Ahmet Özyaşar

DAÜ ve Sporun Güzel Yüzü





DAÜ denince birçok kişinin aklına önce güçlü akademik yönü geliyor ama üniversitenin spora verdiği destek en az derslerdeki başarı kadar önemli. Çok uzun yıllardır, genç sporcular hem eğitimlerini sürdürüyor hem de giydikleri formayı gururla taşıyorlar. Bu kolay iş değil; derslerle antrenmanı, müsabakaları dengelemek büyük emek ister. İşte burada DAÜ’nün burs programı devreye giriyor ve gençlere “yalnız değilsiniz” diyor.

Üniversitenin altyapısı da gerçekten takdire değer. Sahalar, salonlar, modern tesisler. Burada eğitim alın veya almayın okulun tesislerine adım attığınız anda ortam insanın spor yapma isteğini kabartıyor. Basketboldan bilardoya, voleyboldan atletizme kadar birçok branşta takımlar var. Ve en güzeli, bu takımlar sadece sportif müsabakalara katılmakla kalmıyor, ciddi derecelerle dönüyor.

Mezunların hikâyeleri de ayrı gurur kaynağı. Mesela Ese Brume’un Olimpiyat madalyası, Tuğba Aydın’ın Türkiye ve Balkan şampiyonlukları, Ayşe Mullacuma’nın futbol tenisinde kazandığı Avrupa dereceleri ya da bilardoda parlayan gençler olan Alara Ghaffari, Osman Şanlısoy ve Mustafa Alnar’ın uluslararası başarıları ve şampiyonlukları. Ayrıca takımsal sporlarda gelen büyük başarılar. Bunlar Doğu Akdeniz Üniversitesi’nin ismini dünyaya taşıyan başarılar.

Bugün baktığımızda DAÜ, yalnızca bir eğitim kurumu değil; aynı zamanda ülke sporunun taşıyıcı kolonlarından biri. Rektör Prof. Dr. Hasan Kılıç’ın “akademik başarı kadar sportif başarıya da önem veriyoruz” sözleri aslında bu yaklaşımı özetliyor. Sporun yalnızca sahada değil, eğitimle birlikte büyüyeceğini bilen bir anlayış var.

Benim için en değerli nokta şu: DAÜ, sporu sadece “ekstra etkinlik” gibi görmüyor. Rektörün de dediği gibi, spor da tıpkı akademik başarı gibi üniversitenin öncelikleri arasında. Bu bakış açısı, gençlere hem kendilerini geliştirme hem de ülke sporuna katkı koyma fırsatı veriyor. Kısacası, DAÜ’de spor yalnızca sahalarda değil, hayatın içinde. Hem öğrenciye güven veriyor hem de ülke sporunun geleceğine umut oluyor.

Sonuç olarak; DAÜ’nün attığı adımlar, genç sporcular için sadece bir fırsat değil, aynı zamanda ülke sporunun geleceği için de büyük bir umut. Eğer sporun gelişmesini istiyorsak, böyle örneklerin çoğalmasına ihtiyacımız var.

DAÜ ve Sporun Güzel Yüzü
Yorum Yap

Yorumlar kapalı.