İkinci Dünya Savaşı’nın ardından yıkılan Almanya’da bir futbol maçı ancak bizim 2019 yılındaki Alsancak’taki futbol maçımız ile eşleştirilebilir. Bir futbol maçı ancak bu kadar kötü şartlarda oynanabilir. Aylar önceki sel felaketinde yıkılan kale arkasındaki set duvarın molozları, yedek kulübeleri önünde çamur deryası içinde duracak, yer arayan teknik adamlar, yıkılması an meselesi olan, pislik içindeki basın odası, yok olan ve kimsenin umursamadığı taç çizgisi bu harap görüntünün sadece birkaç yansıması. ‘Harabede futbol keyfi’ (!)
Çok şükür ki sahadaki müthiş mücadele, atılan goller ve direkten dönen toplarla futbol bu olumsuzlukların çok ilerisindeydi. Tabi futbol, kalite olarak ilerisinde değil, sakın yanlış anlaşılmasın. Bozulan saha zemininin de etkisi ile iki pasın bir arada yapılamadığı bir maçtı. Ancak kora kor mücadele, kazanma isteği ile birleşince iki takım için de son ana kadar kopmayan bir futbol keyfi oluşturdu.
Maçın en ilginç tarafı Cihangir’den ayrıldıktan sonra M.A.Yeşilova ile anlaşan Toygar Davulcu’nun ilk resmi maçına eski takımına karşı çıkmasıydı. Deneyimli teknik adam kuşkusuz ki kısa sürede takımın futbolunu çok ileriye taşıyamaz, ancak oyuncuların motivasyonlarını arttırması ve doğru dokunuşlar ile izleyicisine keyif aldıran bir noktaya taşıyabilir ki bunun örneklerini dün gördük.
Maça iyi başlamayan, golü de kalesinde gören takımın orta sahasında değişime giden ve Makoun’un hücumu daha rahat beslemesini sağlayan Davulcu, mükafatını da 4 gollü galibiyet ile aldı. Makoun’un en çok beslediği isim olan Yasin, bulunduğu kanatta oldukça verimli işler yaptı.
Savunmada Binya akıllı ince dokunuşlu faulleri ile çok kritik Cihangir ataklarını önlerken, yönettiği savunma hattını iyi organize etti. Esin Sonay’ın istekli oluşu, yaptığı asist artıları oldu, ancak ciddi sakatlıkların ardından sekmede çok ciddi sorunlar yaşadığı bir gerçek. Bu sıkıntısını giderebilirse etkisini oldukça arttıracaktır. Orta alanın tecrübelisi Hamis ve kanadın kalitelisi Burak beklenen etkiyi gösteremedi, kaleci İrfan kayıp özgüvenine rağmen zor pozisyonlarda hata yapmadı. Günün başarılı diğer ismi Vakkas’ın bu çizgisini devam ettirmesi, uygun fırsatlar yakaladığında da kaliteli vuruşlarını her maçta sergilemesi gerekiyor.
Cihangir’de Salih Say ve Ali Öztürk’ün olmaması teknik adam Hasan Burgaç’ın dar kadro içinde oyuna müdahale şansını oldukça azalttı. Özellikle ikinci yarıda basit hatalar ile yedikleri golleri iyi analiz etmeleri gerekiyor. Orta sahaya alınan eski oyuncuları Yannick Stephane’ı eskiye kıyasla çok yetersiz gördüm. Bu performans ile takıma beklenilen katkıyı koyamaz. Zaten Victory’nin gönderilip onun alınmasının maceradan başka bir tanımı yapılamaz. Bu maceraya bir başka macera ekleyerek yabancı golcülerini gönderip yerine gol vuruş becerisi sınırlı bir isim getirildi. Henri Belle santrafor özellikleri olan bir isim değil, güçlü inatçı mücadeleci, ancak gol vuruşu zayıf olan bir isim. Bence Cihangir yabancı değişiminde ciddi hata yaptı ve bu dünkü mağlubiyetlerinde gözden kaçmayacak kadar etkili oldu. Buna Fırat’ın çok etkisiz kalışı, maça iyi başlayan ancak ikinci yarı tribünlerle münakaşaya giren Musa’nın oyundan düşmesi, Çağlar’ın sakatlanıp çıkması da eklenebilir.





Yorumlar kapalı.