Kıbrıs Türkünün 1955-58-1964 ve 1974 senelerinde Rumların adayı Yunanistan’a bağlama sevdasıyla EOKA’yı kurarak Kıbrıs Türklerine olmadık eziyet, yollardan alınmalar, barikatlardan bin bir eziyet vererek Kıbrıs Cumhuriyetinden atma, kovma ve Enosis’i gerçekleştirmek maksadıyla Grivas komutası altında olan Rum askerleri 15 Temmuz 1974 senesinde Cumhurbaşkanı Makarios bir darbe yaptılar. Makarios sarayından gizlice ayrılıp Baf kasabasına ulaştı. Sonrasında İngiliz hükümetinin desteği ile önce üslere sonra İngiltere ve Amerika’ya gitmişti.
Grivascı ve Makarioscular arasında iç savaş başladı. Birçok Rum öldürülmüş, birçoğu ise Türk bölgesi hudutlarına gelerek canımızı kurtarın deyip sığınma talep etmekteydiler. Türk yönetimi ise onların Barış Gücünün koruması altında Rum kesimine iade edilmekteydiler.
Darbenin arkasından Grivascılar (gazeteci) Sampson’u Cumhurbaşkanı atamasıyla birlikte garantör ülke olarak Türkiye Başbakanı Ecevit başkanlığında İngiltere Hükümetine müşterek hareket edilmesi ile yapmış olduğu teklif neticesiz kalmıştır.
Bu durum karşısında Türkiye olarak Kıbrıs Türklerinin ve Rumların da canlarını, mallarını ve haklarını darbecilerden korumak amacıyla Barış Harekâtı ile adaya asker çıkarmıştır. Birinci harekât başlamış oldu. Rumlar bu arada Türk köylerine saldırıp yakıp yıkıp can almaları nedeniyle birçok Türk evlerini, köylerini bırakıp dağlardan kaçak yollardan daha emniyetli Türk bölgelerine canlarını kurtarmak için gelmekte idiler.
Birinci Harekâtın başlaması ile Rumlar Lefke’ye de saldırıya geçtiler, yüzlerce havan mermisi atarak üstün askeri teçhizat ve binlerce asker karşısında Lefke teslim oldu.
Silahlar teslim edildi ve herkes Ödeme’de toplandı. Rum Komutan bir konuşma yaptı ve “herkes evine gitsin kimseye dokunulmayacak ve kardeşçe yaşayacağız” dedi. Fakat geceleyin Rum Polis Çavuşu ANDREA her evin kapısını çalarak erkekleri soruşturma bahanesi ile evlerinden alıp Omorfo’ya (Güzelyurt) götürdüler. Toplama sonrası Limasol’a futbol sahasına götürüp esir kampına girdiler.
Görüşmelerden bir netice alamayınca Başbakan Ecevit ikinci harekât için emir verdi. Adaya çıkan askerler iki koldan doğuya ve batıya olmak üzere iki koldan Kıbrıs Türklerini korumak için önce Güzelyurt istikametine yol aldı.
Bunu duyan Rumlar geceleyin konvoy halinde Güzelyurt’u, Yeşilyurt’u ve Gemikonağı’nı boşalttılar. Asker önce Güzelyurt’u silah ve askerden temizleyerek Yeşilyurt’ta engel bulmadan gelmekte idiler. Bu arada bizler gece gündüz radyo başında haberleri dinler ve Güzelyurt temizlendi herhangi bir direnişle karşılanmadan Yeşilyurt oradan Gemikonağı’na gelindiğinde halkın coşkusunda “işte geliyorlar, geliyorlar” diyerek hem radyo hem halkın sevinç çığlıkları bizleri o kadar daha heyecanlandırdı.
Askerlerimizin Lefke’ye çok yaklaştığı anda bizler, komşular, eşim ve ben yol içerisinde birbirimize sarılıp sevinçten oynardık. Bu arada Lefke Gazi Lisesi istikametinden uçarcasına bir Land Rover bizlerin yanından son sürat geçti. Ben bu arada hemen herkesin evlere girmelerine ve bu Land Rover’in tekrar geleceğini tahmin ederek herkesin evlerine girmesini söyledim. Herkes girdi. Aradan beş altı dakika geçmeden aynı araba arkadaşını da alarak etrafa gelişi güzel ateş ederek geldiği aynı istikamete gitti. Çok şükür can kaybımız olmadı. Yalnız bu durumda Rum asker kaçacak delik aradı. Hemen aklıma geldi. Bir atasözümüz var (Sıçan deliği bin altın) bunu da gördük.
Beş on dakika sonra sevinç çığlıkları ve sevinç gözyaşlarımızla Mehmetçiklerimizi kucakladık. İlk gördüğümüz askeri alnından öperek bağrımıza bastık. Sevinç gözyaşlarımız su gibi aktı. Helal olsun…
Bu arada askerimiz Karadağ’da Ödeme denen açık alanda konuşlandı. Tüm Lefke halkı askerlerimizle baş başa idik. Komutan beş on dakika aradan sonra hazır ol komutu ile sert adımlarla marş marş ileri diye komut verdi. O yorgun-argın üç gün üç gece savaşan Mehmetçik dinç güçlü ve hiçbir yorgunluk göstermeden çelik gibi bir resmi geçit yaptı ki yer gök titredi. Bizler de ömrümüzün sonuna kadar bu güzel anı, anımızda yaşatacağız, unutmayacağız, unutturmayacağız…
Türk askeri bu adada var oldukça Kıbrıs Türkü huzurlu, mutlu ve emniyettedir. Ne mutlu bizlere ki Türkiye’miz, Anavatanımız her zaman yanımızda olmuştur ve olacaktır. Lefke’de savaşan ve bu güzel Lefke’mizi vatanımıza canlarını seve seve veren şehitlerimize Allah’tan rahmet ailelerine baş sağlığı dilerim. Onlar olmasaydı bu vatan hür olmazdı. Nurlar içinde uyusunlar, ruhları şad olsun.
Gazilerimize de sağlık ve mutluluk dileklerimi sunarım. Güzel Lefke’mizin 16 Ağustos bayramı kutlu olsun.





Yorumlar kapalı.