Kıbrıs Başyazı

Kronik gelir adaletsizliğinin, bedeli…





Cumhurbaşkanlığı Ekonomi Danışma Kurulu “Kamu Gelirlerinin Yeniden Yapılandırılması” raporunu tamamladı.

Rapor hükümete iletildi.

Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, kaynağı bilinmeyen bir rapor hazırlayıp, hükümete iletebilirdi. Adı üzerinde, bir danışma kurulu oluşturdu. Oradan çıkan sonucu hükümete taşıdı.

Kısır nitelikli sataşmalar, sağlıklı algıyı olumsuz etkilediği için, Cumhurbaşkanlığındaki danışma amaçlı oluşumlar da yolun başında yanlış algılandı. Sonuç ortaya çıktığı zaman, bilimsel temelli oluşumların hiç de zararlı olmadığı görülüyor. KKTC Anayasa’sında, kuvvetler ayırımı vardır. Yürütme yetkisi hükümettedir.

Cumhurbaşkanı, zaman zaman Bakanlar Kuruluna başkanlık yapsa da yürütmenin parçası değildir.

Tıpkı, olağanüstü koşullarda KKTC Silahlı Kuvvetlerinin Başkomutanı olabileceği gibi. Normal koşullarda öyle bir komutanlık yok.

***

Raporda, ekonominin reel olarak yüzde kırk daralma göstermesi durumunda 148 bin 750 kişinin yoksulluk sınırının altına düşeceği yazıyor.

Yüzde yirmi daralma halinde 96 bin 250 kişi yoksulluk sınırının altında olacak. Şimdi bunun olabilirliğini tartışmaya hiç gerek yok.

Rapor, Cumhurbaşkanlığı çıkışlı olduğu için, ön yargıyla yaklaşmaya kimse kalkışmasın.

***

Adı üzerinde, rapor, “Kamu Gelirlerinin Yeniden Yapılandırılması” raporu. Durum tespiti yapıp, “Hade çare bulun da görelim” de denmedi. Yakın gelecekte Cumhurbaşkanlığı seçimi var.

Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, danışma kurulundan aktarılan görüşlerle, bir anlamda kendi elini de taşın altına koyuyor. Bu paragraf yol göstericiliğin özünü içeriyor:

“Yoksulluk sınırı altındakilerin açığını kapatmak için ayda ortalama 1,244 TL’ye ihtiyaç vardır. Bu konuda sosyal dayanışma ruhu içerisinde, varlıklı ve yüksek gelirli gruplardan yoksul gruplara gelir transferi yapmalıyız. Bunu yapmanın yolu da varlıklı ve yüksek gelir gruplarında olanların gelir vergisi oranlarını yükseltmekten ve varlık ve emlak vergilerini artırmaktan geçmektedir”

***

Toplumsal özveri ve dayanışmanın önündeki en önemli engel, kronik gelir adaletsizliğidir…

Gözümüz asgari ücrette olduğu için, asgari ücretle kıyaslayarak yüksek geliri bulmaya kalkarsak sağlıklı bir sonuca varır mıyız? Biraz zor.

Kamudan, çalışarak ya da emekli olduktan sonra yüksek maaş alanların ortalaması 10 bin TL var sayılabilir. Hade bunu 15 bin TL kabul edelim. 15 bini 12 ayla çarpalım yıllık 180 bin TL. Sterlini 8.85 kabul edip 180 bini bölelim. 20 bin 338 sterlin yıllık gelir. On ikiye bölelim, yaklaşık bin yedi yüz sterlin ayda.

Londra’da herkesin yakını var. Sorsunlar bakalım, bu parayı orada kimler kazanır.

Aynı hesaplamayı asgari ücret üzerinden yapsak, sonuç KKTC için yüz karası olur.

***

Sorgulanır yüksek gelire değil, bu düzenden elde edilen servet odaklarına bakılmadığı sürece uzlaşıyla çare üretmek zor olacak.

Kronik gelir adaletsizliğinin, bedeli…
Yorum Yap

Yorumlar kapalı.