekli olduğunu öğrenirler. Çocuklukta aşk ve cinsellik farklı olarak öğrenilirken, yetişkinlikte bireyin bunları birleştirmesi ve evlendiği eşi ile yaşaması beklenir. Ancak her birey, evlendiği eşi ile cinsellik yaşamaktan tatmin olmayabilir ve cinselliği dışarıda bir başkası ile yaşama yarayışına girebilir. Birey, aşk ve sevgi tatminini başka bir eşte, cinsel tatmini ise başka bir eşte yaşama eğilimine yönelebilir. Psikoanalitik yoruma göre, kişiler çocukluk döneminde aşık oldukları karşı cins ebeveyne benzer kişileri eş olarak seçerler ancak, bilinç dışı olarak geliştirdikleri tabular nedeniyle eşleri ile doygun bir seks hayatı yaşayamazlar.

Aldatmanın nedenleri arasında, evlilik ilişkisinin ya da var olan ilişkinin nasıl olduğu da önemli bir yer tutmaktadır. Buna göre; evlilikten alınan düşük tatmin ya da evlilik içerisindeki cinsel ve duygusal ilişkilerin az sayıda ya da düşük kalitede olması, aldatma için bir sebep oluşturabilmektedir. Evlilik dışı ilişki ile ilgili en yaygın kabul gören yüklemelerden biri de evliliklerdeki mutsuzluk ve çatışmalardır. Aldatma eğilimi yüksek olan kadınların ve erkeklerin çatışma eğilimlerinin de yükseldiği ya da çatışma eğilimi düşen kadın ve erkeklerin aldatma eğilimlerinin düştüğü görülmüştür.

Kişisel gelişim modeline göre ise, bireyler yalnızca evliliklerinden mutsuz oldukları için değil, bazen de kendi değerlerini geliştirmek ve kendilerini keşfetmek için farklı partnerlere yönelebilirler.

Aldatmanın erkeklerde ve kadınlarda ortaya çıkma nedenlerinin farklı olduğu görülmektedir. Erkeklerin, ilişkilerinin hayal ettikleri gibi gitmemesi, yenilik arama, egolarını tatmin etme, çevrelerinde ciddi bir ilişki istemeyen kadınların varlığı, hissedecekleri anlık tatmin duygusuna yenilme, intikam duygusu gibi nedenlerle eşlerini aldatabildiği görülmüştür. Kadınların aldatması da sanılanın aksine yeni bir olgu değildir, fakat daha az konuşulan bir durum olduğu açıktır. Kendine güvenlerini arttırma isteği, duygusal olarak ihmal edildiklerini düşünme, heyecan arayışı, romantizm ihtiyaçlarını karşılama isteği, eşlerinden ya da partnerlerinden daha zengin ve statü sahibi biriyle beraber olmak arzusu, cinsel tatminsizlik ve hiç bitmeyen ev işlerinin ve sorumlulukların yükünden kurtulma isteği, kadınlar için aldatma nedenleri olarak sayılabilir.

Aldatma sonrasında bazı çiftlerin neden ilişkilerine devam ettiği, bazı evliliklerin ise neden boşanma ile sonuçlandığı konusunda, aldatılan tarafın, sadakatsiz eşin davranışına nasıl anlam yüklediği ve ne türlü atıfta bulunduğuna bağlı olarak değiştiğini söylemektedir. Buna göre, aldatılan eş, partnerinin davranışına, içsel genel ve kalıcı atıflarda bulunursa (eşim beni aldattı çünkü o güvenilmez biri, hiçbir zaman değişmez, vs…) ilişkiyi sonlandırma, ayrılma gibi olumsuz tepkiler verme ihtimali daha yüksektir. Tam tersi durumda, aldatılan eş, partnerinin sadakatsizliğine durumsal ve değişebilir atıflar yüklerse (eşim beni aldattı ama içine düşürüldüğü durumda başka şansı yoktu, bir daha asla yapmaz, vs…) ilişkiye devam etmek ve durumu yapıcı halde ele almak gibi daha olumlu tepkiler verme ihtimali yüksek olacaktır.

Eğer ilişkiniz aldatma ile sarsılmış ya da halen sarsılıyorsa, bilin ki bu yalnızca sizin ilişkinizin başına gelmemiştir. Bu konudan ailenize bahsetmeyin, çocuklarınız var ise paylaşmayın. Aldatmayı ve eşinizi daha iyi anlayarak, sorgulayarak, bunu hayatın içindeki dönemeçlerden biri olarak, hayatın bir parçası olarak görerek aşabilirsiniz. İster ayrılmaya ister birlikte kalmaya karar verin, bu zorlu süreçte bilgilenmek, aydınlanmak, “insan” ı daha iyi tanıyabilmek, gelişmek, büyümek olgunlaşmak adına ve daha sağlam ilişkiler kurabilmek adına profesyonel bir yardım almaktan çekinmeyin.

(Kaynak kullanılmıştır)

Evlilik ve ilişkilerde sadakatsizlik
Yorum Yap

Yorumlar kapalı.