Kıbrıs’ta yıllardır süregelen müzakere süreçlerini yakından takip eden biri olarak şunu söylemem gerekir ki, Kıbrıs’ta bugüne kadar karşılıklı kabul edilebilir bir çözüm modeli ortaya çıkmamışsa bunun tek sorumlusu adayı kendilerinin gören Rum liderliğidir. New York’ta önce temmuz ayında sonra da 27 Eylül 2025’te gerçekleşen görüşmelerinden bir sonuç alınamamış olmasının nedeni de Rum Lider Hristodulidis oldu. New York’taki son üçlü görüşmede Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ın tutumu ve kararlılığı görüşmeye damga vurdu. Cumhurbaşkanı Ersin Tatar 16 saat gibi kısa bir zamanda, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri ile iki kez görüştü. Tatar New York’ta yaptığı temaslarında Kıbrıs Türk halkının sesini en üst düzeyde duyurma kararlılığı ile hareket etti. Tatar, uluslararası diplomasi masasında vizyonunu etkin bir şekilde ortaya koydu.
Yeni paradigma ve Erdoğan’ın desteği
Kıbrıs meselesi artık eski kalıplara sıkışmış bir konu olmaktan çıktı. Tatar’ın ortaya koyduğu iki devletli çözüm vizyonu yeni bir paradigma yarattı. Bu vizyon yalnızca Kıbrıs Türk halkının iradesini değil, aynı zamanda bölgesel gerçekleri de yansıtmaktadır. Bu çerçevede Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın verdiği güçlü destek, Kıbrıs Türk Halkının uluslararası platformdaki dik duruşunu destekleyip, güçlendirmektedir.
Rum liderin ikiyüzlülüğü
New York’ta üçlü görüşmede ilginç gelişmeler yaşandı. Cumhurbaşkanı Ersin Tatar toplantıyı domine etti dersek yanlış olmaz. Tatar’ın New York’ta Genel Sekreter’in önünde dile getirdikleri, Rum liderin gerçek niyetini bütün çıplaklığıyla ortaya çıkardı. Cumhurbaşkanı Tatar üçlü görüşmede Rum liderin gözlerinin içine bakarak şunların dile getirdi:
“Bir yandan ‘barış ve istikrar’ söylemleri yapıyorsun, diğer yandan Kişisel Temsilci Holguin’in atanmasının hemen ardından yatırımcıları tutuklatıyorsun
Genel Sekreteri’nin “Yeni atmosfer” oluştuğu yönündeki açıklamalarına rağmen Kıbrıs Türk tarafının yabancı ülkelerle temaslarını engellemeye çalışıyorsun, INTERPOL üzerinden Kıbrıslı Türkleri hedef alıyorsun
Limasol yangınında Kıbrıs Türk tarafınca yapılan samimi yardım teklifini reddediyor, başkalarına teşekkür ederken bizi yok sayıyorsun.
New York’ta geçiş kapıları konusunda ilerlemeyi baltalıyor, dönüşte “Schengen hazırlıkları” bahanesiyle geçiş yapmak isteyen halkımıza eziyet ediyorsun.
Bırakın yeni sınır kapısı açmayı var olanları bile zorlaştırıyorsun
Barıştan bahsederken silahlanma yatırımlarını her geçen gün artırıyor, adanın güneyini silah deposuna çeviriyorsun..
Hellimimizin ithalatını yasaklayan ülkelere teşekkür ediyorsun..
Uyuşturucu ile mücadelede işbirliğine yanaşmıyorsun.
Ara bölgedeki mayınların temizlenmesini bile reddediyorsun.”
Tatar sadece bunları söylemekle kalmadı. Adanın iki tarafında yaşayan herkesin yaşamını kolaylaştıracak önerilerini de örneğin enterkonnekte sistem, su kaynaklarının ortak yönetimi gibi sıraladı ve Rum liderin her türlü işbirliğinden kaçtığının altını çizdi.. Rum lider Tatar’ın söylediklerine yanıt veremedi. Aslında bu tablo Rum liderin ikiyüzlü siyasetini ve gizli ajandasını ifşa etmiş de oldu. Genel Sekreter’in önünde bu gerçeklerin ortaya konması, Kıbrıs Türk halkı için önemli bir kazanımdır.
Tatar’ın net mesajı
Cumhurbaşkanı Tatar, üçlü görüşme sırasında Mevlana’nın sözünü hatırlatarak Rum lidere “Ya olduğun gibi görün ya da göründüğün gibi ol.” dedi.
Cumhurbaşkanı Tatar bu söyledikleriyle Rum liderin sinsi siyasetiyle söylemleri arasında yaşanan tutarsızlıkları teşhir ederek kayda geçirdi.. Ayrıca Rum tarafının seçimler üzerinden yaptığı hesaplara da cevap veren Tatar, “Benim yenilgime bel bağlayanları hayal kırıklığı bekliyor” diyerek Rum’un bu faaliyetlerinden medet umanlara karşı da kendi kararlı duruşunu ortaya koydu.
Kısacası New York’taki üçlü toplantı, Kıbrıs Türk halkı artık kendini izolasyona teslim eden oyalamalara tahammül etmiyor ve etmeyecek mesajının net bir şekilde verildiği bir toplantı oldu.
Tatar’ın New York’ta ortaya koyduğu kararlı tutum ve vizyon, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın desteğiyle güçlenen yeni paradigma, Kıbrıs’ta gerçekçi çözümün yolunu açacak yeni bir fırsat kapsını araladı.
Bu arada Rum liderin niyeti Genel Sekreter’in önünde ifşa olmuş, samimiyetsiz söylemlerinin arkasındaki boşluk tüm dünya tarafından görülmüştür.





Yorumlar kapalı.