Yazının başlığı, çok kullanılan bir cümle. Bu kez kullanan Restorancılar Birliği RES-BİR Başkanı Salih Kayım.
Salih Kayım, doğru söylemesine doğru söyledi de, hükümet karar üretme öncesinde katılımcılığa nasıl hayat kazandıracağını bilemiyor. Esas sıkıntılarımızdan biri bu.
Kim, ya da kimler yaklaşıp bir şey söylerse doğruymuş gibi uygulama görür. Haberlerin özünün, esin kaynağı olduğu köşe yazılarında, yer almasında yarar var.
Salih Kayım’ın vurgularında öne çıkan şunlar:
“RES-BİR Başkanı Salih Kayım, Koronavirüs salgını ile ülkemizde kapanan restoran, kafe ve bar gibi yerler de dâhil 2 bin işletme olduğunu ve bu durumdan etkilenen çalışanlarla birlikte 15 bin civarı insan olduğunu vurguladı. Kayım, şu süreçte devlet dairelerinin, bankaların ve diğer sektörlerin kapalı olduğunu, öğrencilerin birçoğunun ülkelerine döndüğünü söyleyerek, paket servis yapan yerler açılsa bile satış olmayacağının altını çizdi. Kayım, eğer restoranlar, diğer işletmeler ve kurumlar açılmadan açılırsa birçok restoran işletmecisinin iflas ve intihara sürükleneceğini, çalışanların da işsiz kalacağını vurguladı.
… Salih Kayım, restoranlar adına paket servislerin açılmasını Esnaf ve Zanaatkârlar Odası’nın talep ettiğini ve hükümetinde bunu değerlendirmeye aldığını söyleyerek, “herkes bildiği konuda konuşsun, biz hükümete gerekenleri ilettik” dedi. Hükümetin restoran ve paket servisleri açması halinde, vergi, çalışan yatırımları ve çek ödemelerini talep edeceğini belirten Kayım, söz konusu çalışanlara ödeyeceği bin 500 TL’yi vermeyeceğini vurguladı. Kayım, bu geçen süreçte kendilerinin çalışanlarını kapı önüne koymadıklarını, yatırımları, üç öğün yemekleri ve kaldıkları lojmanları karşılamaya devam ettiklerinin de altını çizdi.”
***
Çok net ortaya çıkıyor ki, ekonomik krizi yönetmede sorun var. Kuzey Kıbrıs’ta yanlış bulunmasına rağmen, dıştan yemek tedariki ciddi anlamda genişledi. Pek çok evde haftanın en az üç günü paket servisi ile yemek temin edilirdi.
Şimdi bıçak gibi kesildi. Paket servisinin başladığını varsayalım…
Kayım’ın dediği gibi devlet daireleri, bankalar, özel ofisler, kapalı, öğrenciler yok. İnsanların da satın alma gücü hızla düştü. Kim paket servisi siparişi verecek. Kapalıyken yaşama tutunan işletmeler, kapılarını açtığı gün daha büyük sorun yaşar.
***
Tıptan bir benzetme… Doktor, hastayla mı yoksa hasta adına başkasıyla mı konuşarak tanı koymaya çalışır?
Elbette hastayla konuşur.
Burada da hem RES-BİR var, hem de bu sektörde zor koşullarda marka yaratan Mehmet Eziç, Ahmet Aydeniz, Salih Kayım gibi isimler var.
Ekonominin gerçek uzmanları ve bu insanlarla oturulur, hem durup tespiti yapılır hem de çare üretilir. Eli taşın altında olan bu insanları yok saymak olası değil..
***
Hükümet, bir an önce her alanda sektör temsilcileriyle bir araya gelip ortak akılla doğru yol haritasını gecikmeden somutlaştırmalıdır. Kimse önünü göremiyor, umut ve iyimserlik her geçen gün azalıyor.





Yorumlar kapalı.