“Kadının Adı Yok”, Duygu Asena’nın yazdığı, 1987 yılında basılan kitap. Kadınların sorunlarına eğilen ve kadın-erkek eşitsizliği gibi konulara değinen kitap, mahkeme kararıyla 1988’de yasaklanmış; sonrasında ise yasak kaldırılarak Atıf Yılmaz tarafından filme çekilmiştir.”
Kadının sorunlarını kadın – erkek eşitsizliğinden soyutlayarak sağlıklı algılamak, sağlıklı sorgulamak neredeyse imkânsızdır.
30 Temmuz 2006’da 60 yaşındayken hayata gözlerini yuman Duygu Asena, kadın sorunlarının farkındalığına, önemli katkı yapmıştı. Kadın – erkek eşitsizliğini, erkek egemen bir anlayışın yaygınlığına inat anlatmıştı.
***
Kıbrıs Türk Toplumunda da geçerli, yanlış bir anlayış var.
Toplumsal yaşamın her alanında önem verilmesi gereken pek çok değer, yılda bir gün, kalıplaşmış ifadelerle, “laf ola” yaklaşımlarla geçiştirilir. KADIN da bunlardan biridir. Hatta ilk sırada olanıdır. Bu gün kadınlarla ilgili özel bir gün değil. Gündem de yazılıp, çizilecek çok konu var..
Eğer bu gün KADIN’ı yazıyorsak tek neden, kadının hak ettiği yeri almasının gerekliliğine yürekten inancımızdır.
***
Ülkelerin gelişmişlik göstergesinde, kadınların aktiflik konumu önemlidir.
Acı ama gerçek, Kıbrıs Türk toplumunda da uzun yıllar, kadınlara mesleği ya da işi sorulduğu zaman, en popüler yanıt, “Ev hanımı” oldu.
Elbette zamanla değişim gerçekleşti. Sağduyu sahibi herkes, kadınlar için pozitif ayırımcılığı savundu.
Ancak pozitif ayırımcılığın sınırlarını koyan erkekler, pratikte, kadınların pozitif ayırımcılıkla elde ettiklerini, sonraki aşamalarda etkisiz hale getirmeyi başardı.
***
En köklü diye kabul edilen UBP ve CTP’ye, hatta ötekilere bakalım. Parti organlarındaki kadın kotası, genel seçimlerde hızla sıfır noktalarına kayar… Uzun yıllar kadınların görevi, parti için çay ve yemek düzenlemek, seçim zamanı da ya eşleri ya da evlatlarının seçilmesi için koşuşmak oldu. Daha da ilginci, eşleri ve evlatları için koşan kadınlar, aday olan kadınları desteklememek için mazeretler icat etti.
***
Seçim biter, sıra bakanlar kurulu oluşumuna gelir. Bakanlar kurulunda ilaç niyetine bir kadın, zar zor bulunur. Üst kademe yöneticilerine bakalım. Erkekler açık ara fazla.
Siyasi iradeyle oluşan Yönetim Kurullarında, yine kadınlar, adı yokçasına, yok sayılırlar.
***
Şu an UBP – HP Koalisyon Hükümeti görevde. Her iki parti, yönetim kurulları için belirledikleri isimleri açıklasın. Görelim bakalım, ne kadarı erkek, ne kadarı kadın? Bu partilerde nitelikli kadın yok mu?
Atanan erkekler, kadınlardan daha mı niteliklidir? Değil. Erkeklerde aranmayan nitelikler, sıra kadınlara gelince, aranıyor.
***
Özellikle UBP’de Ersin Tatar’la birlikte, değişim eğilimleri seslendirildi? Sayın Tatar, yönetim kurulu üyeliği için onayladığı isimlerin listesini çıkartıp, önüne koysun. Önüne koysun ve kadın – erkek eşitsizliğinin derecesini görsün… Görsün ve dengelemek için gerekeni yapsın. Bu kolay mı? Elbette değil.
Çünkü partideki baskı grupları, erkeklerin ezici çoğunluğundan oluşuyor.
***
Bu eleştirisel yaklaşımı aslında tüm partilere yöneltiyoruz.
Söyleyecek sözü olanları, dinlemeye hazırız.





Yorumlar kapalı.