Aşka yelken açan bir kadın… Evlilikle sonuçlanan ilişki… Eski eşin gölgesinde yaşan ürkütücü süreç…
Bu yaşanmış hikayemizde yaşadığı psikolojik şiddeti bizlerle paylaşan direnişçi bir kadın var. Yazımızda gerçek isimleri değil rumuz kullandığımızdan, hikayesini bizlerle paylaşan kişiden “Beren” olarak bahsedeceğiz…
Daha önce evlilik yapmış ve bu evliliğinden çocukları olan bir erkeğe aşık olan Beren kısa denebilecek zamanda evliliğe evet der. Kocasıyla ilişkisi daha da güçlenirken, çocuklarla da arasında güzel bir bağ oluşan Beren’in hayatı, çocukların annesinin hayatlarına müdahale etmeye çalışmasıyla ürkütücü bir hal alır. Yolda yürürken bile korkar hale gelen Beren’in yaşadıklarını kendi ağzından dinleyelim:
Şanslı insanlardanım
Sevgi dolu, çekirdek bir ailede büyüdüm. Annem ve babam, kardeşim ve benim üzerime her zaman titrer, maddi, manevi ellerinden gelen her şeyi yapardı. Değer verilerek, sevilerek büyüdüm. Hiçbir zaman evlat ayırımı yapmadılar, kız evladı olarak kendi değerimi bilerek yetiştim. Şimdi düşündüğümde bunun ne kadar da değerli bir şey olduğunu anlıyorum. Aile bakımından çok şanslıyım.
Liseyi bitirdikten sonra üniversite hayatıma devam ettim. Kazandığım bölümü gerçekten severek okudum ve başarıyla bitirdim. Ülkemiz koşulları düşünüldüğünde eğitim aldığı alanda iş bulup, çalışan ve kariyer yapan şanslı insanlardanım. Çalışmaya devam ederken, iş ortamımda hoş bir erkekle karşılaştım.
Karışık durum
İlk başlarda dost olarak, kahve içmek ve sohbet etmek için buluşuyorduk. Zeki, iyi eğitimli, sohbeti güzel bir kişi olarak beni etkiledi. Onunla buluşmak ve sohbet etmekten zevk alıyor ve giderek duygularım derinleşiyordu. Buluşmalarımız dostluk çerçevesinde gerçekleştiği için bana karşı duygularından emin değildim. Ama söze dökülmeyen bir etkileşim, elektrik vardı aramızda.
Bir gün kahve içmeye davet ettiğinde, bana karşı olan duygularını açıkladı. Ben gerçekten böyle bir açıklama beklemiyordum ve ne diyeceğimi bilemedim birden. Aklımı karıştıran ona karşı olan duygularım değil, onun karışık ailevi ve ekonomik durumuydu. Bir önceki evliliğinden sorunlu şekilde ayrılmıştı ve çocukları vardı.
Aşka yelken
Ona karşı güzel duygular besliyordum fakat durumunun karışıklığından dolayı ne yapmam gerektiğini tam bilemiyordum, aklım karışıktı. Bir gün yakın arkadaşımla konuyla ilgili konuşurken, denemekten korkmamamı ve duygularımı yaşamam gerektiğini söylediler. Hayat kısaydı ve güçlü duygular beslediğimiz kişiler her zaman karşımıza çıkmıyordu. Arkadaşımın sözlerinin etkisiyle birden gözlerim açıldı ve korkularımdan sıyrıldım. Böylece yeni bir aşka yelken açtım.
İlişkimiz güzel ilerliyor, birbirimizi tanıdıkça daha da çok bağlanıyorduk. Bir süre sonra beraber yaşamaya başladık. Bu süreçte hem onu, hem de çocuklarını daha yakından tanıdım. Kısa sürede babalarıyla birlikte, çocuklarını da çok sevdim. Aramızda sevgi ve samimiyete dayalı bir bağ oluştu. Her şey yolunda gidiyordu ve korkulacak bir şey olmadığını anladım.
Eski eşin gölgesi
Kısa bir süre sonra, evlilik teklifi etmesiyle, bir sonraki düzeye geçtik ve evlendik. Evliliğimizde eşimle aramızda sorun yoktu, beraber güzel anlaşıyorduk fakat kocamın eski eşi sorun çıkarmaya ve huzursuzluk yaratmaya başladı. Normalde çocuklarına çok ilgi göstermeyen, ne yapacağı tam kestirilemeyen bir kişi olarak bahsediyorlardı ondan. Ama bunların gerçekliğini evlendikten sonra yaşayarak anladım.
Çocukları sürekli bana ve babalarına karşı dolduruyor, çocukların dengesini bozuyor, evde huzursuzluk tohumları ekiyordu. Çocuklara benimle ve evimizle ilgili sorular soruyor, şahsımla ilgili ağızlarından bilgi almaya çalışıyordu. Ne yapmaya çalıştığını veya hangi amaçla evimizle ilgili detayları sorduğunu anlayamıyordum. Çok sağlıklı düşünemiyordu. Düşünsenize, evimdeki tüm odaların detaylarını soran, yatağımın şekline kadar tuhaf detayları öğrenmek isteyen biri ile uğraşıyorduk.
Zor bir durum
Çocuklarla aramda duygusal ve sağlıklı bir bağ oluşmuştu ve anneleri bu bağı yıkmak istiyordu. Çocukların psikolojik olarak nasıl hissedeceğini düşünmüyordu. Benim onları gerçekten sevmediğimi, çocuğum olunca onları evde istemeyeceğimi, sırf babalarına güzel gözükmek için onları yalandan sevdiğim gibi gerçekle alakası olmayan, kendi hayal gücüne dayalı şeylerle çocukları dolduruşa getirmeye çalışıyordu.
Çocuklar haliyle etkileniyor, annelerinin söylediklerinin gerçek olup olmadığını anlamaya çalışıyorlardı. Bu gerçekten çok yorucu bir süreçti. Düşünsenize, onlara, çocuğum olursa engelli olacağını, bu yüzden çocuk doğurmama engel olmaları gerektiğini söyleyecek kadar ileriye gidebiliyordu. Çocuklar buna inanıyor ve korkuyorlardı.
Evin içinde huzurumuz kalmamıştı. Psikolojik olarak hepimizin dengesini bozuyordu ve ne yapmam gerektiğini bilmiyordum. Anneleri sürekli olarak benim çocuklara kötü davranacağımı, çocuğum olduktan sonra değişeceğimi, onları evde istemeyeceğimi söyleyerek akıllarını bulandırmaya çalışıyordu. Çok zor bir durumdaydım, kadın günün sonunda onların annesi, yani atsan atılmaz, satsan satılmaz bir durumdaydım anlayacağınız.
Her an bir şey yapabilirdi
Yalnızca bana değil, eşimi de rahatsız etmeye çalışıyor, çocuklar üzerinden sürekli tehdit ediyor, para koparmaya çalışıyor, olmazsa mahkemede süründüreceğini söylüyordu. Çocuklarının sağlığını bile düşünmeyen bir kişi olarak, ondan her şeyi bekliyordum. Çok kolay bir şekilde yalan söyleyip, iftira atabiliyor ve kafasından yarattığı bu iftiraları mahkemeye taşımayla tehdit ediyordu. Rol yapma ve kendine acındırma yeteneği ile insanları inandırabiliyordu.
Sürekli tehdit eden, korkutmaya çalışan, huzursuzluk yaratan, mutsuz olmamız için elinden geleni yapan bir kişi hayatımızın merkezine oturmuştu. Sokakta yürürken acaba nereden çıkacak, ne yapacak diye korkuyla yaşamaya başladım. Aklının sağlıklı çalıştığını düşünmüyordum, aynı filmlerdeki gibi bir deneyim yaşıyorduk. Sürekli olarak tetikte bekliyor, her an başıma bir şey gelebilir gibi hissediyordum. Bu şekilde hepimizin psikolojisi bozuldu.
Konu çocuklarla doğrudan bağlantılı olduğundan, sonuç olarak anneleriydi, nasıl bir çözüm yolu izlememiz gerektiğini bilemiyorduk. Bu yüzden dışarıdan bakıldığında kimse neler yaşadığımızı anlamazdı. Sonunda çözümü bir aile büyüğünde bulduk. Ekonomik olarak da üzerinde etkisi olan aile büyüğümüze konuyu açtık ve olanları anlattık. İlk başlarda çekimser davrandı, net bir şey söylemedi, sonuç olarak aralarında kan bağı vardı. Ama çocukların bozulan psikolojisini görünce bize inanmaya başladı.
Bir süre gözlem yaptıktan ve çocuklarla konuştuktan sonra, aile büyüğü konuya müdahale etmeye ve çocukların annesiyle konuşmaya karar verdi. Belirttiğim gibi aralarında ekonomik bir bağ da olduğundan, konuşma etkili oldu. Günün sonunda bir çözüm yolu ürettik ve bize uyguladığı psikolojik şiddetten vazgeçti.





Yorumlar kapalı.