Hüseyin Değirmenci

Soframızda hangi eti tüketmeliyiz?





Hücrelerin yenilenmesi için en önemli besin öğelerinden biri proteindir. Vücut protein depolamaz, bu nedenle her gün yeteri kadar protein almak gerekir.
Etler, en iyi kalite protein kaynağıdır, ama yağlı et tüketiminden sakınmak gerekir. Genel olarak etler protein kaynağı olarak beslenmenin temelini oluşturur. Protein “yaşayan varlıklar için elzem azotlu bileşik” anlamına gelir. İnsan vücudunun yüzde 16’sı proteinden oluşmuştur. Vücudun en küçük parçası olan hücrenin yapısı ve metabolizmadaki tüm enzimlerin yapısı proteindir. Belirli hücreler bir araya gelerek, vücut dokularını ve organları oluşturur. Bu sebeple, büyüme yani hücrelerin çoğalması için en önemli besin öğelerinden biri proteindir. Hücrelerimiz değişir ve yenilenir. Bu süreklilik sonucu, vücudumuz her an proteine ihtiyaç duyar. Çünkü vücudumuzda proteinlerin deposu yoktur. Bu sebeple, her gün beslenmede yeteri kadar protein almak gerekir.
Hayvan etleri olarak düşündüğümüzde bizim toplumumuzda en çok tercih edilenler kırmızı et, tavuk, balık ve hindidir. Av etleri ve diğer bazı hayvan etleri fazla yer almaz. Ancak yağlı et tüketiminden sakınılmalıdır.
Yağlı etin kolesterolü yüksektir. Proteinli besinler genelde yağ da içerirler. Vücuda fazla miktarda yağ alınması ise şişmanlık başta olmak üzere, şeker hastalığı (diyabet), kalp damar hastalıkları, karaciğer yağlanması gibi birçok hastalık için istenmeyen bir durumdur. Çünkü sağlıklı beslenme ilkeleri vücudumuza az miktarda doymuş yağ almayı önerir. Bu sebeple, hayvan etlerinin yağsız olanları tercih edilmelidir. Yağlı etlerin doymuş yağ ve kolesterol içeriği daha yüksektir.
Hayvan etleri çeşitli hastalık etmenleri taşırlar. Kesim sırasında ve kesildikten sonra iyi bir denetim yapılmazsa, hayvandaki hastalık insana geçebilir. Bu sebeple, veteriner kontrolünden geçmiş, denetimli etlerin tüketimi, kullanılan yemlerden itibaren izlenilebilirlik sağlaması önemlidir.

Seve seve tükettiğimiz kırmızı et ve sağlığımız

Beslenmeden kırmızı etin çıkarılması doğru değildir. Kırmızı et konusunda birçok kişi çok hassas, hayatından kırmızı eti tamamen çıkarmaya çalışanlar var ben bunu çok doğru bulmuyorum. Her besin maddesi gibi, kırmızı etin de fazlası zararlı. Oysa kırmızı et, protein bakımından oldukça zengin bir besin kaynağıdır, ayrıca ette yüksek miktarda, kırmızı kan hücreleri için çok gerekli olan B 12 vitamininin yanı sıra deri sağlığı ve yeni hücrelerin yapılanması için çinko bulunur. Kansızlığa karşı özellikle kadınların kırmızı et tüketimine özen göstermeleri gerekir. Çünkü kırmızı ette yüksek miktarda demir bulunur.

Kolesterol problemi

Kırmızı et doymuş yağ miktarı daha fazla olduğu için dikkatli tüketilmelidir. Yağsız dana eti, görünen yağları temizlenip, pişirme şekline dikkat edilerek kolesterol problemi ve kalp hastalığı olanlarda haftada 2 kez tüketilebilir. Etleri yağda kızartmak yerine ızgara, haşlama veya fırında pişirme yöntemleri seçilmelidir. Yağ kullanmak gerekirse, az ve ölçülü miktarlarda olmasına dikkat etmek gerekir.
Yanlış pişirmede kanser riski

Yanlış pişirme yöntemleri, etin bileşiminde birtakım değişikliklere neden olur. Bu da insan vücudunda, genlerde değişim yapabilecek “serbest radikaller” denen birtakım maddelere dönüşmektedir. Bu nedenle, kırmızı eti pişirirken kızartma yönteminden kesinlikle uzak durmalısınız. Eti yüksek ısıya maruz bırakmak, kızartarak pişirmek, çeşitli kanserojen maddelerin ortaya çıkmasına neden oluyor. Fırın, ızgara ya da haşlama yöntemleri et için en ideal pişirme teknikleridir. Ayrıca her zaman etin yanında C vitamini ve diğer antioksidanlardan zengin sebze ve meyveler veya bunların suları tüketilmeye çalışılmalıdır.

Değerini bilmediğimiz hindi eti

Hindi eti, besin değerinin yüksek olması, yağ ve kolesterol içeriğinin düşük olması, çeşitli ürünlere işlenebilmesi ve lezzeti ile dünyada birçok kişi tarafından tercih edilen bir kanatlı etidir. Hindi eti B1 ve B2 vitaminleri bakımından da zengindir. Yağ ve kolesterol değerlerinin de düşük olması nedeniyle kalp damar hastalığı olanlar için özellikle tüketimi önerilmektedir. Yağ oranı oldukça düşük olan hindi eti tam bir kalp dostudur. Hayvansal yağları azaltmayı hedefleyen bir beslenme planında en büyük yardımcınızdır.
Balık eti “iyi gelmediği şey yok”

Balığın sağlıklı olduğunu bilseniz de, ne kadar faydalı olduğunu okuyunca şaşıracaksınız. Zengin vitamin içeriği ve ideal besin profili nedeniyle balık, herkesin düzenli olarak tüketmesi gereken bir gıdadır. Balık eti, Kalp hastalıklarını önlemeye yardımcıdır. Kandaki yağ düzeyinin dengelenmesini sağlar. Göz sağlığını destekler. Stres ve depresyon tedavisinde yardımcı olur, intihar riskini azaltır. Bağışıklık sistemini güçlendirir, hastalıklara karşı korur. Cilt sağlığını korur. Beyin gücünü artırır, hafızayı güçlendirir. Kemikleri sağlamlaştırır, eklemleri korur.
Hangi et türünü seçerseniz seçin, onu yemeğinizin yıldızı yapmayın

Hayvansal ürün servisinizi daima her servis için üç-altı parçayla kısıtlayın; küçük porsiyonlar her zaman daha iyidir. Yağsız ve derisiz beyaz etle (kemiksiz tavuk göğsü gibi), sağlıklı Omega yağlarıyla dolu somon ve alabalık gibi besinleri bırakmayın. Ve tabağınızın geri kalanını sebze, meyve, baklagiller ve tam tahıllı besinlerle doldurun.

Soframızda hangi eti tüketmeliyiz?
Yorum Yap

Yorumlar kapalı.