Ödül Muhtaroğlu

2021 TC- KKTC İktisadi ve Mali İşbirliği Anlaşması





Uzun zamandır gündemde olan, TC- KKTC İktisadi ve Mali İşbirliği anlaşması geçtiğimiz gün imzalandı. Bugünkü yazımda, içeriğini ana hatları ile elimizdeki dokümana göre değerlendirmeye çalışacağım. Zira, yazıyı yazdığım sırada, anlaşmanın tüm eklerini henüz görmediğim için, detayları ile ilgili analiz yapamıyorum.
Yapılan bu anlaşma, 1 yıllık olup, sadece 2021 yılı için geçerlidir. Bu anlaşmanın 2.5 milyarı 2021 bütçesinde de görülen rakamdır. Geriye kalan 750 milyon TL’si de, geçen yılki protokolde olup, ülkeye ulaşmayan desteklerden oluşmaktadır. Geçen yılki ekonomik protokoldeki toplam rakam ise, yaklaşık 2.3 milyar TL idi.
Bahse konu bu anlaşmanın yaklaşık 10 aylık bir süresi kalmıştır. Umarım, KKTC tarafından yerine getirilmesi beklenen eylemler ve taahhütler gerçekleşir ve açıklanan kaynaklar ülkeye zamanında ulaşır.
KKTC ve Türkiye arasında toplamda 3.250 milyar tutarındaki hibe ve kredileri içeren İktisadi ve Mali İş Birliği Anlaşması çerçevesindeki hibeler toplamı, 2.250 milyar TL, krediler toplamı da 1milyar TL’dir.
İmzalanan bu anlaşma ile, Türkiye Cumhuriyeti, 2021 yılında, geçen yıldan kalan kaynaklarla birlikte, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne hibe olarak, savunma için yaklaşık 769 milyon TL, altyapı projeleri ve reel sektör harcamaları için yaklaşık 1.330 milyon TL, faaliyet ödenekleri için de 150 milyon TL destekte bulunacaktır.
Ayrıca, kredi olarak da, cari bütçe açığına katkı ve diğer kamu harcamaları için de toplam 1 milyar TL tutarında destek sağlayacaktır.
Bütçe açığına yapılan bu katkı hibe değil, dolar bazında kredi olarak kullandırılacaktır. Yani bir bakıma dış borçlanma şeklinde verilmiştir. Gerçi bugüne kadar, Türkiye’nin yaptığı kredi destekleri borç olarak yazılmaktadır. Ama, şu ana kadar da, Türkiye tarafından geri ödenmesi talep edilmemiştir.
İşbirliği anlaşmasına göre, KKTC tarafı, 2021 yılı içinde, Eylem Planı’nda belirlenen hedefleri ve reform eylemlerini zamanında ve eksiksiz olarak gerçekleştirecek, 2021 yılı Ekim ayının sonuna kadar 2022 yılını kapsayan Ekonomik Program teklifini hazırlayacaktır.
TC Lefkoşa Büyükelçiliği, KKTC tarafı ile istişare içinde aylık eylem planı izleme raporu hazırlayacak, hazırlanan bu programların, TC teknik heyeti tarafından her ay değerlendirilmesi sonucunda, belirlenen 3.250 milyar TL tutarındaki hibe ve krediler kullandırılacaktır.
Özellikle, altyapı yatırım ve reel sektör projelerindeki rakamların yeterli olup, olmayacağı ülkemizdeki sektörler tarafından da merak edilmektedir. Ekonominin daraldığı böylesine kriz dönemlerinde,  üretimi ve istihdamı artıracak projelere daha fazla kaynak ayrılması ekonomik akla daha uygun olmaktadır. Özellikle alt yapı yatırımlarında, yerli müteahhitlerin ve şirketlerin devrede olması, ülke içinde katma değer ve gelir yaratma anlamında olmazsa olmazdır.
Bütçe açığı ve diğer kamu harcamaları için ayrılan 1 milyar TL tutarındaki katkı, ekonominin daraldığı bu dönemde önemli bir kaynaktır. Bu kaynak sayesinde özellikle, Belediyelerden, kamu çalışanlarından, emeklilerden kesinti yapılmamalı, ertelenen hayat pahalılığı ödeneği verilmelidir.
Ama, sadece bununla yetinilmemeli, özel sektör çalışanlarına ücret desteği katkısı yapılmalı, işsizlik fonları, sosyal güvenlik fonları, sağlık ihtiyaçları desteklenmeli ve reel sektörün ayakta kalması için kira, elektrik, sosyal güvenlik katkısı gibi benzeri desteklerde bulunulmalıdır.
Bu kaynakla birlikte, iç kaynaklardan borçlanmak için yetki alınan 500 milyon TL’nin de nerelerde kullanılacağı ile ilgili bir harcama planı yapılmalı ve şeffaf bir şekilde kamuoyu ile paylaşılmalıdır.
Türkiye’den önümüzdeki günlerde gelecek kaynaklar ve öngörülen iç borçlanma kaynaklarıyla maaş ve benzeri ödemeler ile özel sektöre olan borçların önemli bir kısmı ödenmeli, küçük esnaf ve işletmelere ihtiyaç duydukları başta hibe olmak üzere diğer katkılar yapılmalıdır. Umarım, gelecek olan kaynak, ekonominin, özel sektörün ve hane halklarının ihtiyaçlarına cevap verecek şekle göre de planlanır.
Ekonomik işbirliği anlaşması çerçevesindeki kaynakların, ülkemize ulaşması için, KKTC tarafı, anlaşma ile taahhüt ettiği eylem ve görevleri yerine getirmek zorundadır. Anlaşmada görülen, TC tarafı taahhüt ettiği kaynakları, gerçekleşecek eylem ve icraatlara göre serbest bırakacaktır.
Bu bağlamda, Hükümet ve her bakanlık üzerine düşen görev ve eylemleri sorumluluk bilinci ile çalışarak yerine getirmelidir. Aksi halde, geçmiş yıllardaki gibi, program ve protokollere yazılan, fakat yapılmayan eylem ve icraatlar nedeniyle, ülkemizin ihtiyaç duyduğu kaynak akışı istenilen düzeyde gerçekleşmeyebilir. Nitekim, geçen yılda yaklaşık 750 milyon TL eksik gelmişti.
Son tahlilde, ekonominin daraldığı, işsizliğin arttığı, işletmelerin birçoğunun siftah bile yapmadığı böylesi bir kriz ortamında, herkesi rahatlatacak kaynakların ülke ekonomisine dahil olmamasını kimse izah edemez. Aksi halde, ekonomiye can suyu olabilecek bir imkan heba edilmiş olur. Bunun sıkıntısını ve acısını da, vatandaşlar, esnaf, işletmeler yani bütün ülke çeker.
Son söz olarak da şunu söylemek istiyorum. Ekonomik protokolleri imzalamak elbette önemlidir. Ama, daha da önemlisi, protokolde taahhüt edilen eylem ve icraatların her iki tarafça yerine getirilmesi, hayata geçmesi ve gelmesi gereken kaynakların da ülkeye zamanında ve eksiksiz ulaşmasıdır.

 

2021 TC- KKTC İktisadi ve Mali İşbirliği Anlaşması
Yorum Yap

Yorumlar kapalı.