Rum toplumunda uzun yıllar, 1974’e kadar ENOSİS konusunda yüzde doksanlarda toplumsal uzlaşı vardı.
Sonradan özeleştirisini yapıp, ENOSİS’e desteği yanlış bulduğunu kabul eden AKEL bile ENOSİS’i destekliyor, savunuyordu.
Buna kılıf olarak ‘Yunanistan’da komünist bir iktidar olma olasılığı’ gösterilse de, o kılıf kabul edilebilir değildi.
***
Kıbrıslı Rumlarda Türkiye korkusu her zaman var olmuştur.
Anavatanları Yunanistan’ın kendilerini Türkiye’ye karşı savunamayacağını bildikleri için, daha güvenilir bir güç arayışlarının geçmişi uzundur.
NATO üyeliği akıllarına ilk gelendi.
Türkiye ve Yunanistan’ın NATO üyesi olması, bu düşünce sahiplerinin projesini, politikasını güçlendiriyordu bir anlamda.
Sıra NATO üyeliğine geldiği zaman AKEL, kesin bir karşı duruş sergiliyordu.
Başlıktaki ‘ENOSİS’e evet, NATO’ya hayır’ ifadesi 1968’de AKEL üyelerinin taşıdığı pankartta, yazılıydı.
***
1974’ten sonra köprülerin altında akan sular, dere yataklarını temizlerken ENOSİS’i de alıp götürdü.
Mevcut durumda ENOSİS demek TAKSİM demektir.
Güney Kıbrıs, Yunanistan’la bağlandığı an, Kuzey Kıbrıs’ın hiçbir hareketine gerek olmadan ada TAKSİM olmuş demektir.
***
Güneyde 18 yaş ve üzeri 500 kişiyle yapılan anket sonuçları açıklandı.
Konuya yüzeysel ve duygusal bakanlar hariç, Türkiye’nin askeri gücü karşısında Kıbrıs Rum tarafının HİÇ şansı olmadığını kabul edip, ifade ediyor.
Duygusal ya da ulusal duyguyla yaklaşanlar Yunanistan’ın Türkiye ile eşit şartlarda çatışabilecek gerekli askerî güce sahip olduğuna inanıp inanmadıkları sorulduğunda yüzde 50’si “Kesinlikle evet”, yüzde 32’si “Olabilir” diye yanıt verdi., Kesinlikle hayır, diyenler sadece yüzde 6.
***
Güney Kıbrıs’ın NATO’ya muhtemel katılımının, güvenliği açısından yararına olacağı görüşüne katılıp katılmadıkları sorulduğunda “yüzde 41’i “Çok”, yüzde 27’si “Oldukça”, yüzde 13’ü “Az” ve yüzde 19’u “Hiç” cevabını veren katılımcılar “şahsen NATO’ya katılımdan yana mısınız karşı mısınız?” sorusuna da yüzde 73 “Katılımdan yanayım” yüzde 27 “Karşıyım” cevabını verdi.
***
NATO üyeliğini ileri götürme, Güney’de genel siyasi uzlaşıyla olabilir mi?
Olası değil.
AKEL, sonuna kadar karşı çıkar.
***
Daha önce de çeşitli vesilelerle yazdık.
Rumların, güvenlik kaygısı ya da Türkiye’den korkusunun temelinde kendilerine duydukları güvensizliktir.
Çok basit, 15 Temmuz 1974’te EOKA B ve Yunan Cuntası Makarios’a karşı darbe yapmasaydı, Türkiye, Barış Harekatı’nı yapmayacaktı. Çünkü, 21 Aralık 1963’te kaçırılan müdahale fırsatı, ancak 15 Temmuz darbesiyle yeniden elde edildi ve değerlendirildi.
Rumlar, aklı başında siyaset izlese, silahlanma değil silahsızlanma üzerine siyaset inşa ederler.
Türk tarafının, Rum tarafının silahlanma ile mevcut dengeyi bozma girişimini oturup seyretmeyeceğini Kıbrıs’ı azıcık bilen herkes bilir.





Yorumlar kapalı.