Şükrü Burağan

Balçıkta kurallar farklı…





Yağmurlu geçen bir hafta içinde 6 günde 4’üncü kez (kupadaki 2 maç 120’şer dakika) bir maça ev sahipliği yapan Mete Adanır Stadı’nı elbirliği ile mahvedişimizi maçın önünde yazmam gerekiyor. Sahaların ortak kullanımı elbette ki doğru mantıktır, ancak bir sahaya da nefes aldırmak öncelikli hedefimiz olmalıdır. Yoksa değil Mete Adanır, Camp Nou’nun zemini bile böyle acımasızlığa dayanmaz, o da dağılır. Netice olarak bir sahayı 1 haftada patates tarlasına döndürmek de bizler gibi bencillik ve plansızlık içinde olanların yapabileceği bir şeydir.

Maç yorumunu da zeminle alakalı yapmak gerekiyor. Çünkü balçık haline gelen sahada oynamak belli stratejileri de beraberinde getirir. Bu tip sahalarda çok pasa dayalı oyun, kanatlardan sprinter oyuncularla top getirmek çok başarılabilecek oyun anlayışları değildir. Orta sahada güçlü durmak, uzun toplarla oynamak, duran toplardan pozisyon yaratmak gol bulmada çok daha makul seçeneklerdir. Savunmada ise çok topla oynamamak, riskli paslar atmamak en birincil öncelikler arasındadır. Doğan ilk yarıda daha az yıpranmış zeminde doğruları daha fazla yaptı, 2 de gol bularak galibiyetin kilidini eline geçirdi. İkinci yarıda ise Gönyeli, daha da ağırlaşan zemine karşın çok iyi işler yaptı, ancak zaman ve güç buna yetmedi.

Arka arkada 7’inci galibiyetini kazanan Doğan’ın özellikle 60’ıncı dakikadan sonraki paniğini sorgulaması gerek. Maça canlı başlayan ve rakip kalede etkili olan Doğan, son haftalarda iyi form yakalayan Kenan’ın ısrarcılığı ile öne geçmeyi başardı. Rakibin orta sahadaki yumuşak karnını iyi değerlendirdiler ve pozisyon vermeden ilk devrede istediklerini yaptılar. Soyunma odasına da ofsayt tartışmaları içinde attıkları ikinci golle rahat şekilde gittiler.

Gönyeli teknik adamı Mustafa Özarabacı’nın şartları hesap ederek ikinci yarıda yaptığı 2 değişiklik takımın hem orta saha direncini arttırdı, hem de kanatlarına ekstra güç sağladı. Ritmi bulan kırmızı-beyazlılar iyice ağırlaşan sahaya rağmen doğru oyunları ile uzun süre maçtan kopmadılar, ciddi pozisyon vermediler ve son 10 dakikada da attıkları golle rakiplerine ciddi korku yaşattılar. Ancak Doğan’ın tecrübeli isimleri çamura yapışan tehlikeli topları savuşturarak zor bir galibiyeti koparıp almayı başardılar.

Zorlu zeminden en çok etkilenen isimler Eko, Okoli ve Raif oldu. İki sprinter Eko ve Okoli dağılan zeminde top sürme özelliklerini kullanamayınca en büyük silahlarından yoksun kaldılar. Raif ise sihirli paslarını bu tip bir zeminde atamayacağını ilk yarı belli etti ve ikinci yarıda kenara alındı.

Maçın en etkili ismi ise Doğan’dan Okafor oldu. Uzun topların tamamına yakınını toplaması, ileride top tutarak takımını rahatlatması, güçlü fiziği ile ayakta kalması en öne çıkan yönlerinden oldu. Düzgün zemin, kötü zemin demeden gollerini atmaya devam ediyor, nokta transfer bu demek olsa gerek…

 

Balçıkta kurallar farklı…
Yorum Yap

Yorumlar kapalı.