“Türkiye’de üretilen ve girdisi de Türk Lirası olan birçok ürünün Türkiye’den KKTC’ye döviz olarak satılmasının önüne geçecek uluslararası sözleşme hazır. Bu sözleşmenin yürürlüğe girmesi içinse Bakanlar Kurulu’nun onayı bekleniyor.
Ekonomi ve Enerji Bakanı Erhan Arıklı, Türk Lirası ile alışveriş konusunda Türkiye Cumhuriyeti Ticaret Bakanı ile kendisi arasında imzalanan bir eylem planı olduğunu ifade etti ve bu planda da Türkiye’de üretilen ve girdisi de Türk Lirası olan ürünlerin KKTC’ye TL olarak satılmasının da yer aldığını belirtti. Bu planın yani anlaşmanın da Bakanlar Kurulu’nun gündeminde olduğunu ifade eden Arıklı, kısa bir süre içerisinde yürürlüğe gireceğini söyledi.”
Haberin özü iki paragrafta var.
Kulağa hoş geliyor mu?
Elbette hoş geliyor.
Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, zaman zaman gündeme getirip, ülkelerin karşılıklı ticareti, kendi para birimleriyle yapmasını önerir.
Bu yaklaşım ABD’yi rahatsız eder.
Çünkü ABD Doları’nın dünyadaki açık ara kullanım üstünlüğünü olumsuz etkileyecek bir yaklaşım.
KKTC, Türkiye dışında Türk Lirası’nı resmi para birimi olarak kullanan tek ülkedir.
KKTC’yi tanıyan tek ülke Anavatan Türkiye’dir.
Kuzey Kıbrıs, sahip olduğu potansiyele rağmen başarılı yönetilmiyor.
KKTC Devleti, fakir bir devletse, nedeni Maliye’nin ADİL GELİR ADALETİNE KATKI KOYUP, DEVLET GELİRLERİNİ DE ARTIRICI VERGİ POLİTİKASININ OLMAYIŞIDIR.
Uzun yıllardır, maaş ödeme günü yaklaşmadan bir hafta kadar önce hazinede ne kadar para olduğu kontrol edilir. Eksik olan kısım ya iç borçlanma ya da Türkiye’nin yardımlarıyla tamamlanır.
Türkiye, KKTC’ye bir miktar hibe olarak yardım yapar. Hibe olduğu zaman, borç defterine yazılmıyor.
Kredi olduğu zaman borcumuz artıyor.
Türkiye’ye olan borcumuzun geri ödenmesi şimdiye kadar ciddi anlamda gündeme gelmedi.
Annan Planı konuşulurken KKTC’nin ve Kıbrıs Cumhuriyeti’nin uluslararası borçlarının ne olduğu konuşulurken, KKTC’nin Türkiye’ye olan borcunun da o başlık altında ele alınabileceğini öğrenmiştik.
Gelelim esas mevzuya.
Düşünce güzel.
Ancak, “Türkiye’de üretilen ve girdisi de Türk Lirası olan ürünler…” diyerek kısıtlama yapmaya kalkılırsa, bu karar kapsamında TL olarak ithal edilecek ürün bulmakta zorlanılacak.
Türkiye’de uygulanan politikaların doğal sonucu olarak, dövizle temin edilen, girdisi olmayan ürün bulmak imkansıza yakın zordur.
Eğer niyet ciddiyse, tek cümlelik bir karar üretilir, bu iş biter: “TC ile KKTC arasında karşılıklı her türlü ticaret, TL ile yapılır.”
… “Türkiye’de üretilen ve girdisi de Türk Lirası olan ürünler”… demeye hiç gerek yok…
Kıbrıs Başyazı
Diğer Yazıları
Köşe Yazarı





Yorumlar kapalı.